Yazıcının boş mürekkep kartuşunu lütfen değiştir.Please replace the empty ink cartridge in the printer.
Kredi kartlarımdan biri hariç hepsini kestim.I have cut up all but one of my credit cards.
Bir rezervasyonum var, benim adım Kaori Yoshikawa. İşte benim onay kartım.I have a reservation, my name is Kaori Yoshikawa. Here's my confirmation card.
Ben kartpostal toplarım.I collect postcards.
Güzel kartpostalın için teşekkürler.Thank you for your beautiful postcard.
ATM benim banka kartımı yuttu.The ATM has swallowed my debit card.
Kart hilelerini nasıl yapacağını öğrenirsen her zaman partiyi canlandıran sen olacaksın.If you learn how to do card tricks you'll always be the life of the party.
Kartal yere inmek üzere.The eagle is about to land.
Bir yaka kartına adınızı yazabilirsiniz.You can put your name on a name tag.
Kredi kartım ATM tarafından reddedildi.My credit card was rejected by the ATM.
Kart, Ocak 2006 tarihine kadar geçerli.The card was valid until January, 2006.
Kredi kartıyla ödemek istiyor musun?You want to pay with a credit card?
Hiçbir bilgisayar yanmış bir kartla çalışmaya devam edemez.None of the computers can continue to run with a burnt card.
Bilgisayarların hiçbiri yanmış bir kartla çalışmaya devam edemez.None of the computers can continue to run with a burnt card.
Ben kartımla ödeyeceğim.I'll pay with my card.
İşte senin biniş kartın.Here is your boarding pass.
Kartpostal nihayet 37 yıl sonra teslim edildi.The postcard was finally delivered after 37 years.
Az önce biraz karton aldım.I just bought some cardboard.
Benim kredi kartım bankamatik tarafından reddedildi.My credit card was rejected by the cashpoint.
Lütfen boş yazıcı kartuşunu değiştirin.Please replace the empty printer cartridge.
Lütfen bana biniş kartınızı gösterir misiniz?Could you please show me your boarding pass?
Bir puan kartınız var mı?Do you have a points card?
Ben bir kredi kartı ile ödemek istiyorum.I would like to pay with a credit card.
Birkaç kartpostal almak istiyorum.I would like to buy some postcards.
Burada bir kartpostal var.There's a postcard here.
Ona Boston'dan bir kartpostal gönderdi.She sent him a postcard from Boston.
O ona bir kartpostal gönderdi.She sent him a postcard.
Lütfen bana kredi kartını ver.Please give me your credit card.
Yalnızca dört kartla bir hile yapacağım.I'm going to do a trick with only four cards.
Ben ve arkadaşlarımla kart oynamaktan hoşlanmadığına inanamıyorum.I can't believe that you wouldn't enjoy playing cards with me and my friends.
İskambil kartları ilginçtir.Playing cards is interesting.
Lütfen pasaportunuzu ve biniş kartınızı görmeme izin verin.Please let me see your passport and boarding pass.
Avrupa sağlık sigortası kartın var mı?Do you have a European health insurance card?
Tom'un bizimle kart oynamayı isteyip istemediğini niçin öğren miyoruz?Why don't we see if Tom wants to play cards with us?
Tom kartları dağıttı.Tom dealt the cards.
Tom ve arkadaşları, çoğu kez gece yarısına kadar kart oyunu oynar.Tom and his friends often play cards until after midnight.
Tom annesine bir Anneler Günü kartı göndermeyi neredeyse asla unutmaz.Tom almost never forgets to send his mother a Mother's Day card.
Tom alışverişe gittiğinde, neredeyse her zaman bir kredi kartı kullanır.Tom almost always uses a credit card when he goes shopping.
Tom Mary ile kart oynadı.Tom played cards with Mary.
Tom Mary ile kart oynuyor.Tom is playing cards with Mary.
Karthik bir delikanlıdır.O iyi bir delikanlıdır.Karthik is a boy. He is a good boy.
Tom'un sağ kolunda bir kartal dövmesi vardı.Tom had an eagle tattooed on his right arm.
Küçük bir kartopu, bir çığı başlatabilir.A small snowball is capable of starting an avalanche.
Tom onun kredi kartlarını çalanın Mary olduğuna inanmak için isteksiz görünüyor.Tom seems to be unwilling to believe that Mary was the one who stole his credit cards.
Tom, tüm kartlarını masaya yatırdı.Tom laid all his cards on the table.
Tom birkaç kart hilesi öğrenmeye çalışıyor.Tom is trying to learn a few card tricks.
Tom Mary'ye bir Noel kartı göndermeyi unuttu.Tom forgot to send Mary a Christmas card.
Tom karton kutularla odayı doldurdu.Tom filled the room with cardboard boxes.
Tom'un hiç kredi kartı yok.Tom doesn't have any credit cards.
Tom Mary'ye doğum günü kartı göndermeyi hatırlamadı.Tom didn't remember to send Mary a birthday card.
Kartlarını doğru oynarsan, Tom seni partisine davet edebilir.Play your cards right and Tom might invite you to his party.
Tom'a bir doğum günü kartı göndermeyi unutmamalıyız.We need to remember to send Tom a birthday card.
Son kartpostal benimki.The last card is mine.
Kredi kartımı evde unuttum.I forgot my credit card at home.
Tom'un cüzdanında bir organ bağış kartı var.Tom has an organ donor card in his wallet.
Tom mesai kartını deldi.Tom punched his time card.
Tom onu kredi kartı ile ödedi.Tom paid for it by credit card.
Tom kredi kartı ile ödedi.Tom paid by credit card.
Bir kartal gökyüzünde uçar.An eagle flies in the sky.
Biz bir kartopu savaşı yapalım mı?Shall we have a snowball fight?