kasa ile cümle
kasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kasaba Türkmen nüfusa sahip olmasına rağmen kozmopolit bir yapı da sergilemektedir.Si le tourisme contribue à vitaliser l'économie de la ville, Pons est également une cité commerçante.
Şehir 1 Mart 2004 tarihinde Awara ve Kanazu kasabalarının birleştirilmesiyle kurulmuştur.Awara a été fondée le 1er mars 2004, à partir de la fusion des villes d'Awara et Kanazu.
Kasabanın bir sanayi bölgesi de vardır.La ville est aussi dotée d'un parc industriel.
Kasaba halkı bunu protesto etmek için sokaklara dökülmüştür.Ceux-ci descendent dans les rues pour manifester leur joie,.
Gelişmiş bir kasaba görünümündedir.C'est une ville dynamique en plein essor.
Riseborough İngiltere'nin Wallsend bölgesinde doğup, Whitley Bay kasabasında büyüdü.Andrea Louise Riseborough est née à Wallsend, et a grandi à Whitley Bay, en Angleterre.
O kasabaya yakın bir yerde yerleşmişti.Il est situé à proximité de cette ville.
Kasaba bugün adını muhafaza etmektedir.La place municipale porte aujourd'hui son nom.
Ash, kasaya gider ve para alır.Bart déverrouille le coffre, lui donne l'argent et elle s'en va.
Çok sayıda küçük kasaba ve köylerle çevrilir.Beaucoup s'installent dans les petites villes et villages alentour.
Köprü, kasaba çevresindeki tarım hizmetleri için bir merkez haline geldi.La ville joue le rôle de centre de services pour la zone agricole qui l’entoure.
Kasai'de Japonya'nın ulusal hazinelerinden biri olan Ichijō-ji pagodası bulunmaktadır.Ce shintai de Kashima est l'un des trésors nationaux du Japon.
Kasai'nin akarsu kolları arasında: Fimi, Kwango ve Sankuru nehirleri bulunur.Au nombre des affluents du Kasaï figurent les rivières Fimi, Kwilu, et Sankuru.
İki kasabada da ayrı ayrı beş hane bulunur.Il y a cinq espèces dans deux genres.
Bu arada, Kate New Mexico'da kasabanın bomboş olduğunu görür.Au nouveau Mexique, Kate retrouve la ville de Truth or Conséquences vide.
Kasaba bir balıkçı köyü olarak 17. yüzyılın ortalarında oluşmaya başlamıştır.La ville a commencé à se développer au XIXe siècle comme village de pêcheurs.
Voyvodalık, 85 şehir ve kasabadan oluşmaktadır.La voïvodie comprend 85 villes.
Türk kaynakları ise Manisa kasabasında 4.355 kişinin öldüğünü iddia ediyor.Les autorités turques affirment que 4 355 personnes sont mortes lors de cet évènement.
Tiverton, İngiltere'de Devon bölgesinde yer alan bir kasabadır.Tiverton est une ville du Devon, en Angleterre.
Orta Çağ'da Rochdale küçük bir kasaba idi.Steenwijk était au Moyen Âge une cité libre.
Roma İmparatorluğu zamanında ise kasabanın kuzeyinde bir sınır kampı kurulmuştu.Au temps de l'occupation romaine, un camp était établi sur le territoire de la Commune.
Pencikent, Farsça 5 kasaba anlamına gelmektedir.Le powiat de Skarżysko-Kamienna comprend 5 communes.
Aniden ortaya çıkan bilinmeyen bir güç tarafından kasaba yok olmaya başlamaktadır.Le palais est soudain détruit par une force inconnue.
Kasabadan Weser nehri geçmektedir.La rivière Weser traverse la ville.
1315 yılında kasaba haklarını almıştır.La ville reçoit ses droits communaux en 1355.
II. Basileios, ilkbaharda kasabayı hızla ele geçirdi ve sakinlerini yeniden yerleştirdi.Basile II reprend rapidement la ville et disperse ses habitants.
Öğrenciler Taşımacıklıkla Döngele Kasabasına giderek eğitimini orada almaktadır.Les étudiants reviennent dans la rue en organisant leur grande marche.
Kasaba, 1989 yılına kadar köy iken 1989 tarihinden sonra Belediye olmuştur.La ville était détenue par la gauche depuis 1989.
Kızıl Ordu, kasabayı ele geçirmek için bir dizi karşı taarruz başlatmıştır.L'infanterie russe, sur plusieurs colonnes, veut emporter la ville.
Küçük bir orman kasabasıdır.La cité des Petits Bois.
Görünüşte bu sakin ve huzurlu kasaba “El Deseo” bazı yabancılar yüzünden değişir.Cette culture et ce goût « classiques » s’accompagnent de beaucoup de curiosité pour les « modernes ».
Şoka giren Jennifer'ı kaçırır ve kasabanın adını aldığı şelaleye götürürler.Celui-ci, embarrassé, appelle Jenkins qui fait sortir l'Indienne de sa chambre.
Göreme kasabasının eski isimleri 'Matiana, Korama, Maccan ve Avcılar'dır.Les anciens noms de la ville sont Korama, Matiana, Maccan ou Machan et Avcilar.
Kasabada kişi başına düşen gelir $15,583'dır.Le revenu par tête pour la ville était de 15 983 $.
Lek günümüzde kasabaya su sağlayan yer konumundadır.Actuellement, c'est la CILE qui fournit l'eau aux habitants de la ville.
Kasabaya ait web sitesiLe site internet de la ville.
Geldiklerin kasabanin ismini koymuşlar.Ce sont elles qui ont donné leur nom à la ville.
Julia, Jason ve Rick bu macerada Kilmore Koyu kasabasıyla ilgili bazı tuhaflıkların farkına varırlar.Jason, Julia et Rick avancent dans leur enquête sur le mystère de Kilmore Cove...
Kasaba halkı bunların cadı denilen habis ruhların eseri olduğunda ittifak etti.Le couple a réuni tout ce que leur a demandé la sorcière.
Kalocsa, Macaristan Kasabanın resmi web sitesiLe site officiel de la ville Portail de la Hongrie
Avrupa'da kasaba ve şehirlerde bayağı serçe daha yaygındır.C'est également en milieu urbain que vivent le plus souvent les Européens et les Libanais.
Kasaba, olayla çalkalanır.La ville est en alarme.
Kasabada içme suyu problemi yoktur.Il n’y a pas d’accès à l’eau potable dans le village.
GE serisi: Dikdörtgen kasaya sahiptir.Article détaillé : La Boîte à Cailloux.
1760'lardan beri popüler bir sahil tatil kasabası olan Yarmouth, Norfolk Broads'ın denize açıldığı kapıdır.C'est un port de plaisance depuis 1760 et un passage entre les voies navigables de Norfolk Broads et la mer.
Kasaba halkı da bu dövüşü desteklemektedir.Le maire de ville semble également favoriser cette initiative.
Buda: Ben acıyı gayet iyi biliyor ve görüyorum, Kasapsa.Le butane se condense, suivi du propane.
Kasaba adının kaynağının ne olduğu bilinmemektedir.On ne connait pas l'origine du nom de la ville.
Kasaba daha sonraları Royal Castle olarak anılan Mazovie Dukes kale çevresinde yayılmıştır.La ville a été construite autour du château des ducs de Mazovie, qui deviendra plus tard le palais royal.
Voyvodalık, 109 şehir ve kasabadan oluşmaktadır.La voïvodie comprend 109 villes.
Glücksburg, bir soyadı değil bir kasaba adıdır.Frankenberg est un nom de lieu et un nom de personne.
Kasabadaki en tembel kişidir.Il est l'homme le plus puissant de la ville.
Tarım da kasaba ekonomisinde önem taşımaktadır.L'agriculture reste encore le cœur de l'économie de la ville.
Bu filmde bu sefer iki uzaylı ırkın savaşını Colorado'daki bir kasabaya taşıyor.Le film met en scène une guerre entre deux clans corses en plein Paris.
2004'te kasaba statüsü almıştır.Elle obtient le statut de ville en 2004.
Her şehrin ve kasabanın kendi festivali vardır.Chaque communauté locale crée sa fête.
Abilene Kasabası, yönetmen Edwin L. Marin'in yönettiğini 1946 yapımı western filmidir.Nocturne est un film de 1946 d'Edwin L. Marin.
4 gün süren çatışmalar sonucu ordu kasabada yeniden denetimi sağlamıştır.Après quatre jours de combat, on autorisa la population à regagner la ville.
Şerif Bud Dearborne (William Sanderson), kasabanın şerifi.Elle est la compagne de Bud Dearborne, l'ancien shérif de la ville.
Kasaba İzlanda'nın güneybatı kıyısında, Reykjavik'e 50 km mesafede yer almaktadır.La ville est située sur la côte sud-ouest de l'Islande, sur les rives de l'Ölfusá, à 50 km de Reykjavik.