karma ile cümle
karma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Tak naprawdę była to skomplikowana sieć luźno połączonych pomysłów.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Αλλά στην πραγματικότητα ήταν ένας περίπλοκος ιστός φαινομενικά αποσυνδεδεμένων ιδεών.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Но в действително бе сложна мрежа от изглеждащи напълно несвързани идеи.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Но на самом деле это была запутанная сеть внешне разрозненных идей.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.שכל יוצר נשאל בצדק, והיא, מהיכן הגעת לרעיון.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.ولكن الحقيقة انها كانت شبكة معقدة من الافكار المتقطعة.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.アイデアが複雑に絡んでいたのです まずは、少し
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Aber es scheint auch einen kompletten Stillstand zu geben, was die Lösung dieser kleinen Probleme angeht.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Além disso, parece haver um engarrafamento total quando se trata de resolver estas pequenas coisas.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Ale taktiež, sa zdá, že nastáva úplné zlyhanie v zmysle riešenia týchto drobných záležitostí.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Dar, de asemenea, pare să existe un fel de blocaj în rezolvarea acestor probleme simple.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Jesteśmy w sytuacji patowej w rozwiązywaniu niewielkich problemów.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.뿐만 아니라 사소한 문제들을 해결하려고 할 때에 해결책이 전혀 없는 것처럼 보이기도 합니다.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Maar het lijkt er ook op dat er een complete patstelling is als het gaat om het oplossen van kleine problemen.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Men det verkar vara en fullkomlig spärr när det gäller små lösningar.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Men samtidig lader det til, at det er gået i hårdknude med at komme med løsninger på små problemstillinger.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Pero además, parece haber una especie de atasco en términos de resolver esos pequeños problemas.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Tetapi juga, tampaknya ada semacam kemacetan yang sempurna dalam hal memecahkan solusi-solusi kecil ini.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Но ещё дело в полном неумении решать эти малые задачи.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Също така изглежда, че има пълен застой по отношение на решаване на тези малки проблеми.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.لكن أيضاً، يبدو أن هناك نوع من الجمود الكامل من ناحية حل هذه المشاكل الصغيرة.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.全く行き詰まり状態のようです なぜなら、解決できる人達は
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Ale nevědomě provádějí tyto poměrně složité propočty, které jim poskytnou měřítko podmíněné pravděpodobnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Ale nevedomky robia zložité výpočty, ktoré im určia hodnotu podmienenej pravdepodobnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.그러나 무의식적으로 조건적인 확률 측정을 제시하는 이러한 매우 복잡한 계산을 하고 있습니다.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Maar onbewust doen ze die vrij ingewikkelde berekeningen die hun een voorwaardelijke kansberekening opleveren.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Vendar nezavedno izvajajo te kar zapletene izračune, ki jim bodo povedali mero pogojne verjetnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Але несвідомо, вони роблять ці доволі складні підрахунки, що дають їм вимірювання умовної ймовірності.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Но подсознательно они проводят эти сложные вычисления, которые дают им данные по условной вероятности.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.אבל באופן לא מודע הם עושים חישובים די מסובכים שנותנים להם כלי למדידת ההסתברות המותנית.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.ولكن دون وعي منهم، يقومون بتلك الحسابات المعقدة للغاية والتي ستعطيهم مقياسا من الاحتمال الشرطي.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.極めて複雑な計算をして 条件付き確率論を使いこなしているのです もう一つは
Ama bir şey nasıl bu kadar karmaşık görünebilir?Aber wie entsteht etwas so kompliziertes?
Ama bir şey nasıl bu kadar karmaşık görünebilir?Ale jak mogło w jego wyniku powstać coś tak złożonego?
Ama bir şey nasıl bu kadar karmaşık görünebilir?Ale jak vysvětlit něco takto složitého?
Ama bir şey nasıl bu kadar karmaşık görünebilir?E in realtà voglio fare il punto qui.
Ama bir şey nasıl bu kadar karmaşık görünebilir?하지만 이렇게나 복잡한 무늬가 어떻게 발생합니까?
Ama bir şey nasıl bu kadar karmaşık görünebilir?Maar hoe kan nou zoiets ingewikkelds voorkomen?
Ama bir şey nasıl bu kadar karmaşık görünebilir?Mas como algo neste intrincado aparece?
Ama bir şey nasıl bu kadar karmaşık görünebilir?Tapi bagaimana sesuatu yang rumit ini muncul?
Ama bir şey nasıl bu kadar karmaşık görünebilir?Але як з'являється щось таке складне?
Ama bir şey nasıl bu kadar karmaşık görünebilir?ここが、実は今回伝えたかったところ。
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.Ale my biologové a ekologové jsme nikdy nečelili složitosti jako je tahle.
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.Biolodzy i ekolodzy nie radzą sobie z tak skomplikowanymi procesami.
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.Dar noi, biologii și ecologiștii, nu ne-am ocupat niciodată de ceva atât de complex.
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.De a biológusok és az ökológusok sem találták még szembe magukat ekkora komplexitással.
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.Kami ahli biologi dan ekologi belum pernah mengatasi hal yang lebih rumit dari ini.
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.우리 생물학자와 생태학자들은 이렇게까지 복잡한 문제와 씨름한 적이 없었습니다.
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.Maar wij als biologen en ecologen hadden nooit eerder zo'n complex probleem opgelost
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.Mais nous, les biologistes et écologistes n'avions jamais abordé quelque chose d'aussi complexe que cela.
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.Ma noi biologi ed ecologisti non avevamo mai affrontato niente di più complesso.
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.Mas nós, biólogos e ecologistas, nunca resolvemos um problema tão complexo como este.
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.Men vi som är biologer och ekologer hade aldrig stött på något så komplext som detta.
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.Mutta me biologit ja ekologit emme koskaan olleet tarranneet mihinkään näin monimutkaiseen.
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.Nhưng chúng tôi những nhà sinh vật học và sinh thái học chưa từng giải quyết việc gì phức tạp như thế này.
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.Pero nosotros biólogos y ecologistas nunca habíamos abordado algo tan complejo como esto.
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.Und auch wir Biologen und Ökologen haben noch nie etwas so Komplexes bewältigt.
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.Αλλά εμείς οι βιολόγοι και οι οικολόγοι δεν είχαμε καταπιαστεί ποτέ με κάτι τόσο πολύπλοκο.
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.Но мы — биологи и экологи — никогда не сталкивались с такой сложной задачей.
Ama biz biyologlar ve ekolojistler hiç bu kadar karmaşık bir sorunla uğraşmak zorunda kalmamıştık.Но ние биолозите и еколозите никога не сме се справяли с нещо толкова сложно.