Ana içeriğe geç
Sözlük

kasa ile cümle

kasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu kasaba Elbe ve Ohře nehirleri arasında bulunmaktadır.Die Ortschaft liegt zwischen den Flüssen Aare und Suhre.
Gösteriler ilk olarak 23 Temmuz 1918 tarihinde Toyama prefektörlüğüne bağlı Uozu kasabasında başladı.Ausgangspunkt der Proteste war das kleine Fischerdorf Uozu in der Präfektur Toyama am 23. Juli 1918.
Kasabada 8 cami vardır.In der Stadt gibt es acht Plätze.
Yaklaşık 1400 nüfusu olan kasaba, 1888 yılında kurulmuştur.Offiziell wurde die Stadt mit ca. 10.000 Einwohnern im Jahr 1888 gegründet.
Tarih içinde kasabanın adı birkaç kez değişmiştir.Im Laufe der Zeit änderte sich der Name der Stadt einige Male.
Kasaba Homer'la övünür, motosikletine Marge'ı alıp güneşin batışına giderler.Die Stadt feiert Homer, der mit Marge und Maggie in den Sonnenuntergang fährt.
Kasabada gelişen hafif sanayi tesisleri tüm ülke için önemli olmaktaydı.Die Bedeutung des Bergbaus für die Entwicklung der gesamten Region war groß.
Kasabada iki müze bulunmaktadır.In der Gemeinde befinden sich zwei Museen.
Günün sonunda, Bulgarlar, Mesembria'yı savunanları şaşkına çevirip, kasabayı ele geçirdiler.Am Ende des Tages überwältigten die Bulgaren die Verteidiger der Stadt und eroberten diese.
Yeni kolej kasabaları içermektedir.Weitere Schulen gehören zur Township.
Kasaba "Borghi più belli d'İtalia (İtlay'nin en güzel beldeleri)" adlı klübe üyedir.Der Ort gehört zu I borghi più belli d’Italia (Schönste Orten Italiens).
Sabah kasaba üyeleri kimin kötü bir role sahip olduğunu bulmak için konuşabilirler.Am frühen Morgen sollten dann die Ritter die unverteidigte Stadt besetzen.
Bu arada, Kate New Mexico'da kasabanın bomboş olduğunu görür.Jack wird in der Wüste von New Mexico aufgefunden, er kann sich an nichts mehr erinnern.
Kasabaya JR East'in Hokuriku Shinkansen ile Shinano Railway hizmet vermektedir.Die Züge wurden von der JR East von der Akita Shinkansen Sharyō Hoyū geleast.
Selamsız, şehre çok uzak bir kasaba.Gastfreunde fernab der Stadt.
1755 depreminde kasabanın büyük bir kısmı yıkıma uğramıştır.Im Jahr 1755 wurden große Teile der Stadt durch ein Erdbeben zerstört.
Hafta içi kasabada haftasonunu ise İstanbul'da geçiren Şehnaz, aslında mutsuzdur.So scheint die Population, die im Sommer in Südbrasilien lebt, sogar verschwunden zu sein.
"Tomsk çok sıkıcı bir kasaba.Tutschyn war eine sehr vielschichtige Stadt.
Aynı sayıma göre kasabada 419 ev bulunmaktadır ve 287 aile ikâmet etmektedir.Es gab 421 Haushalte und 287 Familien.
Ve Esrarengiz Kasaba'nın sırlarını çözer.Er sollte unbedingt die geheimnisvollen Städte finden.
Daha sonra kasabada peşpeşe cinayetler başlar.Eine Verfolgungsjagd in der Stadt beginnt.
Sherman; Boston, Massachusetts yakınlarında bulunan Newton kasabasında doğdu.Louis S. Ross stammte aus Newtonville, das heute zu Newton in Massachusetts gehört.
19. yüzyılda birkaç kişinin yaşadığı kasabanın nüfusu 1900 yılında tekrar yükselmiş ve 1810 kişiye ulaşmıştır.Ihre Zahl stieg im 19. Jahrhundert auf 171 Personen an, nahm dann aber wieder ab.
Bunların dört tanesi erkek( Temuçin, Hazar Kasar, Kaçiun ve Temüge) bir tanesi ise kızdı(Temulin).So arbeiteten bei ihm vier Dienstboten (ein Knecht, ein Fuhrknecht, eine Köchin und eine Magd).
Birçoğu (Haham Meltzer de) kasabanın sinagogunda diri diri yakıldı.Nachdem sie einige Städte besucht hatten, ließen sie sich in Wien nieder.
Kasabada değirmen vardır.In der Stadt stehen einige Windmühlen.
1706 yılında Habsburg kuvvetlerinin saldırısında kasaba yandı.Im Spanischen Erbfolgekrieg war er 1706 in der Hand der Habsburger Truppen.
Avukat kasabaya gelir ve en pahalı otele yerleşir.Dem Soldaten geht bald das Geld aus, sodass er in das schäbigste Hotel des Königreichs ziehen muss.
Kasabanın diğer kızlarına göre biraz farklıdır.Das Programm unterschied sich in den verschiedenen Städten ein wenig.
Ve aynı zamanda kasabanın meslis üyesi.Er gehört ebenfalls dem Stadtrat an.
Bizans döneminde peyniri meşhur olduğu için ''peynir kasabası'' anlamında ''Tribiton'' adı verilmiştir.Solche Käse lassen sich seit dem Mittelalter, durchaus auch unter der Bezeichnung "Käse aus Banon" belegen.
11 küçük kasabadan oluşur.Die Gemeinde besteht aus 17 kleinen Dörfern.
Kasabalar idari olarak şehir ve köy arasında belediyelerdir.Sie dient als Vermittlerin zwischen der Bevölkerung und der Stadt.
Müslümanlar genellikle kasaplarda çalışmaktadır.Kopfschlächter arbeiten meist auf Schlachthöfen.
Miura Yarımadası üzerinde Yokosuka, Miura, Hayama, Zushi ve Kamakura gibi şehir ve kasabalar vardır.Zu den Gemeinden und Städten auf der Halbinsel gehören Yokosuka, Miura, Hayama, Zushi und Kamakura.
Bu durum kasabadaki evlerin değişiminden açıkça görülebilmektedir.An diesem Haus ist die Veränderung des Ortes gut erkennbar.
1995 yılında Sindelhöyük kasabasında saz bağlama ve depolama tesisi kurulmuştur.Rütten und Loening 1995 Der Schattenesser.
Sam ve Lila Arbogast'ı aramak için Fairvale'e giderler ve kasaba şerifiyle görüşürler.Lila und Sam warten vergeblich auf Arbogast und beschließen, den Sheriff zu informieren.
Üçüncü tablo Fransa'daki Arles kasabasındadır.Der Verwaltungssitz befindet sich in der Stadt Arles.
Lumumba başbakan ve Joseph Kasavubu devlet başkanı oldu.Patrice Lumumba wurde der erste Ministerpräsident und Joseph Kasavubu erster Staatspräsident des Kongo.
Farklı şekilde ifade edersek: Berber, sadece kasabadaki kendini tıraş etmeyen erkekleri tıraş eder.Barbier-Paradoxon: Rasiert sich der Barbier, der genau diejenigen rasiert, die sich selbst nicht rasieren?
Kasaba meydanında bulunan Kahvehanenin sahibidir.Es befindet sich im Wohnquartier Kothen des Stadtbezirks Barmen.
Csaba ile birlikte, diğer sekiz kasaba şimdiki yerde bulunuyordu.Auf dem heutigen Gebiet der Stadt standen damals neben Csaba acht weitere kleine Orte.
Bu hat üzerinde kasabada iki istasyon bulunmakta idi.Nunmehr bestanden in der Stadt zwei Bahnhöfe.
Ocak 2016'da kasabada insanların açlıktan ölmeye başladığı duyurulmuştur.Ende Januar 2016 warnte die UNO vor einer Hungerkrise in Jemen.
Doğu Prusya'nın Königsberg kasabasında doğdu.Goldberg wurde in Königsberg in Ostpreußen geboren.
Klein onu kasap dükkânına götürdü.Das Restgut übernahm Karl zum Winkel.
1902 sonrasında soyadını değiştirerek doğduğu kasabanın ismini kullanmaya başladı.Bereits 1902 wechselte die Straße jedoch ihren Namen.
1889’da dul annesi ve kız kardeşiyle birlikte Birmingham, Alabama’nın gelişen bir kasabasına taşınmışlardır.Sie zog 1889 mit ihrer Mutter und ihrer Schwester in die florierende Stadt Birmingham (Alabama).
Kasabadan 5,000 Ermeni'nin öldüğü tahmin edilmektedir.Dabei starben fast 5000 Armenier.
Kasaba da iki adet market vardır.Weitere zwei Gemeinden sind Märkte.
Onun türbesi de Yatağan Kasabasındadır.Auch sie ist im Haus des Schlafes gefangen.
Zirve, Alupka kasabası ve Koreiz kentinin üstünde bulunmaktadır.Sie befinden sich zwischen der Insel Lefkada und dem östlich gelegenen Festland.
Kesilen bu ağaçları hem ev yapımında kullanmışlar hem de ticari amaçla odun yaparak kasabada satmışlardır.Die Baumstämme nutzten sie zum Hausbau und später um damit Handel zu treiben.
18. ve 19. yüzyılda kasaba, gelişkin bir ekonomik merkez özelliğine sahip olmuştur.Im 10. und 11. Jahrhundert waren es Mönche, die maßgeblich die wirtschaftliche Entwicklung beeinflussten.
Aniden ortaya çıkan bilinmeyen bir güç tarafından kasaba yok olmaya başlamaktadır.Infolgedessen wird die Stadt von einer unbekannten Macht bombardiert.
19. yüzyılda kasabada endüstri de gelişti.Im 19. Jahrhundert dann entwickelte sich in der Stadt auch die Industrie.
Mevlana'nın kızı'nın türbesi bu kasabada bulunur.Die Mühle De Vrouw Johanna ist in diesem Stadtteil gelegen.
Bir er kasaturasıyla ağzını açar ve göğsüne bastırarak gırtlağına bakar.Sie führen eine Hand zum Mund und scheinen an etwas zu knabbern.
2. SS Panzer Tümeni "Das Reich" askerleri 10 Haziran 1944'te Oradour-sur-Glane kasabasında 642 sivili öldürdü.Als Vergeltung tötete eine Kompanie der Waffen-SS am 10. Juni 1944 beim Massaker von Oradour 642 Zivilisten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod