Ana içeriğe geç
Sözlük

kasa ile cümle

kasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom kasabadaki bir vampir kulübünün varlığı hakkında yerel polisi uyarmaya çalıştı.Tom tried to warn the local police about the existence of a vampire club in the town.
Kasabaya virüs bulaştı ve şimdi karantinaya alındı.The town was infected by the virus and is now quarantined.
Son kurtulanlar dün kasabadan kaçtı.The last survivors fled the town yesterday.
Sana kasabayı gezdirmek istiyorum.I want to show you around town.
Onlara kasabayı gezdirmek istiyorum.I want to show them around town.
Ona kasabayı gezdirmek istiyorum.I want to show him around town.
Kasabadaki herkes seni sevmiyor.Not everyone in town likes you.
Kasabadaki herkes bizi sevmiyor.Not everyone in town likes us.
Kasabadaki herkes onları sevmiyor.Not everyone in town likes them.
Kasabadaki herkes beni sevmiyor.Not everyone in town likes me.
Kasabadaki herkes onu sevmiyor.Not everyone in town likes him.
Dan kasa dairesine girdi ve milyonlarca dolar çaldı.Dan broke into the vault and stole millions of dollars.
Dan kasada elması bulamadı.Dan didn't find the diamond in the safe.
Dan kasabayı terk etmeye karar verdi.Dan decided to leave town.
Karım kasabadan birkaç günlüğüne ayrılıyor.My wife is leaving town for a few days.
Bizim kasabamız ülkedeki en güzel kasabalar listesine eklendi.Our town was added to the list of the most beautiful towns in the country.
1965 yılından bu yana o kasabada hiçbir adam kaçırma olayı bildirilmemişti.No abduction had been reported in that town since 1965.
Seni kasabaya geri getiren ne?What brings you back to town?
Ne zaman kasabaya geri döneceksin?When will you get back to town?
Buradan kasabaya ne kadar uzak?How far is it into town from here?
Bu kasabada insanlar araba sürmeyi bilmiyorlar.People don't know how to drive in this town.
Ben küçük bir kasabada büyüdüm.I grew up in a little town.
Onların romantizmi kasaba hakkında konuşmaydı.Their romance was the talk of the town.
Tom hariç kasabada gerçekten hiç kimseyi tanımıyorum.I don't really know anybody in town except Tom.
Söylenti kasabanın her yerinde.The rumor's all over town.
Tom garajında eski bir kasa buldu.Tom found an old safe in his garage.
"Ben kasanın kilidini açtım." "Evet, doğru.""I unlocked the safe." "Yeah, right."
O kasabanın gümüşçülerinin aşırı yoksulluk nedeniyle gümüş yedikleri söylenilmektedir.It is said that the silversmiths of that town ate silver due to extreme poverty.
Kocam kasabada değil.My husband's not in town.
O, hoş bir kasaba.It's a nice town.
Küçük kasabaları severim.I like small towns.
Kasabamızda yalnızca bir trafik lambası var.Our town has only one traffic light.
Teknik olarak konuşursak, ölüm, İspanyol kasabası Lanjarón'da yasaklanmıştır.Technically speaking, death is prohibited in the Spanish town of Lanjarón.
O, küçük Midwest kasabasından bekar bir anneydi.She was a single mom from a small Midwest town.
Kocasının kasasını açtı ve bütün parayı çaldı.She broke into her husband's safe and stole all the money.
Ben kasabada en zengin adammışım gibi karım paramı sokağa atıyor.My wife throws my money around as if I were the richest man in town.
O, küçük samimi bir kasabada büyüdü.She grew up in a small friendly town.
Bütün kasaba şaşırdı.The whole town was amazed.
Tom, Alabama'daki küçük bir kasabada doğdu.Tom was born in a tiny town in Alabama.
Tom Mary'nin kasasını çalmak için bir plan hazırladı.Tom formulated a plan to steal Mary's safe.
Tom kendi başına kasabayı terketti.Tom left town on his own.
Bugün kasabaya gidiyor musun?Are you going to town today?
Tom bir kasap.Tom is a butcher.
Annemiz kasabaya gidiyor.Mom is going to town.
Bilgisayar kasanıza uygun fan ve radyatör takın.Install properly the fans and radiator in your computer case.
Bütün kasaba karla kaplıydı.The whole town was covered in snow.
O, yaşlı kadına kasabadaki tüm gürültüye ve ışığa neyin sebep olduğunu sordu.He asked the old woman what was causing all the noise and light in the town.
O bir Hıristiyan kasabasında büyüdü.He grew up in a Christian town.
Bu bir hayalet kasaba.It's a ghost town.
Kasabada bir şey kiralamayı düşünüyordum.I was thinking of renting something in town.
Tom hâlâ kasabada mı?Is Tom still in town?
Benim otel kasasında birkaç şeyim var.I have a few things in the hotel's safe.
Onlar kasabaya nasıl gittiler?How did they go to town?
Kasabada markete gidiyorum. Gelmek ister misin?I'm going to the market in town. Do you want to come?
Ben kasaba merkezinde yaşıyorum.I live in the town centre.
Arkadaşın kasabada değil mi?Isn't your friend in town?
Pasaportunuzun bir kopyasını oluşturun ve aslını otelde bir kasada bırakın.Make a copy of your passport and leave the original in a safe at your hotel.
Sel suları, kasaba civarını harap edecektir.The flood waters will devastate the nearby town.
Bu kasabada, sadece bir tane tren istasyonu var.In this town, there is only one train station.
Bu kasaba bunaltıcı.This town is depressing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod