Peki, bize katılmaya karar verdin mi?So, have you decided to join us?
Siz bayanlar size katılabilir miyim?Would you ladies mind if we join you?
Spekülasyona katılmayacağım.I won't participate in speculation.
Partiye seninle katılmak istiyorum.I want to party with you.
O, soğukkanlı bir katildi.He was a stone-cold killer.
Yalnız olduğun için mi katısın? Yoksa katı olduğun için mi yalnızsın?Are you bitter because you're lonely, or lonely because you're bitter?
Tom'un bir katil olduğuna inanmıyorum.I don't believe that Tom is a murderer.
Tom'un katil olduğuna inanmam.I don't believe that Tom is the murderer.
Tom herkese toplantıya katılmayı planlamadığını söylüyor.Tom has been telling everyone that he doesn't plan to attend the meeting.
Tom bu öğleden sonraki toplantıya katılmaya çalışacak.Tom is going to try to attend this afternoon's meeting.
Gerçekten o toplantıya katılmamız gerektiğini sanmıyorum.I don't think we really need to attend that meeting.
Akşam yemeği için size katılacağım.I'll join you for dinner.
Size katılmaktan memnun olurum.I'd be delighted to join you.
Tom toplantıya katılabileceğini düşünüyor mu?Does Tom think he'll be able to attend the meeting?
Yapabilirsem toplantıya katılacağım.I'll attend the meeting if I possibly can.
Toplantıya katılmak istiyorum ama korkarım olanaksız.I would attend the meeting but I'm afraid it's impossible.
Tom benim yerime bugünkü toplantıya katılacak.Tom will attend today's meeting instead of me.
Pek katıldığım söylenemez.I'm not completely in accord.
Hükümet, katılımcı olmalıdır.Government should be participatory.
Konsere katılamadığına pişman oldu.She regretted not being able to attend the concert.
Affedersiniz, size katılabilir miyim?Excuse me, can I join you?
Sana katılıyorum, o yüzden bu kadar kavgacı olmaya gerek yok.I agree with you, so there's no need to be so argumentative.
Görüşüne tamamen katılıyorum.I fully agree with your point of view.
O asla herhangi bir toplantıya katılmaz.He never participates in any get-togethers.
O asla toplantılara katılmaz.He never participates in any reunions.
Tom silahlı kuvvetlere katıldı.Tom has joined the army.
Buz, katı haldeki sudur.Ice is water in solid form.
Neden ona katılmak istemedi?Why didn't she want to join him?
Yürekten katılıyorum.I heartily agree.
Ben neredeyse katılmayacak pozisyonda değilim.I'm hardly in a position to disagree.
Tom'un katili hâlâ kaçak.Tom's killer is still at large.
Tom bir şeyi katır kutur yiyordu.Tom was munching on something.
Tom gülmeye başladı ve odadaki herkes katıldı.Tom started to laugh and was joined by everyone in the room.
Tom gözlem odasında sana katılacak.Tom will be joining you in the observation room.
Tom katilin bir resmini çizdi.Tom sketched a picture of the killer.
Korkarım Tom'un analizlerine katılmak zorundayım.I'm afraid I have to agree with Tom's analysis.
Onlar kiralık katillerdi.They were contract killers.
Biz katil değiliz.We aren't the murderers.
Bize katılmak istiyorsan daha sonra yürüyüşe gidiyoruz.We're going for a hike later if you want to join us.
Tom birazdan size katılacak.Tom will join you in a moment.
Tom bizim şirketimize katılıyor.Tom is joining our company.
Akşam yemeği için bana katılmaya ne dersin?What do you say you join me for dinner?
Bize katılmak ister misiniz?Would you care to join us?
Senin çatı katında ne olduğunu görmeye gidelim.Let's go see what's in your attic.
Katıldığını umuyorum.I hope you agree.
Ben katılmamak zorundayım.I have to disagree.
Tom toplantıya katılabilir.Tom might be able to attend the meeting.
Tom toplantıya neden katılmadığını açıklamadı.Tom never explained why he didn't attend the meeting.
Tom bana neden toplantıya katılmadığını söyledi.Tom told me why he wasn't at the meeting.
Sanırım bugünkü toplantıya katılmamak bir hata olurdu.I think it would be a mistake not to attend today's meeting.
Sanırım o toplantıya katılmak zorunda olacağım.I think I'll have to attend that meeting.
Sanırım bizden biri o toplantıya katılmalı.I think one of us ought to attend that meeting.
Tom takımına katılmamı istiyor.Tom wants me to join his team.
Tom bu öğleden sonra bir toplantıya katılmak zorunda olduğunu söylüyor.Tom says that he has to attend a meeting this afternoon.
Tom'un benim sahip olduğumun iki katı kadar çok kitabı ar.Tom has twice as many books as I do.
Tom Mary'nin kazandığının üç katı para kazanır.Tom makes three times more money than Mary does.
Onların tartışmalarına katılmadım.I wouldn't get involved in their argument.
Partiye katıldım.I attended the party.
Tom partiye katılamadı.Tom wasn't able to attend the party.
Tom'a katılmadığımı sana düşündüren ne?What makes you think I disagree with Tom?