kasa ile cümle
kasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yerlileri tarafından 'Kasaba' diye de anılır.Ses habitants sont appelés les Colombiens.
Polonyalılar kasaba içerisinde Katedral'e doğru ilerlediler.Les catholiques sont revenus dans la ville.
İkinci büyük şehir ise bir doğu kasabası olan Baucau'dur.La deuxième ville est Baucau, à l'est de l'île.
Kasabanın yaklaşık 30.000 nüfusu vardır.Cette ville a environ 30 000 habitants.
Seward Yarımadasının güneyinde Norton Sound'un kuzeyinde yer alan sahil kasabasıdır.La ville de Nome se trouve sur le bord nord d'entrée du Norton Sound.
Kasabasının adı 1961 yılında Konak olarak değiştirilmiştir.Le nom a été remplacé en 1961 par Commune de Huija.
1944’te, kasabanın adı yeniden Bolnisi oldu.En 1946, le nom du village redevint Pysmenne.
Fiat 132 sadece sedan kasa ile üretilmiştir.C'est la copie conforme de la Fiat 132 ; elle vient compléter la gamme SEAT.
Enigma, Georgia - Georgia, ABD' de bir kasabadır (en:Enigma, Georgia).Enigma est une ville située en Géorgie, aux États-Unis.
Yazar kasa sistemi ürünlerin ne zaman ve nerede satın alındığı ile ilgili bilgi sağlar.On obtient ainsi des informations absolues sur ce que chaque acheteur a acheté et où.
Kısacası tüm hikâyenin geçtiği, Kaliforniya'ya bağlı kasaba.Rêve qui se résume à un maximum de Californiennes.
Pirna, Almanya'nın Saksonya eyaletinde yer alan bir kasabadır.Pirna, une ville de Saxe en Allemagne.
Kasabanın ortalama yüksekliği 470 metredir.L'altitude moyenne de la ville est d'environ 470 mètres.
Kasabamızda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı bir adet 9 İlköğretim okulu vardır.La ville possède une école primaire située dans le 9e décile.
Bu dönemin aşıkları köylerde, kasabalarda veya şehirlerde yetişmiştir.Ils vivent désormais dans des villages ou dans des villes.
İmişli Rayonu'nda bir şehir ve 51 kasaba vardır.Il y a 1 ville et 58 villages au rayon,,.
Kasabanın saygın büyücüsüdür.Le Sorcier est le sorcier du village.
Kasabanın modern tablosu, yüzyıl dönümünde kuruldu.Le visage actuel de la commune prend forme au Xe siècle.
Şehir, 11 Kasım 2011 tarihinde kasabadan şehir statüsüne yükseltilmiştir.La ville a reçu ce statut le 11 novembre 2011.
Kasabada evlilikler genellikle anlaşarak yapılır.Les mariages sont généralement arrangés.
Uçan Hollandalı'nın gemisi: Kasabadaki hayalet Uçan Hollandalı'nın kaldığı gemidir.Le Vaisseau fantôme ou Le Hollandais volant Pour le vaisseau fantôme, voir Le Hollandais volant.
Bu tür ihtiyaçlar köye en yakın kasabadan sağlanmaktadır.Pour la faire réparer, ils cherchent la ville la plus proche.
Dobele kasabası ilk olarak tarihi kaynaklarda 1254 yılında bahsedilmiştir.Le domaine de Vestiena est mentionné dans les sources historiques en 1452.
PMZ-40 dairesel şekilli metal kasalı Eski Sovyetler Birliği yapımı çok amaçlı kara mayınıdır.Perm-36 est un camp de travail forcé, ancienne unité du Goulag soviétique.
Kasaba sınırları içinde değişik birçok maden vardır.De nombreuses mines se trouvent dans les limites mêmes de la ville.
Doğum yerinin hangi kasaba olduğu hakkında tartışmalar bulunmaktadır; ama büyük olasılıkla Doornik'dir.Son lieu de naissance n'est pas connu, il est possible que ce soit Lyon.
Kasaba prefektörlüğün güneyinde, Fuji Dağı'nın eteklerinde ve Kawaguchi Gölü'nün kıyısında yer almaktadır.On trouve également un domaine Wachifields près du Mont Fuji, au lac Kawaguchi.
Kasabada bir erkek ilkokulu vardı.Y aurait-il un voleur dans l'école ?
Filmin çekimlerinin büyük bölümü Aydın'ın Atça kasabasında yapılmıştır.La plupart des œuvres exposées sont issues de son projet Hiding in the City.
Burası benim doğduğum kasaba.Ésta es la ciudad en la que nací.
Küçük bir kasabada yaşıyorum.Vivo en una ciudad pequeña.
Kasabada en pahalı otelde kaldık.Nos hospedamos en el hotel más caro de la ciudad.
Bu kasabada eski bir kilise var.Hay una vieja iglesia en esta ciudad.
Bu kasabada bir müze var mıdır?¿Hay un museo en esta ciudad?
O kasabaya gidiyor gibi görünmüyor.No parece que vaya a la ciudad.
O yakındaki bir kasabada yaşıyordu.Vivía en una ciudad cerca de aquí.
İki kasaba bir nehirle ayrılır.Las dos ciudades están separadas por un río.
O kasabada iş bulabildi.Fue capaz de encontrar trabajo en esa ciudad.
Onun doğduğu kasabayı biliyor musun?¿Sabes en qué ciudad nació?
Bu kasabada çok arkadaşı yok.No tiene muchos amigos en este pueblo.
Bu kasabaya geldiğimden beri on yıl oldu.Han pasado diez años desde que vine a esta ciudad.
Kasabada yeniyim.Soy nuevo en la ciudad.
Ben bir kasabada yaşıyorum.Vivo en una ciudad.
Tom'un kasabadan ayrıldığını biliyor muydun?¿Sabías que Tom se había ido del pueblo?
Tom ne zaman kasabaya geldi?¿Cuándo vino Tom al pueblo?
Kasabaya doğru ilerleyen lavlar yöre halkını korkutuyor.La lava, que se está extendiendo hacia el pueblo, atemoriza a los lugareños.
Kasabadan ayrılmış olabileceğini düşünüyordum.Pensaba que podría haber dejado la ciudad.
Kasaba halkı alkışladı.Aplaudieron los pueblerinos.
Küçük bir kasabada yaşadım.He vivido en una ciudad pequeña.
Los Angeles'ta yeni bir hayata başlamaya çalıştıktan sonra, Buffy üçüncü sezonda kasabaya geri döner.Después de intentar comenzar una nueva vida en Los Ángeles, Buffy regresa a la ciudad en la tercera temporada.
Annesi Joyce ve kasabanın polis şefi Jim Hopper, Will'i aramaya başlar.Su madre, Joyce, y el jefe de policía del pueblo, Jim Hopper, buscan a Will.
Ertesi gün Gallo kasabası benzer biçimde ele geçirildi.El día siguiente, la aldea de Gallo fue tomada de forma similar.
Yazar kasa sistemi ürünlerin ne zaman ve nerede satın alındığı ile ilgili bilgi sağlar.El sistema de cajas registradoras proporciona información acerca de cuándo y qué productos se compraron.
Erişim tarihi: 10 Mart 2017. ^ "Congo government returns tribal leader's body to sooth Kasai tensions".Consultado el 27 de febrero de 2017. «Congo government returns tribal leader's body to sooth Kasai tensions».
Göçmenlerin çoğu Polonya'nın Żelechów kasabasından geldi.La mayoría de estos inmigrantes venían del pueblo polaco de Żelechów.
1943 yılında kırsalda Relizane kasabasına taşındı ve kendi şarkılarını yazmaya başladı.En 1943, se mudó al pueblo Relizane y empezó a componer sus propias canciones.
Günün sonunda, Bulgarlar, Mesembria'yı savunanları şaşkına çevirip, kasabayı ele geçirdiler.Al final del día, los búlgaros superaron a los defensores de Mesembria y capturaron la ciudad.
1340 yılında Macar Kral Charles Robert, kasaba haklarını doğruladı ve daha da genişletti.En 1340, el rey Carlos Roberto admitió los derechos como ciudad y los amplió.
Her şehrin ve kasabanın kendi festivali vardır.Toda gran ciudad tiene su Festival.
Kasabada eczane yoktur.En el municipio no existe ninguna farmacia.