Ana içeriğe geç
Sözlük

kase ile cümle

kase kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
- Bana kaseti göster.- Show me the tape.[br]
- Ne kaseti?- What tape?
Nora Luca'nın kaseti.Your tape of Nora Luca.
Her yere gitti ve elinde kasetlerle döndü.He couldn't stay still.[br] He went all over and brought back tapes and recordings.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.It can be a bit like a bowl of spaghetti: sometimes you just have to eat it and see what happens.
Grateful Dead artık kimse kaset kullanmasa da Kasetçiler adı verilen oluşumu destekliyor.The Grateful Dead supports what is called Tapers, although nobody use tape anymore.
Bu Kasetçilerin her Grateful Dead konserinde kendilerine ayrılmış özel bir bölümü var.Tapers have a special section at every Grateful Dead concert.
Yani, çekimin kutsal kasesi problemi çözüldüSo, the Holy Grail of the gravity is solved!
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.Yahweh assigned my portion and my cup. You made my lot secure.
Böylece kâseyi RABbin elinden alıp beni gönderdiği bütün uluslara içirdim:Then took I the cup at Yahweh's hand, and made all the nations to drink, to whom Yahweh had sent me:
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.You have walked in the way of your sister; therefore will I give her cup into your hand.
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, ‹‹Hepiniz bundan için›› dedi.He took the cup, gave thanks, and gave to them, saying, "All of you drink it,
Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine verdi. Hepsi bundan içti.He took the cup, and when he had given thanks, he gave to them. They all drank of it.
Sonra kâseyi alarak şükretti ve, ‹‹Bunu alın, aranızda paylaşın›› dedi.He received a cup, and when he had given thanks, he said, "Take this, and share it among yourselves,
Kişi önce kendini sınasın, sonra ekmekten yiyip kâseden içsin.But let a man examine himself, and so let him eat of the bread, and drink of the cup.
Çevrelerinde gümüş kaplar ve billur kaseler dolaştırılır.Passed round will be silver flagons and goblets made of glass,
Yerleştirilmiş kaseler,Goblets set,
Onlara orada bir kaseden içirilir ki (bu şarabın) karışımında zencefil vardır.There will they drink a cup flavoured with ginger
Ve içki dolu kase(ler).And flasks full and flowing.
Derken bir iş çevirenlere kasem olsun (ki kıyamet var).And direct affairs by command,
Ağardığı dem sabaha kasem edip şahit tutarım ki.The morning when it is unveiled,
İyi insanlar ise, kâfur suyu ile hazırlanmış içecek kâselerini yudumlarlar.Surely the devotees will drink cups flavoured with palm blossoms
Nefes almaya başladığı dem sabaha kasem ederim ki:The rising dawn,
Şahid ile meşhûda kasem ederim ki:And the witness and the witnessed,
Göğe ve “Tarık'a” kasem ederim.I CALL TO witness the heavens and the night Star --
Okyanuslar ve kaselerwaters_ world- class. kgmOceans and basins
Kasempazambia_ districts. kgmKasempa
Çomak, dilenci kasesi ve sivri uçlu şapkasıyla bir dilenci.Mendicant with staff, begging bowl and pointed hat.
Yine de bazı sorular henüz cevap bekliyor. Örneğin silah, daktilo ve kaşe nerede?However, some questions remain -- for example, where is the handgun, the typewriter, the stamp?
Mayıs 2007'de, bir televizyon muhabirine "kokuşmuş çingene" dediği bir kaset ortaya çıktı.In May 2007, a tape surfaced in which he was heard calling a TV reporter "a stinking gypsy".
Kaset şu anda savcılığa teslim edilmiş durumda.The tape has now been turned over to prosecutors.
Bu arada kaset yerli uzmanlar tarafından inceleniyor.In the meantime, it is being analysed by local experts.
Kasedin etkisi büyük oldu.The impact was dramatic.
Video kasedin yayınlanması, Kandiç ile ilgili infial uyandıran bir başka olayın üzerine geldi.The release of the videotape followed on the heels of an earlier furor involving Kandic.
Kasette, evler ve diğer mülklerin yanarken görüntüleri de yer alıyordu.The footage also showed houses and other property in flames.
Kasette askerlerin teslim olan bir Sırp'ı öldürüşleri de yer alıyor.The footage also showed troops killing a Serb who had surrendered.
O gece meydana gelen olayları gösteren video kasedini yok etmeye çalıştılar." dedi.They tried to destroy the videotape showing the events of that evening," Trajkovic said.
MHP kasetlerinin yayınlanmasının arkasında kimin olduğu belirsizliğini koruyor.It remains unclear who was behind publication of the recent MHP cassettes.
Milletvekilliğine aday olma planlarını duyuran K., "Kasetse kaset, herşeyim ortada.As a matter of fact, I'd even film in parliament."
Türk hükümeti kasetle ilgili herhangi bir açıklama yapmaktan kaçındı.The Turkish government refrained from making any public comment on the tape.
Ülke medyası da kasete daha çok Batıyı ilgilendiren uluslararası bir sorun olarak muamele etti.Media in the country treated it as an international issue of concern mainly to the West.
Bin Ladin'in yeni kaseti bu yıl içindeki beşinci kamuoyu açıklaması oldu.The new tape from bin Laden was his fifth public statement this year.
Kimliği bilinmeyen biri tarafından kameraları açılıyor ve kaset çalınıyor.Their camera was opened and the tape stolen by an unknown perpetrator.
Borisov, kasetlerin "hileli" olduğunda ısrar ediyor.Borisov insists that the tapes have been "manipulated".
Eşi Charles ona oldukça değerli bir kutsal kase verdi.Her husband gave her the Abbey of Chelles.
Bazett ve Avenger Kutsal Kase Savaşı'nı kazanmak için savaşmaya başlarlar.She and Avenger set off to fight and win the Holy Grail War.
16 yaşında, bağımsız karışık kaseti üzerinde çalıştı.When he was 16 years old, he started working on his first independent mixtape.
Ardından kasetçalar ve mikrofon öğretmen kuklalara dönüşür ve kalabalık kaybolur.The microphone and boombox turn into teacher-puppets and he is transported to a dark black room.
Bir yıl sonra, Kristi ve Daniel'in evi yağmalanır ve kasetler kaybolur.A year later, Kristi and Daniel's house is ransacked and the tapes are missing.
Kaset demolarıCassette demos
Müzik grubun sekiz kısa şarkı içeren ilk kaseti 1977'de piyasaya sürüldü.He is credited with bringing Algerian singer, Warda[2] to prominence.
Kayıt işlemi sekiz ay sürdü. Daha önce, Montasser Almanya ve İsviçre'den kaset ithal etti.He also produced her movie entitled “Ah ya liel ya zaman” in 1977.
İtiraf KasetleriThe Confession Tapes
Single - kaset [1]7-inch vinyl – cassette[55]
Başlangıçta Carey, Ben Margulies ile sadece demo kasetini oluşturan dört şarkı yazdı.Originally, Carey wrote four songs with Ben Margulies, which solely constituted her demo tape.
Carey ile birlikte albümü tasarladılar ve orijinal demo kasetini yeniden oluşturdular.Together with Carey, they conceived the album and reconstructed her original demo tape.
Tina Turner'ın 1995 şarkısı olan "GoldenEye" kaset single'ı.Tina Turner's 1995 song "GoldenEye" as a cassette single.
Birleşik Krallık CD (Part 1) / Avustralya CD/Kaset (Part 1)UK CD (Part 1) / Australian CD/Cassette (Part 1)
Avustralya CD/Kaset (Part 2)Australian CD/Cassette (Part 2)
Priit Kasesalu Estonya'nın Tallinn şehrinde yaşıyor.He currently lives in Tallinn, Estonia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod