Kartları dağıt Tom.Deal the cards, Tom.
Laptopumda dahili bir kart okuyucu bulunuyor.My laptop has a built-in card reader.
Karton kutuda yumurtalar var.There are eggs in the carton.
O, bana bir kartpostal verdi.He gave me a postcard.
ATM, kredi kartını yuttu.The ATM swallowed the credit card.
Kredi kartım var.I have a credit card.
Tom'un posta kutusu kartpostallarla doludur.Tom's mailbox is full of postcards.
Neden Tom bir yaka kartı takmıyor?Why isn't Tom wearing a name tag?
Tom kartlarını masaya koydu.Tom laid his cards on the table.
Tom neden yaka kartı takıyor?Why is Tom wearing a name tag?
Onun bir platinum kredi kartı var.He has a platinum credit card.
Onun bir altın kredi kartı var.She has a gold credit card.
Yaz ev ödevim için süt kartonlarıyla büyük bir şey yaratmaya çalışacağım.For my summer homework, I'll try to create something big with milk cartons.
Kartını ya da para üstünü makinede unutmamak için lütfen dikkatli ol.Please be careful not to forget your card or your change in the machine.
Bu karton kutular narindir.These cardboard boxes are fragile.
Tom babasının kredi kartını çaldı.Tom stole his dad's credit card.
İşte üyelik kartım.Here's my membership card.
Mürekkep kartuşu geri dönüştürülebilir.The ink cartridge can be recycled.
İşten ayrılmadan önce kart basmayı unutma.Don't forget to clock out before you leave work.
Kartları dağıtmak için kimin sırası?Whose turn is it to deal the cards?
Kartları dağıtma sırası kimde?Whose turn is it to deal the cards?
Kart oynayarak vakit öldürdük.We killed time playing cards.
Kredi kartımı kaybettim.I lost my credit card.
Hesap kartımı kaybettim.I lost my debit card.
Banka kartımı kaybettim.I lost my debit card.
Tom Mary'ye bir kartopu attı.Tom threw a snowball at Mary.
Kader kartları karıştırır; biz oynarız.Fate shuffles the cards; we play.
Tom bir tebessümle kartlarını masaya koydu.Tom laid his cards down on the table with a smile.
Tom kartları aldı ve onları karmaya başladı.Tom picked up the cards and began shuffling them.
Tom her oyuncuya beş kart dağıttı.Tom dealt five cards to each player.
Kredi kartım metroda çalındı.My credit card was stolen on the subway.
Tom en yüksek kartını oynadı.Tom played his highest card.
Devam kartım nerede?Where's my timecard?
Bu bilgisayarlar delikli kart kullanıyor.These computers use punch cards.
Bu kartpostal Avustralya'dan.This postcard is from Australia.
Tom konferans odasına girdi, belgelerle dolu büyük bir karton kutu taşıyordu.Tom entered the conference room, carrying a large cardboard box full of documents.
Tom iyi bir şans tılsımı olarak bir kartal tüyünü saklıyor.Tom keeps an eagle feather as a good-luck charm.
Tom başka bir kart için uzandı.Tom reached for another card.
Tom karton kutuya uzandı ve bir fotoğraf albümü çıkardı.Tom reached into the cardboard box and pulled out a photo album.
Tom posteri sardı ve karton bir tüpün içine koydu.Tom rolled up the poster and put it into a cardboard tube.
Tom Mary'ye kartını uzattı.Tom handed Mary his card.
Tom üzerinde "oturma odası eşyası" işaretli bir karton kutuyu açtı.Tom opened a cardboard box marked "living room stuff."
Tom'un kredi kartıyla ne yapıyorsun?What are you doing with Tom's credit card?
Sen karton kapaklı bir baskıyı tercih ediyorsunYou prefer a paperback edition.
Dün gece Tom'un evinde kart oynuyorduk.We were over at Tom's place last night playing cards.
Tom Mary'nin ona verdiği kartvizite baktı.Tom looked at the business card Mary gave him.
Tom biraz kar topladı, bir kartopu yaptı ve Mary'ye fırlattı.Tom picked up some snow, made a snowball and threw it at Mary.
Futbolda bir oyuncu kırmızı kartla ihraç edilir.In soccer, a player is sent off with a red card.
Kartal iniş yaptı.The Eagle has landed.
Tom kartlarına baktı.Tom looked at his cards.
Sana Boston'dan bir kartpostal göndereceğim.I'll send you a postcard from Boston.
Size kartımı vereyim.Let me give you my card.
Tom yumurtaları karton kutudan birer birer çıkardı.Tom took the eggs out of the carton one by one.
Tom yeşil kart almaya çalışıyor.Tom is trying to get a green card.
Kartal, karla örtülü zirvelerin üzerinde ihtişamla yükseldi.The eagle soared majestically above the snow-covered peaks.
Visa kartını kabul ediyor musunuz?Do you accept the Visa card?
Lyon'daki arkadaşımdan bir kartpostal aldım.I received a postcard from my friend in Lyon.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki arkadaşlarıma bazı kartpostallar göndermek istiyorum.I want to send some postcards to my friends in the United States.
Bir kart seç.Pick a card.
Tom, Mary'ye bir kartpostal resmi gönderdi.Tom sent a picture postcard to Mary.