kast ile cümle

kast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;Byłaby to być może największa różnica, jaką większość z nas sobie wyobraża.
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;Có lẽ sự khác biệt lớn nhất mà phần đông chúng ta có thể tưởng tượng ra là có thật.
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;Die meisten von uns denken wahrscheinlich, dass es so einen Unterschied gibt.
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;Forse molti di noi pensano che ci sia una grandissima differenza.
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;Kanske den största skillnaden som de flesta av oss skulle föreställa oss existerade.
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;어쩌면 우리가 짐작했을지도 모르는 가장 큰 차이점이 실제로 존재할지 모르죠. 그런데 절대적으로 다른 차이점,
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;Måske den største forskel som de fleste af os forestiller os.
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;Misschien was dat wel het grootste verschil waaraan de meesten van ons zouden denken.
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;Mungkin banyak dari kita memperkirakan ada perbedaan besar.
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;Peut-être la plus grande différence qua la plupart d'entre nous pensions réelle.
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;Poate cea mai mare diferență pe care ne-am imagina-o.
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;Quizá la mayoría de nosotros piensa que hay una gran diferencia.
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;Snad existuje největší rozdíl, který si představí většina z nás.
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;Talán a legnagyobb különbséget legtöbbünk el tudná képzelni.
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;Talvez a maior diferença que muitos de nós pudéssemos imaginar.
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;Ίσως η μεγαλύτερη διαφορά που μπορεί να φανταστεί κανείς.
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;Вероятно най-голямото различие, което повечето от нас могат да си представят съществува.
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;Возможно, большинство из нас представляет, что различия огромны.
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;אולי ההבדל הכי גדול שהיינו מצפים לו. ובהבדל אבסולוטי -
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;ربما يوجد أكبر إختلاف قد يتوقعه معظمنا ولكني اعني بالاختلاف الواضح
Galiba, çoğumuzun hayal edebileceği en büyük fark halen mevcut, ve mutlak bir farklılıkla; ki kastettiğim;大きな違いがあると思うでしょう その決定的な違いが 何を意味するかと言うと
Geçen sefer ne kastettiğini bana açıklamak zorundasın!Mondanál végre olyat is, amit megértek?
Geçen sefer ne kastettiğini bana açıklamak zorundasın!Έπρεπε να εξηγήσεις τι εννοούσες όταν έλεγες ότι ήταν η τελευταία φορά!
Geçen sefer ne kastettiğini bana açıklamak zorundasın!كان عليك على الاقل ان تشرح لي كلمة المرة الاخيرة
Genelde sunu kastediyorum -- uc tane davranis sekli vardir:"Door wie?" Meestal zijn er 3 standpunten:
Genelde sunu kastediyorum -- uc tane davranis sekli vardir:"Eh bien, par qui ?" Il existe trois attitudes :
Genelde sunu kastediyorum -- uc tane davranis sekli vardir:Ich meine, die meisten, nun ja -- es gibt drei Haltungen:
Genelde sunu kastediyorum -- uc tane davranis sekli vardir:Quiero decir, la mayoría --hay tres actitudes:
Genelde sunu kastediyorum -- uc tane davranis sekli vardir:Są trzy postawy:
Genelde sunu kastediyorum -- uc tane davranis sekli vardir:Tudják, háromféle szemlélet létezik.
Genelde sunu kastediyorum -- uc tane davranis sekli vardir:Voglio dire, in sostanza ci sono tre atteggiamenti;
Genelde sunu kastediyorum -- uc tane davranis sekli vardir:Vreau să spun, ştiţi, sunt următoarele atitudini:
Genelde sunu kastediyorum -- uc tane davranis sekli vardir:Ý tôi là, có 3 thái độ:
Genelde sunu kastediyorum -- uc tane davranis sekli vardir:Искам да кажа, повечето, разбирате ли... има три нагласи:
Genelde sunu kastediyorum -- uc tane davranis sekli vardir:Я имею в виду, есть три точки зрения.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Az 'igazi mágián' az emberek varázslatot értenek, csodákat, természetfeletti hatalmat.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Bởi phép màu, con người có ý là những điều thần diệu, những phép thần thông, những khả năng siêu nhiên.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Con magia vera, la gente intende miracoli, atti taumaturgici, e poteri super naturali.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.사람들이 진짜 마술이라고 하면 기적이라던가, 성인의 행적, 초자연적 힘 같은 걸 뜻하는 것이다.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Mają tu na myśli cuda i moce nadprzyrodzone. Mają tu na myśli cuda i moce nadprzyrodzone.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Met echt magie bedoelen mensen wonderen, betoveringen van wonderdoeners en bovennatuurlijke krachten.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.'Oikealla' ihmiset tarkoittavat ihmeitä, ihmeidentekoa, yliluonnollisia kykyjä.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Par vraie magie, les gens entendent miracles, numéros de thaumaturgie, et pouvoirs surnaturels.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Pod opravdovými kouzly si lidé představují zázraky, divutvorné akty a nadpřirozené síly.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Por 'magia de verdad' la gente se refiere a milagros, actos taumatúrgicos y poderes sobrenaturales.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Prin magie adevărată, oamenii înțeleg miracole, acte de taumaturgie și puteri supranaturale.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.S 'pravo magijo' ljudje mislijo čudeže, tavmaturška dejanja in nadnaravne moči.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Unter wirklicher Magie verstehen die meisten Leute Wunder, thaumaturgische Akte und übernatürliche Mächte.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Ως αληθινή μαγεία οι άνθρωποι θεωρούν τα θαύματα, θαυματουργές πράξεις, και υπερφυσικές δυνάμεις.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Под "истинска магия" хората разбират чудеса, вълшебни актове, свръхестествени сили.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Под реальной магией, люди подразумевают чудеса, волшебников, сверхъестественные события.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor."ב'קסם אמיתי', אנשים מתכוונים לניסים, "כישוף וכוחות על-טבעיים.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.ما يقصده الناس بالسحر الحقيقي هو المعجزات تصرفات صانع المعجزات , و القوى الخارقة
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.魔術師のような行為と神通力 私は「いいえ」と答えます 「本当のマジックでなく 手品です」
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Als ik realisme zeg, bedoel ik fotorealisme.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Amikor azt mondom "realizmus", fotó-realizmusra gondolok.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Când spun realism, mă refer la foto-realism.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Když říkám realismus, myslím foto-realismus.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Keď hovorím realizmu, myslím tým foto-realizmu.
Gerçekçilik derken, fotogerçekçiliği kastediyorum.Ketika saya menyebut realisme, maksudnya realisme foto.

İlgili Sayfalar