Katil henüz tutuklanmadı.The murderer hasn't been arrested yet.
Katil yakında suçunu itiraf edecek.The murderer will soon confess his crime.
Katil idam edildi.The murderer was executed.
Eğer bir şemsiyeniz varsa, onun altında size katılmama izin verin.If you have an umbrella, let me join you under it.
Size katılamadığım için pişmanım.I regret not being able to join you.
Katılım için üyelik aidatı yok.There's no membership fee for joining.
Katılımcılar onu dikkatsizlikle suçladı.The participants accused him of carelessness.
Partine katılamadığım için üzgünüm.I am sorry I am unable to attend your party.
Korkarım ki bu gece toplantıya katılamayacağım.I'm afraid I won't be able to take part in the meeting tonight.
Bu geceki toplantıya katılamayacağımI'm afraid I won't be able to take part in the meeting tonight.
İşinize katılın.Attend to your business.
Benim partiye katılmam gerekli midir?Is it necessary for me to attend the party?
Toplantıya katılamamamın nedeni şiddetli bir baş ağrımın olmasıydı.The reason I could not attend the meeting was that I had a severe headache.
Katılmak zorunda olduğum toplantıyı bana hatırlattığın için sana teşekkür ederim.Thank you for reminding me about the meeting I have to attend.
En çok ihtiyacımız olan şey senin katılımın.What we need most is your attendance.
Kulübümüze katılması için onu ikna edebilir misin?Can you persuade him to join our club?
Kulübümüze katılmak isteyen herkes kabul edilecek.Whoever wants to join our club will be welcome.
Bizim takıma katılmak ister misin?Would you like to join our team?
Niçin partimize katılmıyorsun?Why don't you join our party?
Beyzbol kulübümüze katılır mısın?Will you join our baseball club?
Biz yarışmaya katıldık.We took part in the contest.
Maratona katılacağız.We will take part in the marathon.
Biz tartışmaya katıldık.We took part in the discussion.
Biz koroya katıldık.We joined in on the chorus.
Dün akşam partiye katıldık.We attended the party last evening.
Bize katılacağına kesin gözüyle bakıyorduk.We took it for granted that he would join us.
Yarın atletik yarışmaya katılmamız gerekiyor.We are supposed to take part in the athletic meet tomorrow.
Bizi şaşırtan şey onun toplantıya katılmayacağını söylemesiydi.What puzzled us was that he said he would not attend the meeting.
Ofisimiz Tokyo binasının onuncu katında.Our office is on the 10th floor of Tokyo building.
Benim kutum seninkinin iki katı kadar ağırdır.My box is twice as heavy as yours.
Abim, babamızın adına toplantıya katıldı.My oldest brother attended the meeting on behalf of our father.
Erkek kardeşim benim yediğimin iki katı kadar yemek yiyor.My brother eats twice as much as I do.
Karım partiye katılmadı ve ben de.My wife did not attend the party and neither did I.
Kız kardeşim benim sahip olduğumun üç katı kadar çok kitaba sahiptir.My sister has three times as many books as I do.
Ofisim, o gri altı katlı binanın dördüncü katında.My office is on the fourth floor of that gray six-story building.
Benim yerime toplantıya katıldı.He attended the meeting in my place.
Erkek kardeşim bir sınava katılmak zorunda.My brother has to take an examination.
Babam bana katılmamamı söylemesine rağmen toplantıya katıldım.I attended the meeting though my father told me not to.
Odam seninkinin iki katı kadar büyük.My room is twice as large as yours.
Odam seninkinin üç katı.My room is three times as large as yours.
Annem davranışlar hakkında katıdır.My mother is strict about manners.
Arkadaşım Tom benim sahip olduğumun iki katı kadar çok sayıda pula sahip.My friend Tom has twice as many stamps as I do.
Yumurtamı katı kaynat lütfen.Boil my eggs hard, please.
Tüm gün katiyen bir şey yemedim.I ate absolutely nothing the whole day.
Üç yıl önce golf kulübüne katıldım.I joined the golf club three years ago.
Senin sahip olduğunun on katı kadar çok kitaba sahibim.I have ten times as many books as you have.
Ben senin yaşının iki katı yaşa sahibim.I'm twice your age.
Senin üç katın kadar param var.I have three times as much money as you.
Senin sahip olduğunun üç katı kadar çok paraya sahibim.I have three times as much money as you.
Ben senin görüşüne katılıyorum.I agree with your opinion.
Senin sahip olduğunun dört katı daha fazla CD'lerim var.I have four times more CDs than you do.
Bunun üç katı kadar büyük bir kutu istiyorum.I want a box three times as large as this.
Bir golf kulübüne katılacağım.I will join a golf club.
Joe'nun grubuna katılmak istiyorum.I want to join Joe's group.
O kulübe katılıp katılmayacağıma karar veremiyorum.I can't decide whether to join that club.
Ben yarışmaya katıldım.I took part in the contest.
Partiye katılmış olmayı umuyordum.I hoped to have joined the party.
Ben partiye katıldım.I took part in the party.
Partiye katılmak istedim fakat yapamadım.I wanted to take part in the party but I couldn't.
Ben partiye katılmayacağım.I will not attend the party.