kast ile cümle
kast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sırada Kastor ve Polluks hedeflerine ulaşır.Meanwhile, Castor and Pollux had reached their destination.
Polluks sığırları serbest bırakırken, Kastor nöbet tutmak için bir ağaca tırmanır.Castor climbed a tree to keep a watch as Pollux began to free the cattle.
Kastor ve Polluks, sanat ve edebiyatta sürekli olarak atlarla ilişkilendirilir.Castor and Pollux are consistently associated with horses in art and literature.
Robert Fagan Kastor ve Polluks (1793 ve 1795 arasında)Robert Fagan Castor and Pollux (between 1793 and 1795)
Roma'daki Kastor ve Polluks Tapınağı'nın kalıntıları.Fragmentary remains of the Temple of Castor and Pollux in Rome.
Kastor'a, ayrıca kuzey Yunanistan'da bulunan Kastoria isimli bölgede de saygı duyulur.Castor himself was also venerated in the region of Kastoria in northern Greece.
Kastor, bir kaliks kraterinde tasvir edilmiştir.Castor depicted on a calyx krater of c.
Kastor ve Polluks bazen ikisi de ölümlü, bazen ikisi de ölümsüzdür.Castor and Pollux are sometimes both mortal, sometimes both divine.
Sancho ve Kastilyalı Sancha'nın en büyük kızıydı.She was the eldest daughter of Sancho VI of Navarre and Sancha of Castile.
İdas, öfkeyle, kılıcını salladı ve Kastor'un uyluğunu parçaladı.In anger, Idas pierced the thigh of Castor with the sword he wore.
Diğerleri, anıtı inşa ederken onu Kastor'u ittiğini ve böylece onu öldürdüğünü söyler.Others say that, as he was building the monument he pushed it on Castor and thus killed him.
Ancak Lynceus, Kastor'u yakalar ve İdas onu öldürür.But Lynceus spied Castor and discovered him to Idas, who killed him.
Lynceus, kardeşi İdas ile birlikte Kastor'un katilidir.Lynceus was the murderer of Castor, along with his brother, Idas.
Kastor ve Polluks, Leucippus'un kızlarını kaçırırken, Roma lahiti, MÖ.Roman sarcophagus with Castor and Pollux seizing the daughters of Leucippus, c.
Kastor ve Polluks, Phoebe ve Hilaeira'yı kaçırırken, Roma lahiti, yaklaşık.Roman sarcophagus with Castor and Pollux seizing Phoebe and Hilaeira, ca.
Kastor ve Polluks, Phoebe ve Hilaeira'yı ele geçirirken, Roma lahiti, yaklaşık.Roman sarcophagus with Castor and Pollux seizing Phoebe and Hilaeira, ca.
2018 yılında Türkiye'ye dönen İskit, Kastamonu Bld.After returning to Turkey im 2018, İskit joined Kastamonu Bld.
Sonraki yıllarda birkaç kez yağmalandı ve kasten yıkıldı.In the following years, it was several times depredated and also willfully destroyed.
Kastanos, Enosis Neon Paralimni'nin genç oyuncusuydu.Kastanos was an Enosis Neon Paralimni youth player.
Kastilya Krallığı'nda Toledo'da çalıştı ve Toledo'daki kütüphanelerden Arapça kitaplar aldı.He worked in Toledo, Kingdom of Castile and obtained the Arabic books in the libraries at Toledo.
↑ Kasting (2006).↑ Kasting, James F.; Ono, Shuehi (2006).
Ama bunu söylerken Beneke hiçbir şekilde fizyoloji üzerine kurulu bir psikolojiyi kastetmiyordu.But by this Beneke in no wise meant a psychology founded on physiology.
Ve düşünmek dediğimde, gerçek düşünmeyi, bağımsız düşünmeyi, derin düşünmeyi kastediyorum.[1]And when I say thinking I mean real thinking, independent thinking, hard thinking.[1]
Kasten uyarılmışDeliberately induced
Hans van Kasteel (ed./çeviri. ), La Table d'or de Michaël Maïer, Grez-Doiceau: Beya, 2015.Hans van Kasteel (ed./transl.), La Table d'or de Michaël Maïer, Grez-Doiceau: Beya, 2015.
Hans van Kasteel (ed./çeviri. ), Michaël Maïer, La Semaine Philosophique, Grez-Doiceau, Beya, 2018.Hans van Kasteel (ed./transl.), Michaël Maïer, La Semaine Philosophique, Grez-Doiceau, Beya, 2018.
Kitapları yaşamı boyunca Oksitanca, Fransızca ve Kastilya dillerine çevrilmiştir. [1]His books were translated into Occitan, French, and Castilian during his lifetime.[5]
En yakın köyler güneybatıda Kavyli ve kuzeybatıda Kastaniler'dir .The nearest villages are Kavyli to the southwest, and Kastanies to the northwest.
Yak. 1457'de Calzadilla, Kastilya'da doğdu ve 1519'da Almeirim'de (Portekiz) öldü.He was born in Calzadilla, Castile, ca. 1457 and died in Almeirim (Portugal), in 1519.
Ortiz, Kastilya Prensesi Joanna La Beltraneja ile birlikte 1476'da Portekiz'e geldi.Ortiz came to Portugal in 1476, accompanying Castilian Princess Joanna La Beltraneja.
Tam olarak neyi kastediyorsun?Was meinst du genau?
Yalnızca 100 şövalye Kastilya'ya geri dönebilmiştir.Der Überlieferung zufolge gelang lediglich 100 Rittern die Rückkehr nach Kastilien.
Tumanna ise o dönemde Kastamonu üzerinde bulunan bir şehir/bölge ismidir.Unweit der Stadt liegt die Grabstätte Qabr Qayul (Abd Allah Gharib).
Burada gün sözü ile Güneş günü kastedilmektedir.Die Bezeichnung Tag ist mit dem Erscheinen des Sonnengottes Re verbunden.
Bununla Nidwalden veya Roger Sablonier'e göre Urserental kastedilmiş olabilir.Damit könnte Nidwalden oder gemäss Roger Sablonier auch das Urserental gemeint sein.
Palaca, Kuzeybatı Anadolu'da (Kastamonu yöresi) konuşulmuştur.Es geschah nichts, woraufhin Palmers Stern sank.
Kastilya dili İspanyolca haline gelmiştir.Kastilisch wird damit zu einer der Sprachen Spaniens.
Şükrü Esen ve eşi Zekiye Esen Kastamonu'ya hayır işleri yapmışlardır ve yapmaktadırlar.Doch gute Darsteller und deren erkennbarer Spaß am Spiel (und am Gesang) sorgen für gute Unterhaltung.
Doğum yerinin Kastamonu olduğu düşünülmektedir.Unsicherer ist dagegen sein Geburtsort.
İbrahim 1339'da galip gelerek Kastamonu'nun yönetimini ele geçirdi.1339 siegte Ibrahim und nahm Kastamonu ein.
Ancak kast sistemine karşı açık bir tepki yoktur.Es gibt aber auch keine eindeutige Opposition gegen das Kastensystem.
Gültepe, Kastamonu ilinin Azdavay ilçesine bağlı bir köydür.Ihm ist das von seinen Vorfahren geerbte Lachen vergangen, und seine Nachkommen erben diese Ernsthaftigkeit.
Nakit yerine doğrudan doğruya para kastedildiği zaman bu tabir kullanılırdı.Mit der Zeit wurden im Sprachgebrauch statt Geld-Tischen Geld-Bänke üblich.
Çok sayıda Osmanlı askeri esir edilmişti, bunların arasında Hamza Kastrioti de bulunuyordu.Weitere 15.000 gingen in die Kriegsgefangenschaft, darunter auch Hamza Kastrioti.
Kastner davayı kaybetti ve iki yıl sonra suikast sonucu öldürüldü.Francis verlor den Prozess und wurde ein Jahr später bei seiner zweiten Hinrichtung getötet.
Şov, Springfield'ın konumunu kasten açıklamamaktadır.Es wird in der Serie immer beharrlich verschwiegen, wo Springfield liegt.
Oyuncular ihtişamlı kastümler, başlıklar giyerler ve yüzlerini boyarlar.Bemerkenswert sind die Hosen, die der Gott trägt, sowie die Kopfbedeckung.
Aynı zamanda kasten yanlış bilgi yayma ile suçlanmıştır.Zudem seien die Medien gezielt mit falschen Informationen versorgt worden.
Kastamonu'daki dinlenme döneminden sonra 30 Haziran 1921 tarihinde ikinci defa Dahiliye Vekilliğine seçildi.Nach einer Ruhephase wurde Refet (nunmehr Pascha) am 30. Juni 1921 zum zweiten Mal Innenminister.
"Hicri takvim" tabiriyle daha çok bu takvim kastedilir.Real nennt man so etwas in der Hip Hop-Szene, glaube ich.
Kast sistemindeki sınıflandırma öncelikle evlilik ve iş bölümüyle ilgilidir.Die Einteilung nach Sozialstrukturen betrifft vor allem Status, Heirat und Arbeitsteilung.
Günümüzde, Celile ismi, İsrail'de Karmel Dağı'nın kuzeydoğusundaki bölgeyi kastetmek için kullanılır.Der heutige Name bezieht sich auf den Berg Karmel, einen Berg des Karmelmassivs im Nordwesten Israels.
Bunun kasten kullanılmasi bir DOS saldırısının bir varyasyonu olarak gösterilebilir.Solch ein punktloser Angriff ist einer Mannschaft aber nur zweimal in Folge gestattet.
Okunan mesajın yanlışlıkla ya da kasten değiştirilmediğini ispatlar.Am Ende sagt er, dass er selbst nicht wisse, ob dies absichtlich oder aus Versehen geschah.
Bu yangının hoşnutsuz sirk işçileri tarafından kast en çıkartıldığı anlaşıldı.Die Untersuchung ergab später Brandstiftung durch unzufriedene Zirkusmitarbeiter.
1997'de, Kastriot Tusha ile birlikte Rahibe Teresa'ya adanmış bir şarkıyla Festival'e geri döndü.Dieses Mal sang sie zusammen mit Kastriot Tusha ein Lied über Mutter Teresa.
Sarpınalınca, Kastamonu ilinin Devrekani ilçesine bağlı bir köydür.Als sich das Pferd von der Traurigkeit übermannen lässt, läutet dies seinen (sinnlosen) Untergang ein.
Millet bu anlamda bir inanç ve din topluluğunu kastetmektedir.Inhaltlich geht es um Religionsgemeinschaften und Glauben.
Kastamonu Hükûmet Konağı, 1902.Im Gertraudenhof, 1902.
1928, Devrekani, Kastamonu - ö.1928 Tiefenried, Katalognr.