Tom bize katılmayacak mı?Won't Tom be joining us?
Bahçıvan katildi.The gardener was the murderer.
Katil her zaman bahçıvandır.The murderer is always the gardener.
Katil bahçıvandı.The murderer was the gardener.
Bahçıvanın katil olduğu ortaya çıktı.The gardener turned out to be the murderer.
Bahçıvan bir katildi.The gardener was a murderer.
Herkes katılabilir.Anyone can join.
Altı katlı bir apartmanın en üst katında yaşıyorum.I live on the top floor of a six storey apartment block.
Belki size katılmalıyım.Maybe I should join you.
Tom'un bize katılmasını iste.Ask Tom to join us.
Sanırım devam edeceğim ve Tom'un bize katılıp katılmayacağını soracağım.I think I'll go ahead and ask Tom if he'll join us.
Bize katıldığın için teşekkür ederim.Thank you for joining us.
Tom yaklaşık olarak senin ölçünün iki katı.Tom is nearly twice your size.
Ben seminere katıldım.I attended the seminar.
Söylediğine katılıyorum.I agree with what you say.
Az önce söylediğin her şeye katılıyorum.I agree with everything you just said.
Tom'un söylediğine katılıyorum.I agree with what Tom said.
Kaçınız bana katılıyorsunuz?How many of you agree with me?
Daha sonra size katılacağız.We'll join you later.
Takıma katılmak için yeterince iyi olduğunda katılmana izin vereceğiz.When you're good enough to join the team, we'll let you join.
Katılmaktan hoşlanmıyoruz.We don't like to get involved.
Katılabilir miyim?Can I join in?
Ben katılabilir miyim?Can I join in?
Tom ona katılmam için beni davet etti.Tom invited me to join him.
Ben hiç katılmıyorum.I don't agree at all.
Bu katılıyorsunuz anlamına mı geliyor?Does that mean you agree?
Oh evet, ben tamamen katılıyorum.Oh yeah, I totally agree.
Ben tam olarak katılamıyorum.I can't quite agree.
Arkadaşlarım ve ben sana katılacağız.My friends and I'll join you.
Mary onu aradığında Tom bir deprem konferansına katılıyordu.Tom was attending an earthquake conference when Mary called him.
Evet, kesinlikle katılıyorum.Yes, I certainly agree.
O, Kızıl Haç'a katıldı.She joined the Red Cross.
Bu benim yıllık maaşımın on katı değer.It's worth ten times my yearly salary.
Tom Boston'a taşındı ve Mary ona katıldı.Tom moved to Boston and Mary joined him there.
Tom Jackson Senatör John Smith'in cenaze törenine katılmadı.Tom Jackson didn't attend Senator John Smith's funeral.
Tom'un ailesinden hiç kimse düğüne katılmadı.No one from Tom's family attended the wedding.
Ada Manhattan'ın altı katı büyüklüğünde.The island is six times the size of Manhattan.
Bana katıl!Join me!
Ben üst katı kontrol ettim. O orada değil.I checked upstairs. She's not there.
Onlar üst katta partiye katılıyorlar.They're partying upstairs.
Marvin ve Velma düğüne katılamadılar.Marvin and Velma were unable to attend the wedding.
Tom Ku Klux Klan'a katılmaya çalıştı.Tom sought to join the Ku Klux Klan.
Tom bir katil olduğunu iddia etti.Tom claimed to be a murderer.
Tom yerel milise katıldı.Tom joined a local militia.
Tom, bir seri katil tarafından sessizce izleniyordu.Tom was being stalked by a serial killer.
Tom seri katili yakalamak için polis tarafından düzenlenen bir entrikaya katıldı.Tom took part in a scheme set by the police to capture the serial murderer.
Ben onlara katılmıyorum.I disagree with them.
Sana katılmaya meyilliyim.I'm inclined to agree with you.
Onlara katılmaya meyilliyim.I'm inclined to agree with them.
Ona katılmaya meyilliyim.I'm inclined to agree with him.
Sana katılmaya eğilimliyim.I tend to agree with you.
Onlara katılmaya eğilimliyim.I tend to agree with them.
Ona katılmaya eğilimliyim.I tend to agree with him.
Bu konuda onlara katılıyorum.I agree with them on this.
Bu konuda ona katılıyorum.I agree with him on this.
Onlara onlara katıldığımı söyledim.I told them I agreed with them.
Ona ona katıldığımı söyledim.I told him I agreed with him.
Onlara karşı bu kadar katı olma.Don't be too hard on them.
Ona karşı bu kadar katı olma.Don't be too hard on him.
Neden gidip onlara katılmıyorsun?Why don't you go and join them?