Ana içeriğe geç
Sözlük

kasa ile cümle

kasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Geçim kaynağı silahlar olan bir kasabanın olağan sesleri bunlar.But it's just business as usual in the town that lives on guns.
- Kasabayı niye buraya kurmuşlar?- Why are they located here?
Bu kasabada mı?In this town?
Evet, bu kasabada.This town, yes.
Mücadele sırasında kasabanın neredeyse tamamı yerle bir oldu.The town was almost completely destroyed during the fighting.
Dolandýrmadýđýmýz ţehir, kasaba kalmamýţtýr.There was no city or town that we didn't swindle
Böylelikle sırrınızı bir kasada saklamaya karar verebilirsiniz.So you might have decided that you're going to protect it in a vault.
Kasabın rahatlığı için korkmuş hayvanların çevirilmesi, bu da bir ihlal.Inverting frightened animals for the slaughterer's convenience is also a violation.
Ve Rusya'da olduğu gibi, şehirlerde ve kasabalarda birlikte yaşarlar.And, as in Russia, they are drawn together into towns and cities.
Kasaba bunu benimsedi.And the town has really embraced it.
Solda, Pasifik Grove'deki küçük kasabamın... ...belediye başkanı Julia Platt var.On the left there, Julia Platt, the mayor of my little hometown in Pacific Grove.
Kuzey Nevada'da küçük bir çiftlik kasabasında büyüdüm.And I grew up in this little farming town in northern Nevada.
Zayn de İngiltere'deki, "Salakçasaç" isimli küçük bir kasabadan.And Zayn is from a wee little town in England called... Dumbhairshire.
Ve düşünüyorum da aslında bazıları kasabanın etrafındalar,And I just think, in fact, some of them around town,
John Voigt'i gördüm, bir sürü insan burada kasabanın çevresinde.I saw John Voigt, a lot of people around here in town. [Applause]
Günde 151 milyon insan süpermarkette kasada bekliyor.A hundred and fifty-one million people every day stand in the line at the supermarket.
Örneğin, O zaman Amerikanın yüzde 91'i.... ...çifliklerde yada küçük kasabalarında yaşıyordu.For instance, in that time, 91 percent of America lived either on farms or in small towns.
Bu seni Porsche fren, Ferrari motor, Volvo kasa, BMW şasi koymaya iterdi.Well it would lead you to put in Porsche brakes, a Ferrari engine, a Volvo body, a BMW chassis.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 women have disappeared in a border town because they're brown and poor.
Banka kasasından mücevherlerimi alacağım.To get some jewels from the safe box in the bank.
Kasaya kitledim ikisini deI have locked them in the safe.
Jurassic Park'tan önce derinin kasa nasıl bağlandığına dair bir bilim yoktu, değil mi?Before "Jurassic Park," there was no science for how skin hung off of muscle, right?
Seung Jo, sen küçük bir kasabada doktorsun ve ben de sana yardım eden hemşire.Seung Jo you're the doctor for a small village and I'm the nurse that helps you.
Buradan kasabaya doğru yürümeye başladım.I started walking from here up to the town.
Sanýrým yaþlý kasaba deðiþmiþtir.I guess the old town has changed.
Kuzunun kendini kasaba göstermesi ne ilginçtir.Amazing how sheep'll show up
Onların kamyonun kasasına çıktı.They climb into the back of the truck.
Buraya çok yakın bir balıkçı kasabasında yaşıyorumI live just down the hill in the fishing village.
Hindistanda 50 şehir ve kasaba.And there are more than 200 formats, across 50 cities and towns of India.
Ben onun kasabasına gittim.. Bunun bir pano olduğunu söylüyorlar :This is a billboard that says:
Aslında ben General Tso's akrablarından bir sürü buldum. hala küçük bir kasaba.And I found a whole bunch of General Tso's relatives who are still in the town.
"Bombardımana yakalanmadım. Bir kasabada yaşamıyorum.""I'm not being carpet-bombed.
O zaman, GaPyeong'da bir Fransız kasabası var.Then, there's this place called French Town in Gapyeong.
Bu, Zip Teyze, Kuzey Carolina'nın Sodom kasabasından.This is Aunt Zip from Sodom, North Carolina.
Şimdi Zip Teyze'yi gözünüzde canlandırın. 105 yaşında, Kuzey Carolina'nın Sodom kasabasında.Now you've got to picture Aunt Zip at 105 years old in Sodom, North Carolina.
Kasalarımı tekrar parayla doldurmak istiyorum.I want to have money back in my vaults.
İşte dünyadaki tüm kasabalarda ve şehirlerde tam olarak olan şey de bu ve kazanıyorlar.This is exactly what's happening in towns and cities all across the world and they're winning.
Benim kasabamda, halk kütüphanesi alet-edevat da ödünç veriyor.In my town the public library system lends out tools.
Delhi'den yaklaşık 5000 mil uzakta Gateshead adlı küçük bir kasaba.Approximately 5,000 miles from Delhi is the little town of Gateshead.
o adamlar kasabadan mıydı ? evet !Are those guys from town?
Kasabada işler nasıl bu aralar Bir yamukluk yok değil mi ?How are things in town these days ? every things are normal ?
Demek kızın ünü doğruymuş ! sanırım kasabadakileri de o susturdu !I guess she also scored off the men in town !
Kasabada benden başka kapkek yapan da yok.There's actually no cupcake producers in this town right now. So I just sell out.
Ueda gerçekten küçük bir kasaba, değil mi?Ueda is really a small town, isn't it?
Japon sahil kasabalarının en büyüğü.It's the largest on the Japan Sea Coast
Bu kasabayı sevmedin mi?You don't like this town?
Kasabaya uğramam gerekti.I happended to be in town
Bu durumda bizim uzak zevk bilmek, eski Serbest kasaba, bizim ortak karar yerinde .--To know our farther pleasure in this case, To old Free-town, our common judgment-place.--
Displant, bir kasaba, bir prens azap ters değil yardımcı değil, hakim daha fazla konuşma.Displant a town, reverse a prince's doom, It helps not, it prevails not,--talk no more.
Kasa üst ulaşmak için bir adım merdivenA step ladder to reach the top of the enclosure
Bahisler ortaya ! tamam... 3 , 6'tılı. kasa kazanır! neyse ki oynamadım !Place your bet! Hold it... three sixes.
Aslında büyük bir para kasası gibi gözüküyor, değil mi?So I use it essentially just to build a big vault, right?
Çok şık, havalı, ve aynı zamanda sağlam, kasa gibi bir bina yaptırıyorum.So this is my equity, right, and I use it to build a vault-- a big, nice, fancy looking building.
Diyelim ki bizim kasabada toplam 10 milyon TL tasarruf var.And let's say that is that is $10 million of savings in my village.
Oldukça zengin bir kasabayız yani.I have a fairly wealthy village.
Kasabadaki ilk bankayı kuran benim, onun için en iyi projeleri seçtim. %10 faiz alıyorum.I'm the first bank so I get all of the best investments. So I'm getting 10%.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreAnd there are really two games in town, according to most people, with regard to postponing aging.
Fikrin ilçe veya kasabada nasıl yürüyebileceğine bakan bilgilendirici bir program başlatıyorlar.They start to run an awareness-raising program looking at how this might actually work in the town.
Ama aslında kasabada bu ekonomik döngüler çok daha etkili bir şekilde başlayabiliyor.But actually within the town you start to create these economic cycles much more effectively.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Every town that has a volunteer fire department understands this way of thinking.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod