Ana içeriğe geç
Sözlük

kasa ile cümle

kasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kasabanın yeniden inşası için dünyanın her yerinden bağışlar toplandı​​.Durch zahlreiche Spenden aus aller Welt konnte die Stadt wieder aufgebaut werden.
1 Ekim 2009 tarihinde Haruhi kasabası Kiyosu'ya katılmıştır.Am 1. Oktober 2009 wurde Haruhi aus dem Nishikasugai-gun eingemeindet.
Kasabadaki çocukların bayıldığı Terrance and Philip Show adlı bir dizileri vardır.Sie schleichen sich in die Show ein, bei der Terrance und Phillip exekutiert werden sollen.
Kasaba ile Gülağaç İlçesi ve köyleri arasındaki ilişkiler gayet iyidir.Sein Verhältnis zum Stadtleben und zu Städtern gilt als gespannt.
Kasabanın etrafı oldukça düzgün tarım arazileri ile çevrilmiştir.Die Stadt ist von viel fruchtbarem Landwirtschaftsland umgeben.
Kasanın ön kısmının gümüş rengi metal yüzeye benziyor.An der Vorderseite ein silberner Gardestern.
2008 yılına gelindiğinde Kasaba adlı bir EP yayımladı ve aynı adlı şarkıyla çıkış yaptı.1988 brachten sie eine EP heraus, die einzige Veröffentlichung.
Ash, kasaya gider ve para alır.Er bezahlt an der Kasse und fährt weiter.
Kasabanın ismi son olarak Lillehammer olarak telaffuz edilmeye başlandı.Diese erhielt den Namen nach der kleineren Gemeinde Lillehammer.
Kasabanın ismi kelimesi kelimesine "Kunduz çayırı/çayır çarşı (meydanı)" dır.Der Name der Stadt bedeutet wörtlich „Makrelenfluss/-bucht“.
Roma İmparatorluğu zamanında ise kasabanın kuzeyinde bir sınır kampı kurulmuştu.Während der Zeit des Römischen Reichs wurde südlich der heutigen Stadt eine Siedlung angelegt.
Hot Springs dışındaki kasabalarda hala bu olayın kalıntıları durmaktadır.In Desert Hot Springs gibt es mehrere Spas mit heißem Wasser.
Merkezi Békéscsaba kasabasıdır.Weg in der Siedlung Friedensstadt.
Yüksek eğimli bir yamaca yerleşmiş olan kasaba, pitoresk Orta Çağ görünümünü korumaktadır.Das befestigte Dorf Pianiano hat sein mittelalterliches Erscheinungsbild bewahrt.
Kasaba ada Grande-Terre batısında yer almaktadır.Sie liegt im Westen der Insel Grande-Terre.
Kasaba zenginleşmeye başladı.Die Nordstadt begann zu Wachsen.
1315 yılında kasaba haklarını almıştır.1350 erhielt er die Stadtrechte.
Plankton, Bikini Kasabası'nın en küçük canlısıdır.Wildenfels ist die kleinste Stadt im Landkreis Zwickau.
Çoğu şehir ve kasabalarda “Ateşgâhlar” (pyrées) bulunmaktaydı.In fast jeder Stadt wurden Erdhügel bzw. -pyramiden errichtet, sogenannte Mounds.
1944 yılında kasaba, Market Garden Harekâtı sırasında bir savaş alanıydı.Die Brücke war 1944 ein strategisches Ziel der Operation Market Garden.
Don Nehri'ni kıyısında küçük bir kasabada 1877'de doğdu.Er wurde 1828 an der Nieder-Ramstädter Straße auf Bessunger Gemarkung errichtet.
İnsanlar kasabalarına yürüyerek gitmek zorunda kalırlar.Die Arbeiter fuhren in die Städte.
Model 52 mayını İsveç yapımı dairesel plywood kasalı tahripli tanksavar mayınıdır.Die Baureihe Z65 ist eine schwedische Kleindiesellokomotive.
Bu kasaba Hollanda sınırında yer almaktadır.Die Gemeinde liegt direkt an der niederländischen Grenze.
Kaçanlardan kasaba halkının bol zahiresi bulunduğunu öğrendi.Anwohner berichteten von einer Massenflucht.
19. yüzyıl başlarında kurulan kasaba, koyun güneybatı kıyısında yer alır.Ein Haus aus dem 19. Jahrhundert findet sich in der Südwestecke des Bawn.
Victoria'da Dadswells Bridge kasabasında dev bir koala şeklinde yapılmış bir turist kompleksi vardır.In Donnersdorf ist ein großer, weithin sichtbare Komplex von Kaufland-Logistik.
Bu kasaba dünyanın parfüm başkenti olarak bilinmektedir.Die Stadt ist bekannt für die weltgrößte Pekannuss.
Dumaguete (Sibulan kasabası) ve Tagbilaran'da da havalimanları mevcuttur.Ebenso stehen die Flughäfen Rimini (saisonal) oder Bologna zur Verfügung.
Şimdi bu gelenek sadece küçük kasabalarda devam etmektedir.Es wird auch heute noch in kleineren Ortschaften praktiziert.
Azize Catherine'in kasabanın koruyucusu olduğuna inanılır ve kasabadaki en eski kilise adını ondan almaktadır.Sie ist dem heiligen Johannes dem Almosengeber geweiht und ist die älteste Kirche der Gegend.
Kasabanın nüfusu 28 Ağustos 2006 tarihi itibarıyla 11,823'tür.Die meisten Besucher an einem Tag verzeichnete der 28. August 2004 mit 11.800.
Bunun dışında kasabamıza önemli bir stratejik konum kazandırmaktadır.Dadurch kam der Stadt auch eine besondere strategische Bedeutung zu.
Kasaba 16. ve 17. yüzyılda yün ticareti sayesinde zenginleşti.Argentat entwickelte sich im 16. und 17. Jahrhundert zu einem wohlhabenden Städtchen.
Bu geçici üssün kurulması ile kasabanın önemi arttı.Diese Versorgungsfunktion erhöhte die Bedeutung der Station.
Kasabanın 889 nüfusu olup Polonya'nın en küçük bölgelerinden biridir.Das Dorf hat 838 Einwohner und ist damit das kleinste Dorf der Gemeinde.
Olaylardan on bir yıl önce, kasabadaki mağaranın kuzey tarafı çöker ve altı madenciyi tutsak bırakır.Die letzten 15 Monate der sechsjährigen Gefangenschaft verbrachte er in Südwales, um kleine Bunker abzubauen.
Glücksburg, bir soyadı değil bir kasaba adıdır.Dies suggeriert, Baskerville sei eine Ortschaft und kein Familienname.
Bugün Kleve kasabası Kleve ilçesinin başkentidir.Die Stadt Kleve ist heute der Schulträger.
Her kasabanın kendine özgü bir ihtiyacı vardır.Jedes Dorf hat eine eigenständige Geschichte.
Kasaba, sakinleri tarafından terkedilmiş.La ville fut désertée par ses habitants.
Bu, yüz elli nüfuslu küçük bir kasaba.C'est une petite commune de cent cinquante habitants.
Tom Boston'dan çok uzak olmayan küçük bir kasabada yaşıyor.Tom vit dans une petite ville non loin de Boston.
Ertesi gün Gallo kasabası benzer biçimde ele geçirildi.Le jour suivant, le village de Gallo est occupé de la même manière.
Humahuaca adı, 11,000 nüfusa sahip küçük bir kasabadan gelmektedir.Il tire son nom de Humahuaca, petite ville de 11 000 habitants.
1911 yılına ait kayıtlarda kasabanın adı Chepping Wycombe ve Chipping Wycombe olarak geçmektedir.Jusqu'en 1911, la ville portait le nom de Chipping Wycombe ou Chepping Wycombe.
Küçük kilise S. Giovanni Battista, kasabanın en yüksek noktasına yerleştirildi.La petite église de San Giovanni Battista, située au point le plus haut du village.
16.000'e yakın kişi bu kırsal kasabada yaşamaktadır.Environ 16 000 habitants vivent dans cette banlieue rurale.
Kasaba plajında dalış yapmak mümkündür.Il est possible de faire de la plongée sur la plage de la commune.
1 Ekim 2009 tarihinde Haruhi kasabası Kiyosu'ya katılmıştır.Le 1er octobre 2009, le bourg de Haruhi a aussi été intégré à Kiyosu.
Grup ilk olarak eskiden bir kasap dükkânı olan Kirchner'in atölyesinde buluştu.Celui-ci se réunissait dans le premier studio de Kirchner, une ancienne boutique de boucher.
Çoğu Roma kasabası ve kentinin Roma kentinin kendisinde de olduğu gibi bir forumu ve tapınakları vardı.La plupart des villes romaines ont un forum et des temples, aussi bien que dans la ville de Rome elle-même.
Kasabanın 223 numaralı orta okulunu bitirmiştir.Elle devient alors l'école moyenne n°232.
Bob ertesi sabah kasabadan ayrılır.Il quitte la ville le 7 mai au matin.
Birçoğu (Haham Meltzer de) kasabanın sinagogunda diri diri yakıldı.Que de cités, donc, avons-Nous fait périr, parce qu'elles commettaient des tyrannies.
Vermont eyaletinde 9 şehir ve 237 kasaba bulunur.Le Vermont compte 237 towns.
Kasabada ve havalimanında taksiler bulunur.Les taxis sont disponibles dans la ville et à l'aéroport.
Bunların sonucunda krallığın kasası boşalmıştı.Les caisses du royaume sont vides.
13 Mart 2006 yılında Noba ve Takaono kasabaları İzumi'ye dahil olmuştur.Le 13 mars 2006, les anciens bourgs de Noda et Takaono sont intégrés à la ville.
Etrafında gelişen kasaba da Marienburg ismini almıştır.La ville qui se développe autour du château est aussi appelée Marienburg.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kasa ile cümle - Sayfa 35 - kasa kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App