Ana içeriğe geç
Sözlük

kasa ile cümle

kasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom kasanın şifresini unuttu.Tom forgot the safe's combination.
Tom pasaportunu bankada güvenli bir kasada saklıyor.Tom keeps his passport in a safe deposit box at the bank.
Tom pasaportunu bankada bir kiralık kasada tutuyor.Tom keeps his passport in a safe deposit box at the bank.
Tom önemli evraklarını güvenli bir kasada saklıyor.Tom keeps his important papers in a safety deposit box.
Tom önemli evraklarını kiralık kasada saklıyor.Tom keeps his important papers in a safety deposit box.
Birçok zengin insanın evinde kasa odası vardır.Many rich people have a safe room in their houses.
Tom'a bir çelik kasası olup olmadığını sordum.I asked Tom if he had a safe deposit box.
Kasada ödeme yaparsınız.Pay at the cash register.
Şehir ve kasaba arasındaki fark nedir?What is the difference between 'city' and 'town'?
Biz biftek satın almak için kasaba gittik.We went to the butcher's to buy steaks.
Kasabasındaki yeni kuaföre gitti.She went to the new hairdresser in town.
Savigny-sur-Orge'de yaşıyorum, Paris varoşlarında küçük bir kasaba.I live in Savigny-sur-Orge, a small town in the Paris suburbs.
Bu sabah onu kasabaya getirdim.I brought her into town this morning.
O onu kasabada bıraktı.He left her in town.
Hikaye 1920'li yıllarda Almanya'nın kuzeyindeki küçük bir kasabada başlar.The story begins in a small town in the north of Germany in the 1920s.
Biz kasabaya geri gidiyoruz.We're heading back to town.
Biz kasabaya taşınıyoruz.We're moving to town.
Kasabayı terk etmek zorunda olacağız.We'll have to leave town.
O çok küçük bir kasaba.It's a very small town.
Tom çok küçük bir kasabadan gelir.Tom comes from a very small town.
Tom on üç yaşına kadar küçük bir kasabada yaşadı.Tom lived in a small town until he was thirteen.
Timmendorfer Strand tanınmış bir sahil kasabasıdır.Timmendorfer Strand is a well-known beach town.
Bu kasaba ikimiz için yeterince büyük değil.This town isn't big enough for both of us.
Büyük bir şehirde yaşamaktansa küçük bir kasabada yaşamayı tercih ederim.I'd rather live in a small town than in a big city.
Tom'la ilk kez kasabanın dışında küçük bir barda tanıştım.I first met Tom in a little bar outside of town.
Kasabadan çıkmalısın.You should get out of town.
Kasabaya gidemezsin.You can't go to town.
Tom'un kasabada olduğunu duydun mu?Did you hear Tom is in town?
Tom bir sonraki kasabada tutuklandı.Tom was arrested in the next town.
O parayı kasaya koymalısın.You should put that cash in the safe.
Dolu bir yazar kasa soyguncuları çekiyor.A fat cash register attracts robbers.
Tom'un bir banka kasası var.Tom has a safety deposit box.
Tom gelecek ay kasabaya geliyor.Tom is coming into town next month.
Tom yarın kasabadan ayrılacak.Tom is leaving town tomorrow.
Tom kasabadaki en zengin adam.Tom is the richest man in town.
Tom kasabadaki en iyi berber.Tom is the best barber in town.
Tom kasabadaki en zengin adamlardan biri.Tom is one of the richest men in town.
Tom kasabadaki başka birinden daha zengin.Tom is richer than anybody else in town.
Tom sadece üç haftadır kasabaya geri geldi.Tom has only been back in town for three weeks.
Ne yazık ki o, kasabadayken ona yetişmedin.It's a pity that you didn't catch up with Tom while he was in town.
Tom ne kadar süredir kasabada?How long has Tom been in town?
Kasabadan ayrılmış olabileceğini düşünüyordum.I thought you might've left town.
Kasabaya geri döndüğünü bilmiyordum.I didn't know you were back in town.
Kasadaki Tom'un aldığı şarap şişelerinin yarısı tıpalandı.Half of the bottles of wine in the case that Tom bought were corked.
Tom kasabaya gidiyor.Tom is going to town.
Tom kasasını açtı, bir tomar kağıt para çıkardı ve onları Mary'ye uzattı.Tom opened his safe, took out a wad of notes and handed them to Mary.
Kasabaya geri dönüyorum.I'm headed back into town.
Tom kasabada yeni ve bir işe ihtiyacı var.Tom's new in town and needs a job.
Sirk kasabada.The circus is in town.
Tom Jackson bu kasabayı pratik olarak inşa etti.Tom Jackson practically built this town.
Ne zamandır kasabadasın Tom?How long are you in town, Tom?
Tom Mary'nin kasasında ne olduğunu görmesine izin vermedi.Tom never allowed Mary to see what was in his safe.
Tom'un bu kasanın güvenlik şifresini bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom knows the combination to this safe.
Tom'a kasabayı gezdirmeye zaten söz verdim.I've already promised to show Tom around town.
Tom Mary'nin kasabanın kötü tarafında yaşadığını zaten bilmiyordu.Tom never knew that Mary lived on the bad side of town.
Tom annesi daha iyi hissedinceye kadar kasabayı terk etmek istemiyor.Tom won't want to leave town until his mother is feeling better.
Tesisin kapanması kasaba için felaket anlamına geliyordu.The plant's closure spelt disaster for the town.
Bu kasabanın sakinleri çok dindar ve vatansever insanlar.The residents of this town are deeply religious and patriotic people.
Bu kasabada kaç tane çılgın insan var?How many crazy people are there in this town?
Tom kasabadan sürüldü.Tom was banished from the town.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kasa ile cümle - Sayfa 9 - kasa kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App