Neden gidip ona katılmıyorsun?Why don't you go and join him?
Neden gidip katılmıyorsun ona?Why don't you go and join her?
Onların bize katılmasını istedim.I asked them to join us.
Onun bize katılmasını istedim.I asked him to join us.
Ben ondan bize katılmasını istedim.I asked her to join us.
Onların bize katılmasını iste.Ask them to join us.
Onun bize katılmasını iste.Ask him to join us.
Ondan bize katılmasını iste.Ask him to join us.
Ondan bize katılmasını rica et.Ask her to join us.
Onların bize katılmasını ister misin?Would you ask them to join us?
Onun bize katılmasını ister misin?Would you ask him to join us?
Onların sana katılmasını isteyeceğim.I'll ask them to join you.
Onun sana katılmasını isteyeceğim.I'll ask him to join you.
Tom'a tamamen katılmıyorum.I totally disagree with Tom.
Tom şükran kutlamalarına hiç katılmadı.Tom has never participated in Thanksgiving celebrations.
Polis, Tom'un katil olduğunu doğruladı.The police confirmed that Tom was the murderer.
Tom, Mary'nin kızının kaçırılmasına katıldı.Tom took part in the kidnapping of Mary's daughter.
Tom kiliseye düzenli katılır.Tom attends church regularly.
Tom katil olduğunu polise itiraf etti.Tom confessed to the police that he was the murderer.
Dan Linda'nın cenaze törenine katıldı.Dan attended Linda's funeral.
Tom birimine ihanet etti ve isyancılara katıldı.Tom betrayed his unit and joined rebels.
Dedektif Dan Anderson, U.S. Marshal Brown'ın ekibine katılmak için atandı.Detective Dan Anderson was assigned to join U.S. Marshal Brown's team.
Dan, Linda'nın planına katılmak için isteksiz kaldı.Dan remained reluctant to take part into Linda's plan.
Dan Linda'nın arkadaş çevresine katıldı.Dan joined Linda's circle of friends.
Dan en az altı kişiyi katleden bir seri katildi.Dan was a serial killer who had murdered at least six people.
Dan Linda'yı kafasında ciddi bir yara ile bodrum katında buldu.Dan found Linda on the floor of the basement with a serious wound in the head.
Dan hapishane kaçağı bir seri katildi.Dan was a serial killer on the loose.
Dan Linda'nın öldürülmesine katılmadı.Dan didn't participate in the killing of Linda.
Mary bir kitap kulübüne katıldı.Mary joined a book club.
Ben bu görüşe katılıyorum.I agree with this opinion.
Linda, güzellik yarışmasındaki katılımcılardan biridir.Linda is one of the contestants in the pageant.
Tom, Mary'nin cenaze törenine katıldı.Tom attended Mary's funeral.
Yuri 1955 yılında Sovyet Hava Kuvvetlerine katıldı.Yuri joined the Soviet Air Force in 1955.
Sally Ride, dört derece kazandığı Stanford Üniversitesine katıldı.Sally Ride attended Stanford University where she earned four degrees.
Dan toplantıya bile katılmadı.Dan didn't even attend the meeting.
Dan kulübe katılmadı bile.Dan didn't even join the club.
Dan katı yürekli görünmek istemiyor.Dan doesn't want to look heartless.
Dan diğer öğrencilerle birlikte bir partiye katıldı.Dan attended a party with other students.
Dan bir maratona katıldı.Dan participated in a marathon.
Tom başını tıraş etti ve sağcı bir gruba katıldı.Dan shaved his head and joined a far-right group.
Dan ırkçılık karşıtı bir mitinge katıldı.Dan attended an anti-racist rally.
Dan acımasız bir katildi.Dan was a ruthless killer.
Size katılmamızın bir sakıncası var mı?Do you mind if we join you?
Sizden biri bize katılmak ister mi?Would either of you like to join us?
Arkadaşlarım ve ben bu gece takılacağız. Bize katılmak ister misin?My friends and I are hanging out tonight. Would you like to join us?
Sen ve Tom bize katılır mısınız?Will you and Tom join us?
Belki Tom'un bize katılmasını istemeliyiz.Perhaps we should ask Tom to join us.
Bize katılması için Tom'u ikna etmeye çalıştım.I tried to persuade Tom to join us.
Belki bize katılmak istersin.Perhaps you'd like to join us.
Tom ve ben bize katılmak isteyip istemediğini merak ediyorduk.Tom and I were wondering if you'd like to join us.
Buna katılmıyor musun?Do you disagree with that?
Tom bölümü için elemelere katıldı.Tom auditioned for the part.
Bu onun üç katı eder.It's worth three times that much.
Bana katılmaya istekli misin?Are you willing to join me?
Tom'un toplantıya katılması gerekmez.Tom doesn't need to attend the meeting.
Lütfen katılmak için çekinmeyin.Please feel free to join in.
Tom on sekiz yaşındayken orduya katıldı.Tom joined the army when he was eighteen.
Tom Mary'nin sahip olduğunun üç katı kadar çok CD'ye sahip.Tom has three times as many CDs as Mary does.
Akşam yemeği için bize katılmak ister misin?Would you like to join us for dinner?
Akşam yemeği için bana katılmak ister misin?Would you care to join me for dinner?