Señora Zapata (Carla Jimenez'in seslendirdiği) - Kasabanın yetimhanesinin yöneticisi.Señora Zapata: l'amministratrice dell'orfanotrofio della città.
Kontlukta diğer yerleşkeler küçük kasabalar ve köylerdir.Gli altri centri abitati sono piccole città o cittadine.
New York kentine 1867'de ilk kasalar verildi.New York ricevette il primo carico nel 1867.
Bir işletmede nakit hareketlerini takip etmek için açılan hesaba kasa hesabı adı verilir.L'operazione di emissione di una fattura prende il nome di fatturazione.
Kasaba halkı da onların arkasında yer alır.Una città si stende sotto di lui.
Abilene Kasabası, yönetmen Edwin L. Marin'in yönettiğini 1946 yapımı western filmidir.I predoni della città (Abilene Town) è un film del 1946 diretto da Edwin L. Marin.
2004'te kasaba statüsü almıştır.Ha ottenuto lo status di città nel 2004.
Yarımada üzerinde Seward, Soldotna, Kenai, Cooper Landing, Homer gibi kasaba ve şehirler yer alır.Le città più importanti sono Seward, Soldotna, Kenai, Cooper Landing e Homer.
1981 tarihinde ise kasaba statüsüne yükselmiş ve Ereğli ilçesine bağlanmıştır.Nel 1981 passa a La Stampa di cui è inviato speciale e responsabile della politica interna.
"Tomsk çok sıkıcı bir kasaba.Acquaficara è un paesino modesto.
Kasaba için per capita income 20,405 dolardır.Il reddito pro capite della città è di $40 402.
Csaba ile birlikte, diğer sekiz kasaba şimdiki yerde bulunuyordu.Oltre a Csaba vi erano altri otto villaggi nel perimetro dove ora sorge il centro urbano.
Savaştan sonra 1946’dan 1956 ya kadar yaşayacağı doğduğu kasabaya Trieste’ye döndü.Dopo la guerra si trasferì a Trieste, sua città natale, dove visse per un decennio, dal 1946 al 1956.
Aşağıdaki liste Hawaii'deki şehir ve kasabaları gösterir.Questa lista comprende i comuni (city e town) della California.
IV. İvan döneminde, kasabanın sahipliğini kardeşi Yuri üstlenmiştir.Durante il regno di Ivan il Terribile la città passò al suo unico fratello Jurij.
Gompers: Esrarengiz Kasaba'daki keçidir.Le tagline sono: A STRANGER IN TOWN...
Herkesin birbirini tanıdığı bu kasabada, gayet sıradan gibi görünen insanların bazı olağanüstü güçleri vardır.Ovunque egli vada trova persone di eccezionale talento.
Kasabanın içinden birçok akarsu geçer ve birçok artezyen kuyusu bulunur.Ci sono molte pietre poste a cerchio, e un gran numero di grotte artificiali.
Artuşa – Kasabın oğlu.Sei mio figlio, cazzone.
Estado Novo rejimi hükümet kararı ile yedi kasabayı şehir statüsüne geçirdi.Durante il periodo dittatoriale dello Estado Novo il regime elevò al grado di città 7 centri abitati.
Grimstad ( listen (yardım·bilgi)) Aust-Agder eyaletine bağlı Norveç kasabasıdır.Grimstad è un comune della Norvegia situato nella contea di Aust-Agder.
Askeri üs kapandıktan sonra Casper kasabası kurulmuştur.La città di Casper fu fondata molto dopo che il forte era stato chiuso.
Diğer eyaletlerde eğitim, belli kasaba, şehir veya bölgelere ait okul bölgelerinin sorumluluğundadır.Altri stati, come il New York, hanno i distretti scolastici controllati dalle una contee o delle città.
Kasaba kurulduğundan bu yana Hristiyan etkinlikleri ile bilinmektedir.Probabilmente la città conobbe il cristianesimo fin dai suoi esordi.
Hatta 1 Haziran günü Fransız askerleri Missy-aux-Bois kasabasında yönetimi ele geçirirler.Il primo giugno un reggimento di fanteria prese il controllo della cittadina di Missy-aux-Bois.
Kasabanın diğer önemli geçim kaynağı da halıcılıktır.Un altro importante corso d'acqua della provincia è l'Olona.
Kasabanın nüfusu 1 Ocak 2016 tarihi itibarıyla 15,505'tir.L'età media (al 1 ° novembre 2016) di un Parlamentare bruxellois è di 50,5 anni.
Bu kasabada 1762 yılında dünyanın ilk madencilik akademisi de kurulmuştur.La città accoglie nel 1701 la prima accademia filarmonica del Paese.
Symi kasabası tek başına on üç küçük kilise ve düzinelerce şapele sahiptir.In totale esistevano solo undici fra chiese e cappelle.
Güçlüden yana olan kasaba halkı, elbirliği ile bu cinayeti örtbaseder.Questi aiutanti che stanno al suo fianco hanno il compito di uccidere.
Jarrow, Kuzey İngiltere'nin Tyne ve Wear bölgesinde 27.526 nüfuslu bir kasabadır.Jarrow è una città di 27 000 abitanti della contea del Tyne and Wear, in Inghilterra.
Filmin çekimlerinin büyük bölümü Aydın'ın Atça kasabasında yapılmıştır.Gran parte della comicità demenziale del film è affidata al puro citazionismo.
Harmanpınar Kasabası konum olarak Akdeniz bölgesinde yer almaktadır.Come ecosistema urbano si intendono le città.
Bir sonraki sabah Bob ve Sasha, rayların yanında terk edilmiş bir kasabaya ulaşır.Bob e Charlie Chan arrivano al paese vicino alla villa in treno.
Ailesi ile Neustadt am Rübenberge yakınlarında Empede kasabasında bir çiftlik evinde yaşıyordu.Vive con il marito e il figlio in un villaggio vicino a Bergisch Gladbach.
Daha sonra Lübeck´in Travem kasabına yerleşti.Tardiva la rimonta di Pamich.
Kasaba iki spor tesisine sahiptir, bunlar "FC Breinigerberg" tarafından kullanılmaktadır.Breinigerberg ha due campi sportivi utilizzati dalla locale squadra di calcio, l'FC.
Pinzón Kardeşler İspanya’daki Palos de la Frontera kasabasında dünyaya gelirler.I fratelli Pinzón nacquero a Palos, in Spagna.
Mahalle eskiden kasaba olarak da bilinmekteydi.Il quartiere era noto in città come The District.
FNLC Zaire’nin ekonomik kalbi olan Kolwezi’yi alamasa da Kasaji ve Mutshatsha kentlerini alır.Il FNLC non riuscì a conquistare Kolwezi, il cuore economico dello Zaire, ma prese Kasaji e Mutshatsha.
1755 depreminde kasabanın büyük bir kısmı yıkıma uğramıştır.All'incirca nel 170, una parte della città fu distrutta.
Kasaba, günümüzde kafeleri, plajları, otelleri ve restoranlarıyla bir turizm merkezidir.La montagna è oggi una meta turistica, attrezzata con alberghi e ristoranti.
On yıl sonra, 1955 yılında fotoğrafları sakladığı yerden çıkarıp bir bankanın kasasında sakladı.Dal 1940, però, fu costretto a vivere nascosto in una cantina.
Kasaba halkı bunu protesto etmek için sokaklara dökülmüştür.Questi artisti si esibiscono nelle strade della città.
Kasai'nin akarsu kolları arasında: Fimi, Kwango ve Sankuru nehirleri bulunur.Gli affluenti del Kasai includono il Fimi, il Kwango e il Sankuru.
Montauk resmi olarak East Hampton kasabasının bir parçasıdır ve Suffolk ilçesindedir.Southampton e East Hampton fanno parte della Contea di Suffolk.
Kasai Nehri (Angola dilinde Cassai), Kongo Nehri'nin bir akarsu koludur ve merkez Afrika'da.Il fiume Kasai (in portoghese: Cassai) è un affluente del fiume Congo localizzato nell'Africa centrale.
Keza Glory Sunnydale'e geldikten sonra kasabada akıl hastası sayısı hızla artış göstermiştir.Poco dopo il suo arrivo a Wellington, ci fu uno scoppio di febbre tifoide in città.
Cletus Kasady oldukça sıkıntılı ve belalı bir çocukluk yaşamıştır.Swen ebbe un'infanzia piuttosto dura e travagliata.
Adı, belediyenin başlangıçta ortaya çıktığı iki kasabanın birleşimidir: Etten ve Leur.Il nome deriva dall'unione di due centri abitati: Ate e Tixa.
Ekspres Kasa (İngilizce:10 Items or Less), 2006 yapımı ABD komedi drama filmi.Genere Drammatico, colore 98 minuti. - Produzione USA 2006.
Bu kasaba 1890'lara kadar Avrupa'nın en önemli sağlık merkezlerinden birine dönüşmüştür.Intorno al 1890, era diventata uno dei più importanti centri di cura europei.
Kampüsü Palaiseau kasabasındadır, Paris-Sud Üniversitesi.La sede è situata a Palaiseau, nel campus dell'Università Parigi-Saclay.
Bu kasabada bir müze var mıdır?В этом городе есть музей?
Bir kasap et ticareti yapar.Мясник торгует мясом.
Jane üç yıl önce kasabamıza geldi.Женя приехала в наш городок три года назад.
Otel kasasına bir şeyler koymak istiyorum.Я бы хотел поместить некоторые вещи в гостиничный сейф.
Bu kasabada kimseyi tanımıyorum.Я никого не знаю в этом городке.
Otel kasasında bazı şeylerim var.У меня есть вещи в гостиничном сейфе.
Kısa bir çatışmadan sonra kasabayı ele geçirdik.После короткого боя мы взяли город.