Sendikalara ya da greve katılmadılar.They did not join unions or strike.
Sosyal devrime katılmadılar.They took no part in the social revolution.
Oglethorpe'un fikirlerinin hepsine katılmıyorlardı.They did not agree with all of Oglethorpe's ideas.
O birçok törene katıldı.He attended many ceremonies.
O, Amerika Birleşik Devletleri Donanmasına katıldı.He joined the United States Navy.
O, istifa etti ve orduya katıldı.He resigned and joined the army.
İtalya,Romanya,Portekiz,ve Yunanistan Müttefiklere katıldı.Italy, Romania, Portugal, and Greece joined the Allies.
O, savaş sırasında orduya katıldı.He joined the Army during the war.
Bazı Amerikalılar Komünist Partisi'ne katıldı.Some Americans joined the Communist Party.
Yulaf uzun zaman atlara ve katırlara yiyecek olmuştur.Oats have long been food for horses and mules.
Traktörler atların ve katırların yerini aldı.Tractors replaced horses and mules.
Daha fazla traktörler daha az at ve katır anlamına geliyordu.More tractors meant fewer horses and mules.
Bazı delegeler katılmadı.Several delegates disagreed.
Binlerce kişi katıldı.Thousands of people attended.
Fransa ve İngiltere işgale katıldı.France and Britain joined the invasion.
Katil suçunu itiraf etti.The murderer confessed his crime.
New York'ta birçok binanın on üçüncü katı yoktur.Many buildings in New York don't have a thirteenth floor.
Katılımcı konuşmaya karışmaz.The exhibitor isn't involved in the conversation.
O, onun iki katı kadar yaşlıdır.He is twice as old as she is.
O, onu toplantıya katılması için ikna etmeye çalıştı.She tried to persuade him to attend the meeting.
Onunla birlikte partiye katılması gerekiyordu.She was supposed to attend the party with him.
Sanırım döğüşe katılmamın zamanıdır.I think it's time for me to join the fight.
Ben tamamen size katılıyorum.I agree with you completely.
Katil salatalık cinsiyet ayrımı yapıyor.The killer cucumber is sexist.
Size katılmamın bir sakıncası var mı çocuklar?Mind if I join you guys?
Kesinlikle cenazene katılacağım.I will definitely attend your funeral.
Kati Wolf iyi bir şarkıcıdır.Kati Wolf is a good singer.
Eşiniz sizinle birlikte kiliseye katılır mı?Does your spouse attend church with you?
Ben sadece öğleden sonraki toplantıya katılamayacağımı sana bildirmek istiyorum.I just want to let you know that I can't attend this afternoon's meeting.
Katilin kim olduğunu düşünüyorsunuz?Who do you think the murderer is?
Bizim politikacılarımızın hepsinin çok yaşlı oldukları izlenimine katılıyor musun?Do you get the impression that all of our politicians are too old?
Katılmak önemlidir!To attend is important!
Katılım önemlidir!Attending is important!
Ben gönüllü itfaiyeye katılmaya karar verdim.I've decided to join the volunteer fire department.
Tom konferansa katılmak için Boston'a gitti.Tom went to Boston to attend a conference.
Tom kiralık bir katil tarafından öldürüldü.Tom was killed by a hired assassin.
Tom, en az onun eşinin iki katı kadar yediğine yemin etti.Tom swore that he ate at least twice as much as his wife.
Tom bu apartmanın üçüncü katında yaşar.Tom lives on the third floor of this apartment building.
Tom konuşmamıza katılmadı.Tom didn't take part in our conversation.
Tom tartışmaya katılmadı.Tom didn't participate in the discussion.
Tom toplantıya katılmamaya karar verdi.Tom decided not to attend the meeting.
Tom toplantıya katılamadı.Tom couldn't attend the meeting.
Tom toplantıya katılamaz.Tom can't attend the meeting.
Tom bugünkü toplantıya katılamayacağını söylemek için aradı.Tom called to say that he couldn't attend today's meeting.
Tom adını dansa katılmak isteyenlerin listesine ekledi.Tom added his name to the list of people who wanted to attend the dance.
Tom teklifimizi kabul etti ve bizim şirkete katıldı.Tom accepted our offer and joined our company.
Tom eşini terk etti ve orduya katıldı.Tom abandoned his wife and joined the army.
Tom'un toplantıya katılması pek olası değil.It's unlikely that Tom will attend the meeting.
Tom partiye katılmak istiyor gibi görünüyordu.It seemed that Tom wanted to attend the party.
Tom'un soğukkanlı bir katil olduğundan şüpheleniyorum.I suspect that Tom is a cold-blooded murderer.
Tom Mary'yi grubumuza katılması için ikna etti.Tom talked Mary into joining our band.
Tom Mary'nin iki katı kadar yaşlıdır.Tom is twice as old as Mary.
Tom Mary'nin iki katı kadar ağırdır.Tom is twice as heavy as Mary.
Tom, Mary'nin katilini mahkum etmemiz için ihtiyacımız olan delili buldu.Tom found the evidence we needed to convict Mary's killer.
Tom Mary'nin iki katı kadar çok kazanır.Tom earns twice as much as Mary.
Tom, Mary'nin kazandığının iki katı kadar çok kazanır.Tom earns twice as much as Mary.
Tom mitinge katılmak için Mary'ye ihtiyaç olduğunu düşünmez.Tom doesn't think there is any need for Mary to attend the meeting.
Tom Mary'nin cenaze törenine katılmadı.Tom didn't attend Mary's funeral.
Tom Mary'nin mezuniyet törenine katıldı.Tom attended Mary's graduation ceremony.
Tom Mary'nin partisine katılma davetini kabul etti.Tom accepted the invitation to attend Mary's party.