Ana içeriğe geç
Sözlük

kase ile cümle

kase kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Eğer bu kaserse, hayvanlar için ölüm ne çabuk, ne de merhametli.Jeśli to było koszerne śmierć nie była ani szybka ani miłosierna
Eğer bu kaserse, hayvanlar için ölüm ne çabuk, ne de merhametli.Jika ini adalah halal, kematian adalah tidak cepat maupun belas kasihan.
Eger bu kaserse, hayvanlar için ölüm ne çabuk, ne de merhametli.Jikalau inilah yang dinamakan halal, kematian itu tidaklah cepat maupun berwelas asih.
Eger bu kaserse, hayvanlar için ölüm ne çabuk, ne de merhametli.Om detta var kosher, var döden varken snabb eller skonsam.
Eğer bu kaserse, hayvanlar için ölüm ne çabuk, ne de merhametli.Om detta var kosher, var döden varken snabb eller skonsam.
Eğer bu kaserse, hayvanlar için ölüm ne çabuk, ne de merhametli.Pokud je tohle košer, smrt nebyla ani rychlá, ani milosrdná.
Eğer bu kaserse, hayvanlar için ölüm ne çabuk, ne de merhametli.Se questo era kosher la morte non è stata né rapida né pietosa.
Eğer bu kaserse, hayvanlar için ölüm ne çabuk, ne de merhametli.Si esto es Kosher, la muerte no es ni rápida, ni misericordiosa
Eger bu kaserse, hayvanlar için ölüm ne çabuk, ne de merhametli.Wenn das koscher war, so war der Tod weder schnell noch barmherzig.
Eğer bu kaserse, hayvanlar için ölüm ne çabuk, ne de merhametli.Wenn das koscher war, so war der Tod weder schnell noch barmherzig.
Eğer bu kaserse, hayvanlar için ölüm ne çabuk, ne de merhametli.Если это было кошерным, смерть была ни быстрый, ни милосердный.
Eger bu kaserse, hayvanlar için ölüm ne çabuk, ne de merhametli.,אם זה היה כשר .המוות אינו מהיר, ואינו רחמני
Eğer bu kaserse, hayvanlar için ölüm ne çabuk, ne de merhametli.אם זה היה כשר, המוות אינו מהיר, ואינו רחמני.
Eğer kâseyi elinden alır, içmek istemezlerse, de ki, ‹Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor: Kesinlikle içeceksiniz!그들이 만일 네 손에서 잔을 받아 마시기를 거절하거든 너는 그들에게 이르기를 만군의 여호와의 말씀에 너희가 반드시 마시리라
Eğer kâseyi elinden alır, içmek istemezlerse, de ki, ‹Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor: Kesinlikle içeceksiniz!,Şi dacă nu vor vrea să ia din mîna ta potirul ca să bea, spune-le: ,Aşa vorbeşte Domnul oştirilor`: ,Beţi!
Eğer kâseyi elinden alır, içmek istemezlerse, de ki, ‹Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor: Kesinlikle içeceksiniz!והיה כי ימאנו לקחת הכוס מידך לשתות ואמרת אליהם כה אמר יהוה צבאות שתו תשתו׃
Eğer kâseyi elinden alır, içmek istemezlerse, de ki, ‹Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor: Kesinlikle içeceksiniz!ويكون اذا أبوا ان يأخذوا الكاس من يدك ليشربوا انك تقول لهم. هكذا قال رب الجنود تشربون شربا.
Eğer kâseyi elinden alır, içmek istemezlerse, de ki, ‹Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor: Kesinlikle içeceksiniz!他 們 若 不 肯 從 你 手 接 這 杯 喝 、 你 就 要 對 他 們 說 、 萬 軍 之 耶 和 華 如 此 說 、 你 們 一 定 要 喝
Eğer kâseyi elinden alır, içmek istemezlerse, de ki, ‹Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor: Kesinlikle içeceksiniz!他 們 若 不 肯 從 你 手 接這杯 喝 、 你 就 要 對 他 們說 、 萬軍 之 耶和華 如此 說 、 你 們 一定 要 喝
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?Chén Thánh của chúa, dĩ nhiên, là chấm nhỏ GPS. Bạn có nhớ bộ phim "Mật mã Da Vinci?"
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?De Heilige Graal is natuurlijk de gps-dot. Herinner je je de film 'De Da Vinci Code'?
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?Den hellige Gral, selvfølgeligt, vil være GPS-prikken. Husker I filmen "Da Vinci mysteriet?"
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?Der heilige Gral ist natürlich der GPS-Dot. Erinnern Sie sich an den Film "The Da Vinci Code - Sakrileg"?
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?El Santo Grial, por supuesto, es el minireceptor del GPS. ¿Recuerdan la película "El código Da Vinci?"
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?És persze a GPS-pötty lenne a fő attrakció. Emlékeznek még "A da Vinci Kód" filmre?
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?물론 가장 중요한 건 GPS 다트입니다. 혹시 "다 빈치 코드"라는 영화 기억하십니까?
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?Il Santo Graal, ovviamente, è il mini-ricevitore GPS. Vi ricordate il film "Il Codice Da Vinci"?
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?Le saint Graal, bien sûr, est le point GPS. Vous souvenez-vous du film "Da Vinci Code" ?
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?Obiectivul de temut, desigur, este bulina GPS. Vă amintiţi filmul: "Codul lui Da Vinci"?
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?O Santo Graal, claro, é o Ponto GPS. Lembram-se do filme "O Código Da Vinci"?
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?Świętym Graalem jest punkt GPS. Pamiętacie film "Kod da Vinci"?
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?Το Άγιο Δισκοπότηρο αποτελεί, φυσικά, η κουκκίδα GPS. Θυμάστε την ταινία "Κώδικας Ντα Βίντσι";
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?Свещеният Граал, е "Джи Пи Ес" точката. Спомняте ли си филма "Кодът на Леонардо да Винчи?
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?Священным Граалем тут является, конечно же, GPS точка. Помните фильм "Код да Винчи"?
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?הגביע הקדוש הוא כמובן נקודת הג'י-פי-אס. האם אתם זוכרים את הסרט "צופן דה-וינצ'י"?
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?والكأس المقدسة بالطبع هنا هي الـ GPS dot هل تذكرون فيلم " شيفرة ديفينشي " ؟
Elbette ki kutsal kase GPS noktasıdır. " Da Vinci'nin Şifresi " filmini hatırlıyor musunuz?『ダ・ヴィンチ・コード』の映画を 覚えてますか? GPSドットを手に取ったラングドン教授に
Elimizde bir tane kase var. -Řekněme, že mám mísu. ...nakreslím mísu...
Elimizde bir tane kase var. -Да кажем, че имам една купичка.
Elimizde bir tane kase var. -נגיד שיש לי קערה, ובתוך הקערה יש כספית. יש לי גם
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››내 손에 바로의 잔이 있기로 내가 포도를 따서 그 즙을 바로의 잔에 짜서 그 잔을 바로의 손에 드렸노라
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››og jeg havde Faraos Bæger i Hånden og tog Druerne og pressede dem i Faraos Bæger og rakte Farao det."
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››Tay tôi đương cầm cái chén của Pha-ra-ôn; tôi hái nho đó, ép nước nho vào, rồi dâng tửu bôi vào tay Pha-ra-ôn.
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››и чаша фараонова в руке у меня; я взял ягод, выжал их в чашу фараонову и подал чашу в руку фараону.
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››וכוס פרעה בידי ואקח את הענבים ואשחט אתם אל כוס פרעה ואתן את הכוס על כף פרעה׃
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››وكانت كاس فرعون في يدي. فاخذت العنب وعصرته في كاس فرعون واعطيت الكاس في يد فرعون.
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››法 老 的 杯 在 我 手 中 、 我 就 拿 葡 萄 擠 在 法 老 的 杯 裡 、 將 杯 遞 在 他 手 中
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››法老 的 杯 在 我 手中 、 我 就 拿 葡萄擠 在 法老 的 杯裡 、 將杯遞 在 他 手中
Göreceksiniz ki, kase üzerindeki her noktada, kürdanı döndürebilirsiniz. -사발위의 어느 점을 잡더라도 이쑤시개를 회전시킬 수가 있습니다
Göreceksiniz ki, kase üzerindeki her noktada, kürdanı döndürebilirsiniz. -Podes ver que em qualquer ponto na taça, podes simplesmente rodar o palito.
Göreceksiniz ki, kase üzerindeki her noktada, kürdanı döndürebilirsiniz. -お椀のどこの点であっても、爪楊枝を回転させられるでしょう。 なので、まずこの爪楊枝の向きを決めないといけません。
Grateful Dead artık kimse kaset kullanmasa da Kasetçiler adı verilen oluşumu destekliyor.Grateful Dead apoya lo que se llama Grabadores de cintas, a pesar de que ya nadie usa cintas.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Die Rabbis vergleichen dies mit einem König, der eine schöne, zerbrechliche Glaskugel hat.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.I rabbini illustrano questo aspetto con l'esempio di un re che ha un vaso di vetro bellissimo e fragile.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Les Rabbins décrivent ceci comme être un roi qui a un magnifique, fragile bol en verre.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Los rabinos describen esto como ser como un rey que tiene un cuenco precioso y frágil, de vidrio.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Những giáo sĩ Do Thái miêu tả điều này như là một vị vua có một cái chén thủy tinh đẹp, mong manh.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Os rabinos descreveram isto como se fosse um rei que tem um belo copo de vidro frágil.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Rabbijnen beschrijven dit als een koning zijn die een schitterende, fragiele, glazen kom heeft.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Rabbinerna jämför detta med en kung som har en vacker, skör glasskål.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod