kasa ile cümle

kasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Etrafında gelişen kasaba da Marienburg ismini almıştır.La ciudad que creció alrededor de la misión también lleva el nombre de San Buenaventura.
Alicia Bridges, Cleveland County'de yer alan ve küçük bir kasaba olan Lawndale, North Carolina'da doğdu.Nació en Lawndale, Carolina del Norte, una pequeña ciudad del Condado Cleveland.
Grand-Bassam, Fildişi Sahili'nin güney doğusundaki Abidjan'ın doğusunda yer alan bir kasabadır.Grand-Bassam es una ciudad de Costa de Marfil, situada al este de Abiyán.
Tōkai, 1 Nisan 1969 tarihinde Yokosuka ve Ueno kasabalarının birleştirilmesiyle kurulmuştur.La ciudad fue fundada el 1 de abril de 1969, tras la fusión de los pueblos de Ueno y Yokosuka.
The Secret of Santa Vittoria (Kasabanın Sırrı) (1966).Tímpano de de Santa Victoria (1926).
FNLC Zaire’nin ekonomik kalbi olan Kolwezi’yi alamasa da Kasaji ve Mutshatsha kentlerini alır.El FNLC no capturó Kolwezi, el centro económico de Zaire, pero tomó Kasaji y Mutshatsha.
Trablusşam'ın dışında bir kasaba olan Arqa'nın kuşatması Raymond'ın beklediğinden daha uzun sürdü.El asedio de Arqa, ciudad situada fuera de Trípoli, resultó más largo de lo esperado.
Adanın merkezi Thong Sala isimli kasabadır.La población más grande de la isla es Thong Sala.
Asıl Kazova (Kazabad) kasabası Tokat şehri toprağında yüzelli akçalık bir kazadır.Es la última estación de la Ciudad de Matsuyama en dirección a las ciudades de Iyo y Yawatahama.
Bazı yakın kasabalar da depremden zarar gördü.Del mismo modo, algunos barrios modernos sufrieron los embates del terremoto.
Makar, Luch adında küçük bir kasabada büyüdü.Creció en un pequeño pueblo llamado Ungía.
Buda: Ben acıyı gayet iyi biliyor ve görüyorum, Kasapsa.El torero, quien da capotazos y persigue al toro.
Kasady aslında kanserdir.En el Zodíaco es Cáncer.
Kasaba için per capita income 20,405 dolardır.La renta per cápita para la ciudad era de 20.455 $.
Oyuncu karakter, Pallet Kasabası'nda yaşamakta olan 10 yaşında bir Pokémon Eğitmeni'dir.El protagonista es un joven entrenador Pokémon que vive en Pueblo Primavera.
Kasaba zenginleşmeye başladı.La ciudad comenzó a expandirse.
Kapalı bir yerde sürgün cezasına çarptırılanlar adadaki Ducos kasabasına gönderilmiştir.Aquellos sentenciados a deportación a una fortaleza fueron enviados a la península de Ducos.
Humahuaca adı, 11,000 nüfusa sahip küçük bir kasabadan gelmektedir.Gengenbach es una pequeña ciudad de aproximadamente 11.000 habitantes.
1916 yılında Düzce'nin Konuralp kasabasının Aybaşı köyünde dokuz kardeşin sekizincisi olarak doğdu.En 1869 creó la Asociación Americana pro Sufragio de la Mujer.​ Era la octava de nueve hermanos.
Bu kasaba Leipzig'in 60 km doğusunda, Dresden'in 60 km batısında yer almaktadır.Se encuentra situada a 60 km al este de Leipzig y a 60 km al oeste de Dresde.
Kasabanın yeniden inşası için dünyanın her yerinden bağışlar toplandı​​.Donaciones de todo el planeta contribuyeron a la restauración.
Arabalarına binerek kasabadan uzaklaşırlar.Ellos están atrapados en el tráfico en su intento de salir de la ciudad.
Kasaba bir telif hakkı tuzağı olarak planlanmıştır.El lugar fue nombrado como trampa de derechos de autor.
Yapı iki katlı olup, kasabanın merkezinde yer almaktadır.Es uno de los dos, ubicados en el centro urbano de la ciudad.
Ramsgate, Doğu Kent, İngiltere'deki Thanet bölgesinde bir sahil kasabasıdır.Ramsgate Ramsgate es una localidad costera inglesa en el distrito de Thanet, al oeste del condado de Kent.
Kaçırılan bu insanlar kasabaya yerleştirilen kameralar sayesinde takip edilmektedir.Por otro lado dichos atacantes fueron filmados por las cámaras de circuito cerrado existentes en la zona​.
Ancak, kasaba ve township'lere verilen güçler eyaletten eyalete çok farklılık gösterir.Sin embargo, los poderes otorgados a las ciudades o municipios varían considerablemente de un estado a otro.
Klip, Ciechanowiec kasabasında bulunan Agriculture Müzesinde çekilmiştir.El vídeo musical fue filmado en el Museo de Agricultura (Muzeum Rolnictwa) de Ciechanowiec.
Grup kasabayı terk eder.La gente huye de la ciudad.
Daha sonra kasabada peşpeşe cinayetler başlar.En ocasiones empiezan a cometer acciones criminales en la ciudad.
1776 yılında Érd oppidum (kasaba) haline geldi.En 1776, Érd se convirtió en oppidum (ciudad).
Kasabaya bağlı 19 yayla bulunmaktadır.Es una de las 19 ligas que conforman a dicha provincia.
İlçeleri az nüfuslanmış birer küçük kasaba görünümündedir.Tanto es así que parecere una pequeña provincia dentro de otra.
Kasabanın bir sanayi bölgesi de vardır.La ciudad también tiene una fábrica de tabaco.
Bu isim kasabanın çeşitli dağlar tarafından çevrelenmiş bir vadinin içinde olmasından dolayı verilmiştir.Esto se debe sin duda al hecho de estar situado en un valle rodeado de montañas.
Ordu Guanajuato kasabasına saldırdı.Los exteriores se rodaron en la ciudad de Guanajuato.
Ararat kasaba olarak 1939 yılında kurulmuştur.El pueblo fue elevado a comunidad urbana en 1939.
IV. İvan döneminde, kasabanın sahipliğini kardeşi Yuri üstlenmiştir.Durante el reinado de Iván el Terrible la ciudad pasó a su hermano, Yuri.
Bu eyalette en az 1.000 nüfusu olan yerleşim yerleri kasaba kabul edilmektedir.Otras localidades con menos de 1000 habitantes son:
Kasaya geçtiğinde ise Riley'yi görür.Antes de que él pueda explicarse aparece Riley.
Bu sırada Sam ve Lila, kasabada şerifin evindedirler.Al mismo tiempo, Marshall y Lily están en el apartamento.
2005 yılı itibarıyla, kasabanın nüfusu 1.536 kişiden oluşmaktadır.Solo en 2001, la ciudad se convirtió en el hogar de 1.546 inmigrantes.
Homborsund lighthouse istasyonu ve Nøgne Ø bira fabrikası kasabada bulunmaktadır.La estación del faro Homborsund está ubicada dentro del municipio, al igual que la cervecería Nøgne Ø.
Kasap (2000) adlı film ile çıkış yaptı.Debutó en el cine con Animal Room (1995).
Kasaba nüfusuna yerleşim genellikle buraya yakın yerleşim yerlerinden olmuştur.Evidentemente, en general acudían a la sede más cercana a sus lugares de residencia.
2004'te kasaba statüsü almıştır.Adquirió estatus urbano en 2004.
Edgar ve Ellen'i en çok kasabadan atmak isteyen kişidir.Él es la única persona viva que Edgar y Ellen temen más que el uno al otro.
Üç el ateş edilir.Michael, silahını banka çalışanına doğrultur ve kasayı açmasını söyler.Michael apunta a la empleada del banco y exige que la caja sea abierta.
Almanya'daki bir kasabanın I. Dünya Savaşı'ndan hemen önceki durumunu konu almaktadır.Describe la vida en un pequeño pueblo del norte de Alemania justo antes de la Primera Guerra Mundial.
Özgür bir dünya için direnen kasabalılar.Un manifiesto por una ciudad libre.
Kasa materyali alüminyumdur. iPad 2'de çift-çekirdekli Apple A5 işlemci kullanılmaya başlanmıştır.Se lanza a la venta el iPad 2 de Apple.
Kasaba halkının doğaüstü etkilerden dolayı acı çeken kişiler olduğunu fark eder.Palpa de cerca cómo sufre el pueblo por los efectos de la crisis económica.
Burkittsville, Frederick County, Maryland, Amerika Birleşik Devletleri'nde yer alan bir kasabadır.Burkittsville es un pueblo ubicado en el condado de Frederick en el estado estadounidense de Maryland.
19. yüzyıla kadar bir ticaret kenti olmasına rağmen Örebro, hep küçük bir kasaba olarak kaldı.Hasta mediados del siglo IV a. C., Quersoneso permaneció como una ciudad pequeña.
Voyvodalık, 109 şehir ve kasabadan oluşmaktadır.Para España, se compone de 109 ciudades. ...
Kasaba, spor kulübü Íþróttabandalag Akraness, kendi futbol takımı için ev sahipliği yapmaktadır.Maxithlon es un juego en línea gratuito en el cual debes administrar tu propio club de atletismo.
2 kart hep boşta kalır Her oyuncu 20 kasa (200 para) borçla oyuna başlar.Juego de cartas para poder jugar solo dos personas, de unos 20€ de precio.
2006 itibarıyla kasabanın nüfusu 3,061'dir.Para 2006 la ciudad tenía una población de 3.061 personas.
Bunun için Kilani Kasabası'na çekildi.Él se dirige a la clínica de Shani para hacerlo.
Nässjö, uzun yıllar boyunca kırsal bir kasaba olarak bilinmekteydi.Mene Grande fue fundado hace varios siglos como una ciudad agrícola.

İlgili Sayfalar