Burada temassız bir kartla ödeyebilir miyim?Can I pay here with a contactless card?
Tom bir anneler günü tebrik kartını annesine göndermeyi neredeyse asla unutmaz.Tom almost never forgets to send his mother a Mother's Day greeting card.
Karton kutular kolayca yırtılırlar.Cardboard boxes rip easily.
Üstelik, Kartaca'nın öldürülmesi kanısındayım.Moreover, I am of the opinion that Carthage must be destroyed.
İki karton yumurta satın al.Buy two egg boxes.
Pierre tüm oyunculara kartları dağıttı.Pierre dealt cards to all the players.
O, kart oynamayı sever.He likes to play cards.
Kart oynamak çok ilginçtir.Playing cards is very interesting.
Kartal, rüzgarların kraliçesidir.The eagle is the queen of the winds.
Kartaca yok edilmelidir.Carthage must be destroyed.
Tom'un bir kredi kartı yok.Tom doesn't have a credit card.
Nakit mi ya da kredi kartı mı?Cash or credit card?
Kartlarınızı gösterme zamanı.It's time to show your cards.
Kredi kartlarımdan biri hariç hepsini parçaladım.I cut up all but one of my credit cards.
Tom'un kendine ait bir kredi kartı yok.Tom doesn't own a credit card.
Onlar kredi kartlarını almadılar.They didn't take credit cards.
Kart oynayarak vakit geçirdiler.They passed time by playing cards.
Biz kredi kartı kabul ediyoruz.We accept credit cards.
Onun göbeği bana Japonya'dan gelen düz ve güzel kartpostalları hatırlatıyor.His belly reminds me of postcards from Japan - flat and pretty.
"Bunlar kimin kartları?" "Onlar Fahima'nın.""Whose cards are these?" "They are Fahima's."
Kapıyı açmak için bir kart anahtara ihtiyacın var.You need a keycard to open the door.
Bir kart al.Take a card.
O sahte bir kimlik kartı kullanıyordu.He used a fake I.D.
O, bara girmek için bir sahte kimlik kartı kullandı.She used a fake identification card to get into the bar.
Tom Mary'ye bir doğum günü kartı gönderdi.Tom sent Mary a birthday card.
Tom kartı ters çevirerek masaya koydu.Tom put the card face down on the table.
Kredi kartı için başvurdu.He applied for a credit card.
Tom cebinde birinin kartvizitini buldu ama onu nereden aldığını hatırlayamadı.Tom found someone's business card in his pocket, but couldn't remember where he got it.
Tom kredi kartı için başvurdu ama o reddedildi.Tom applied for a credit card, but he was turned down.
Kredi kartı kabul ediyorsunuz, değil mi?You take credit cards, right?
Barmen bile bana kart vermedi.The bartender didn't even card me.
Kredi kartım en üst limite ulaştı.My credit card is maxed out.
Kredi kartlarım en üst limite ulaştı.My credit cards are maxed out.
Kartlar açık oynayalım.Let's put our cards on the table.
Kartlarımızı açık oynayalım.Let's put our cards on the table.
Yeni iş kartları istiyorum.I want new business cards.
Kartları karmamı ister misin?Do you want me to shuffle the cards?
Bu kutu kartondan yapılır.This box is made of cardboard.
Tom ve Mary kart oynuyorlar.Tom and Mary are playing cards.
Bu benim kartvizitim.This is my business card.
Onun yerine ona hediye kartı almalısın.You should buy her a gift card instead.
Benim kartım dolu.My card is charged.
Babam kartpostal almak için dışarı çıktı.Dad went out to get postcards.
Biz kredi kartlarını kabul etmiyoruz.We don't take credit cards.
Sana bir kartpostal göndereceğim.I'll send you a postcard.
Tom'un kartı nerede?Where's Tom's card?
Kartları dağıt.Deal the cards.
Kart açtım.I got carded.
Bir kartpostal bile almadım.I didn't even get a postcard.
Kredi kartım yok.I don't have a credit card.
O, bir kredi kartıyla ödedi.He paid with a credit card.
Benim birçok kredi kartım var.I have a lot of credit cards.
Bir şey için ödeme yapmam gerektiğinde ben sadece kredi kartı kullanırım.I just use a credit card whenever I need to pay for something.
Tom Mary'den bir doğum günü kartı aldı.Tom received a birthday card from Mary.
Üç yıl önce Noel kartları göndermeyi durdurdum.I stopped sending Christmas cards a few years ago.
Bir arkadaşım ona bir posta kartı göndermemi rica etti.A friend of mine asked me to send him a postcard.
Yunanlar, Mısırlılar, Fenikeliler ve Kartacalılar, Avrupa'yı keşfettiler.The Greeks, Egyptians, Phoenicians and Carthaginians discovered Europe.
Tom Mary'ye kartvizitini verdi.Tom gave Mary his business card.
Tom kartları karıştırdı.Tom shuffled the cards.
İskambil kartları dağıt; Tom.Deal the cards, Tom.