Ana içeriğe geç
Sözlük

kati ile cümle

kati kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sendika gösteriye katıldı mı?Did the union participate in the demonstration?
Bacağı onun tenis turnuvasına katılmasını engelleyecek.His leg will prevent him from participating in a tennis tournament.
Çok sayıda öğrenci yarışmaya katıldı.Many students took part in the contest.
Çok sayıda ülke Olimpiyat Oyunlarına katıldı.A lot of countries participated in the Olympic Games.
Çok kişinin katılmasını beklemiyorduk.We did not expect many to attend.
Konferansa birçok ülkeden temsilciler katıldı.Delegates from many countries participated in the conference.
Toplantıya kimler katıldı?Who attended the meeting?
Erkek çocuklarından her biri yarışa katılmaya istekliydi.Each of the boys was eager to join in the race.
Yerel polis trafik ihlalleri konusunda çok katıdır.The local police are very strict about traffic violations.
Bize katılırsın, değil mi?Join us, won't you?
Sınava tekrar katılmak zorundayım.I have to take the test again.
Erkek kardeşim fiyatın iki katını ödedi.My brother paid double the price.
Erkek kardeşim beyzbol kulübüne katıldı.My brother has joined the baseball club.
Hava güzel olması koşuluyla, katılım iyi olmalı.Attendance should be good provided the weather is favorable.
Katip "Sizin için ne yapabilirim, efendim?" dedi.The clerk said, "What can I do for you, sir?"
Aniden, katip öfkeden kendini kaybetti.All of a sudden, the clerk lost his temper.
İddiaya göre o katil.He is allegedly the murderer.
Kulübe katılmak istiyorsan, önce bu başvuru formunu doldurmalısın.If you want to join the club, you must first fill in this application form.
Bu şirkette daha fazla kadına ihtiyacımız olduğu konusunda sana katılıyorum.I agree with you that we need more women in this company.
İstatistikler bu şehrin nüfusunun beş yıl içinde iki katına çıkacağını öne sürmektedir.Statistics suggest that the population of this town will double in five years.
Size katılmamın bir sakıncası var mı?You mind if I join you?
Japonya'da ilk ve orta okula katılmak zorunludur.In Japan, attendance at elementary and junior high school is compulsory.
Ben fiyatın iki katını öderim.I'll pay double the price.
Babasının adına toplantıya katıldı.He attended the meeting for his father.
Onun bize katılacağı kesin.It is certain that he will agree with us.
Keşke o, toplantıya katılsaydı.I wish he had attended the meeting.
Toplantıya ya o katılacak ya da ben.Either he or I am to attend the meeting.
Bize katılıp katılmayacağını bilmiyorum.I don't know whether he'll join us or not.
Ona katılmazsan, kızmaya eğilimlidir.If you disagree with him, he is liable to get angry.
Onun kamerası benimkinin üç katı kadar pahalı.His camera is three times as expensive as mine.
Onun maaşı yedi sene öncesinin iki katı.His salary is double what it was seven years ago.
Onun planına katılıyorum.I agree with his plan.
Çoğunlukla onun dediğine katılıyorum.For the most part, I agree with what he said.
Ben onun cenaze törenine katılmadım.I didn't attend his funeral.
Onun cenaze törenine pek çok kişi katıldı.A great many people attended his funeral.
Onun sahip olduğunun iki katı kadar kitabım var.I have twice as many books as he.
Onun ağırlığı on yıl öncekinin iki katı.His weight is double what it was ten years ago.
Onun odası benimkinin iki katı kadar büyüktür.His room is twice as large as mine.
Toplantıya katılmak için erkenden kalktı.He got up early in order to attend the meeting.
Benim iki katım kadar yaşlıdır.He is twice as old as I.
Senin yediğin miktarın iki katını yedi.He ate twice the amount that you ate.
Olimpiyat oyunlarına katıldı.He took part in the Olympic Games.
O, soğuk algınlığından dolayı maratona katılmaktan vazgeçti.He gave up taking part in the marathon on account of his cold.
Onun yarışmaya katılacağından eminim.I'm sure that he will take part in the contest.
O sınıf toplantılarına katılmayı ihmal etmez.He makes a point of attending class meetings.
O, yarışa katıldı.He took part in the race.
Başkan yardımcısı olarak toplantıya katıldı.He attended the meeting as deputy president.
O, toplantıya katıldı.He took part in the meeting.
O, tartışmaya katılmadı.He didn't participate in the discussion.
O, yarışmaya katılmak istiyor.He wants to participate in the contest.
O, yarışmaya katılmaktan diskalifiye edildi.He was disqualified from taking part in the contest.
O, atletizm karşılaşmasına katıldı.He took part in the athletic meeting.
Onun savaşa katıldığı söyleniyor.He is said to have taken part in the battle.
O, tartışmaya katıldı.He participated in the debate.
O savaş karşıtı bir gösteriye katıldı.He took part in the anti-war demonstration.
Suça katıldığını inkar etti.He denied having taken part in the crime.
Partiye katılamadı.He wasn't able to attend the party.
O, İngilizce kulübüne katıldı.He joined the English club.
Eşinin iki katı kadar ağırdır.He is twice as heavy as his wife.
Hastalık onun partiye katılmasını engelledi.Illness prevented him from attending the party.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod