Ana içeriğe geç
Sözlük

kasaba ile cümle

kasaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom yarın kasabadan ayrılacak.Tom is leaving town tomorrow.
Tom kasabadaki en zengin adam.Tom is the richest man in town.
Tom kasabadaki en iyi berber.Tom is the best barber in town.
Tom kasabadaki en zengin adamlardan biri.Tom is one of the richest men in town.
Tom kasabadaki başka birinden daha zengin.Tom is richer than anybody else in town.
Tom sadece üç haftadır kasabaya geri geldi.Tom has only been back in town for three weeks.
Ne yazık ki o, kasabadayken ona yetişmedin.It's a pity that you didn't catch up with Tom while he was in town.
Tom ne kadar süredir kasabada?How long has Tom been in town?
Kasabadan ayrılmış olabileceğini düşünüyordum.I thought you might've left town.
Kasabaya geri döndüğünü bilmiyordum.I didn't know you were back in town.
Tom kasabaya gidiyor.Tom is going to town.
Kasabaya geri dönüyorum.I'm headed back into town.
Tom kasabada yeni ve bir işe ihtiyacı var.Tom's new in town and needs a job.
Sirk kasabada.The circus is in town.
Tom Jackson bu kasabayı pratik olarak inşa etti.Tom Jackson practically built this town.
Ne zamandır kasabadasın Tom?How long are you in town, Tom?
Tom'a kasabayı gezdirmeye zaten söz verdim.I've already promised to show Tom around town.
Tom Mary'nin kasabanın kötü tarafında yaşadığını zaten bilmiyordu.Tom never knew that Mary lived on the bad side of town.
Tom annesi daha iyi hissedinceye kadar kasabayı terk etmek istemiyor.Tom won't want to leave town until his mother is feeling better.
Tesisin kapanması kasaba için felaket anlamına geliyordu.The plant's closure spelt disaster for the town.
Bu kasabanın sakinleri çok dindar ve vatansever insanlar.The residents of this town are deeply religious and patriotic people.
Bu kasabada kaç tane çılgın insan var?How many crazy people are there in this town?
Tom kasabadan sürüldü.Tom was banished from the town.
Tom kasabadaki bir vampir kulübünün varlığı hakkında yerel polisi uyarmaya çalıştı.Tom tried to warn the local police about the existence of a vampire club in the town.
Kasabaya virüs bulaştı ve şimdi karantinaya alındı.The town was infected by the virus and is now quarantined.
Son kurtulanlar dün kasabadan kaçtı.The last survivors fled the town yesterday.
Sana kasabayı gezdirmek istiyorum.I want to show you around town.
Onlara kasabayı gezdirmek istiyorum.I want to show them around town.
Ona kasabayı gezdirmek istiyorum.I want to show him around town.
Kasabadaki herkes seni sevmiyor.Not everyone in town likes you.
Kasabadaki herkes bizi sevmiyor.Not everyone in town likes us.
Kasabadaki herkes onları sevmiyor.Not everyone in town likes them.
Kasabadaki herkes beni sevmiyor.Not everyone in town likes me.
Kasabadaki herkes onu sevmiyor.Not everyone in town likes him.
Dan kasabayı terk etmeye karar verdi.Dan decided to leave town.
Karım kasabadan birkaç günlüğüne ayrılıyor.My wife is leaving town for a few days.
Bizim kasabamız ülkedeki en güzel kasabalar listesine eklendi.Our town was added to the list of the most beautiful towns in the country.
1965 yılından bu yana o kasabada hiçbir adam kaçırma olayı bildirilmemişti.No abduction had been reported in that town since 1965.
Seni kasabaya geri getiren ne?What brings you back to town?
Ne zaman kasabaya geri döneceksin?When will you get back to town?
Buradan kasabaya ne kadar uzak?How far is it into town from here?
Bu kasabada insanlar araba sürmeyi bilmiyorlar.People don't know how to drive in this town.
Ben küçük bir kasabada büyüdüm.I grew up in a little town.
Onların romantizmi kasaba hakkında konuşmaydı.Their romance was the talk of the town.
Tom hariç kasabada gerçekten hiç kimseyi tanımıyorum.I don't really know anybody in town except Tom.
Söylenti kasabanın her yerinde.The rumor's all over town.
O kasabanın gümüşçülerinin aşırı yoksulluk nedeniyle gümüş yedikleri söylenilmektedir.It is said that the silversmiths of that town ate silver due to extreme poverty.
Kocam kasabada değil.My husband's not in town.
O, hoş bir kasaba.It's a nice town.
Küçük kasabaları severim.I like small towns.
Kasabamızda yalnızca bir trafik lambası var.Our town has only one traffic light.
Teknik olarak konuşursak, ölüm, İspanyol kasabası Lanjarón'da yasaklanmıştır.Technically speaking, death is prohibited in the Spanish town of Lanjarón.
O, küçük Midwest kasabasından bekar bir anneydi.She was a single mom from a small Midwest town.
Ben kasabada en zengin adammışım gibi karım paramı sokağa atıyor.My wife throws my money around as if I were the richest man in town.
O, küçük samimi bir kasabada büyüdü.She grew up in a small friendly town.
Bütün kasaba şaşırdı.The whole town was amazed.
Tom, Alabama'daki küçük bir kasabada doğdu.Tom was born in a tiny town in Alabama.
Tom kendi başına kasabayı terketti.Tom left town on his own.
Bugün kasabaya gidiyor musun?Are you going to town today?
Annemiz kasabaya gidiyor.Mom is going to town.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kasaba ile cümle - Sayfa 8 - kasaba kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App