Ana içeriğe geç
Sözlük

kati ile cümle

kati kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Mike dünkü uygulamaya katılmadı.Mike didn't take part in yesterday's practice.
Biz zaman zaman katılıyoruz.We agree from time to time.
Ulusal borç son on yılda üç katına çıkmıştır.The national debt has trebled in the last ten years.
Bize katıldığın için teşekkürler.Thanks for joining us.
Katıksız salak mısın?Are you fucking stupid?
Evin üç katı var.The house has three floors.
Birçok kişi onun cenaze törenine katıldı.Many people attended his funeral.
Cenazesine birçok insan katıldı.Many people attended her funeral.
Sen orduya ne zaman katıldın?When did you join the force?
O, benim kazandığımdan üç katı daha fazla para kazanır.He makes three times more money than I do.
Katiller kaçıyor!The killers are running away!
Hasta olduğu için toplantıya katılamadı.He couldn't attend the meeting because he was sick.
Hasta olduğum için partiye katılamadım.I couldn't attend that party because I was sick.
O hasta olduğu için o partiye katılamadı.She couldn't attend that party because she was sick.
Vücudun katılaşması ölümden hemen sonra başlar.Rigor mortis sets in soon after death.
Tom ve Mary deniz kuvvetlerine katıldılar.Tom and Mary joined the navy.
Çatı katı dayanıklı ve su geçirmez.The rooftop is durable and watertight.
Ben anne ve babamın katili ile karşı karşıyaydım.I was face to face with my parents' murder.
Bu konuda size katılamıyorum.I can't agree with you on this point.
Hasta olmasam, sana katılırım.If I weren't sick, I'd join you.
O toplantıya katılmazsak daha iyi olur.It would be better if we didn't attend that meeting.
Benim iki katım kadar güçlüsün.You are twice as strong as I am.
Siz benim iki katım kadar güçlüsünüz.You are twice as strong as me.
Bu gece partiye katılmam gerekiyor mu?Do I have to attend the party tonight?
O, benim iki katım kadar yaşlıdır.He is twice as old as I am.
Onlar şu anda bir toplantıya katılıyorlar.They are currently attending a meeting.
Yine de, fikrine katılamıyorum.I can't, however, agree with your opinion.
Tom, Boston maratonuna katıldı.Tom participated in the Boston marathon.
Tom bir tanıtım etkinliğine katıldı.Tom took part in a promotional event.
Babam yemek pişirme yarışmasına katıldı ve birinci geldi.My father participated in a cooking contest and came in first.
Tom ve Mary kıyafet balosuna katıldılar.Tom and Mary attended a costume party.
Size gönülden katılıyorum.I wholeheartedly agree.
Tom'un söylediği her şeye yürekten katılıyorum.I wholeheartedly agree with everything Tom said.
Bugünkü toplantıya katılmalıydın.You should have attended today's meeting.
Tom Mary'nin ona katılmamasına kızgın.Tom is angry that Mary disagrees with him.
Eğer bize katılmak isterseniz biz yedide kahvaltı yapıyoruz.We are breakfasting at seven, if you would like to join us.
İnsanlar nahoş olmadan katılmama yeteneğini kaybettiler.People have lost the ability to disagree without being disagreeable.
Sen benim iki katım kadar ağırsın.You're twice as heavy as me.
Ben senin düşünceni anlıyorum, ama yine de katılmıyorum.I get your point, but I still don't agree.
Tom ve Mary gruba katıldılar.Tom and Mary joined the group.
Ben onun söylediklerine çoğunlukla katılıyorum.I mostly agree with what he said.
Binanın 20 katı var.The building has 20 floors.
Donanmaya katıldım.I joined the navy.
Binaların birkaç katı var.Buildings have several floors.
Su sıvıdır. O, donduğu zaman katılaşır.Water is liquid. It becomes solid when it freezes.
Onun konferanslarından hiç birine katılmadım.I haven't attended any of his conferences.
Bu, şimdiye kadar bir derse ilk kez katılışım.This is the first time I've ever attended a lesson.
Konferansa katılamam.I cannot attend the conference.
Dünyanın hem en uzun hem de en küçük adamları bir sirke katıldılar.The tallest and smallest men in the world both joined the circus.
Bilimsel toplantılara katılırım.I attend scientific conferences.
Yurtdışında konferanslara katılıyorsun.You attend conferences abroad.
Tüm toplantılara katılıyorsun.You attend all the meetings.
O tıbbi konferanslara katılır.He attends medical conferences.
O kültürel toplantılarına katılır.She attends cultural meetings.
Onlar her toplantıya katılır.They attend every meeting.
Kesinlikle katılıyorum.I absolutely agree.
At koşum bağlama yarışmasına katıldı.He participated in the horse dressage competition.
Bu toplantıya katıldığın için teşekkürler.Thank you for attending this meeting.
Hiç Tom'un toplantılarından birine katıldın mı?Have you ever attended one of Tom's conferences?
Sen hiç Tom'un konferanslarından birine katıldın mı?Have you ever attended one of Tom's conferences?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod