Ana içeriğe geç
Sözlük

karma ile cümle

karma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ağ fikri doğadaki karmaşıklığı çalışmanın merkezindedir.Η ιδέα των δικτύων είναι κεντρική στη μελέτη της πολυπλοκότητας στη φύση.
Ağ fikri doğadaki karmaşıklığı çalışmanın merkezindedir.Идеята за мрежовата структура е централна в изучаването на комплексността в природата.
Ağ fikri doğadaki karmaşıklığı çalışmanın merkezindedir.فكرة الشبكات هي فكرة مركزية في دراسة التعقيد في الطبيعة.
Alan karmaşık.A tér összetett.
Alan karmaşık.El espacio es complejo.
Alan karmaşık.Không gian phức tạp.
Alan karmaşık.Lo spazio è complesso.
Alan karmaşık.Raum is komplex.
Alan karmaşık.Spaţiul este complex.
Alan karmaşık.Пространство само по себе очень сложное понятие.
Alan karmaşık.Пространството е сложно.
Ama 1 artı 2i reel sayılar kümesinin bir elemanı değildir, bir karmaşık sayıdır. --π도 실수인데 1+2i같은 건 실수가 아닌 거죠 -π도 실수인데 1+2i같은 건 실수가 아닌 거죠 이건 실수집합의 원소가 아니고 복소수에요
Ama 1 artı 2i reel sayılar kümesinin bir elemanı değildir, bir karmaşık sayıdır. -実数ではありません。 複素数は実数ではありません。 実数は複素数を除くすべての数です。
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Aber tatsächlich war es ein kompliziertes Netz von scheinbar unzusammenhängenden Ideen.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Ale bola to vlastne komplikovaná sieť zdanlivo nesúvisiacich ideí.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Ale ve skutečnosti to byla komplikovaná síť zdánlivě nesouvisejících idejí.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Dar de fapt a fost un păienjeniș complicat de idei aparent distincte.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.사실 그것은 겉보기에 뒤죽박죽 생각들이 복잡한 거미줄처럼 얽혀 있는 것이었습니다.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Maar in werkelijkheid was het een ingewikkeld web van op het eerste gezicht niet gerelateerde ideeën.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Ma in realtà è il risultato di una complicata associazione di idee apparentemente disconnesse.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Mais c'était en fait un tissu complexe d'idées en apparence sans rapport entre elles.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Mas, de facto, foi uma rede complicada de ideias aparentemente desligadas.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Men det var en komplicerad väv av till synes orelaterade idéer.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Nhưng thực sự đó là mạng lưới phức tạp của những ý tưởng nhường như là không có liên hệ
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Pero en realidad fue una red complicada de ideas aparentemente inconexas.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Tak naprawdę była to skomplikowana sieć luźno połączonych pomysłów.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Αλλά στην πραγματικότητα ήταν ένας περίπλοκος ιστός φαινομενικά αποσυνδεδεμένων ιδεών.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Но в действително бе сложна мрежа от изглеждащи напълно несвързани идеи.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Но на самом деле это была запутанная сеть внешне разрозненных идей.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.שכל יוצר נשאל בצדק, והיא, מהיכן הגעת לרעיון.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.ولكن الحقيقة انها كانت شبكة معقدة من الافكار المتقطعة.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.アイデアが複雑に絡んでいたのです まずは、少し
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Aber es scheint auch einen kompletten Stillstand zu geben, was die Lösung dieser kleinen Probleme angeht.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Além disso, parece haver um engarrafamento total quando se trata de resolver estas pequenas coisas.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Ale taktiež, sa zdá, že nastáva úplné zlyhanie v zmysle riešenia týchto drobných záležitostí.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Dar, de asemenea, pare să existe un fel de blocaj în rezolvarea acestor probleme simple.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Jesteśmy w sytuacji patowej w rozwiązywaniu niewielkich problemów.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.뿐만 아니라 사소한 문제들을 해결하려고 할 때에 해결책이 전혀 없는 것처럼 보이기도 합니다.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Maar het lijkt er ook op dat er een complete patstelling is als het gaat om het oplossen van kleine problemen.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Men det verkar vara en fullkomlig spärr när det gäller små lösningar.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Men samtidig lader det til, at det er gået i hårdknude med at komme med løsninger på små problemstillinger.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Pero además, parece haber una especie de atasco en términos de resolver esos pequeños problemas.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Tetapi juga, tampaknya ada semacam kemacetan yang sempurna dalam hal memecahkan solusi-solusi kecil ini.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Но ещё дело в полном неумении решать эти малые задачи.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.Също така изглежда, че има пълен застой по отношение на решаване на тези малки проблеми.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.لكن أيضاً، يبدو أن هناك نوع من الجمود الكامل من ناحية حل هذه المشاكل الصغيرة.
Ama aynı zamanda, ortada bir çeşit tıkanıklık ve karmaşa hakim bu küçük sorunları çözmek anlamında.全く行き詰まり状態のようです なぜなら、解決できる人達は
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Ale nevědomě provádějí tyto poměrně složité propočty, které jim poskytnou měřítko podmíněné pravděpodobnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Ale nevedomky robia zložité výpočty, ktoré im určia hodnotu podmienenej pravdepodobnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.그러나 무의식적으로 조건적인 확률 측정을 제시하는 이러한 매우 복잡한 계산을 하고 있습니다.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Maar onbewust doen ze die vrij ingewikkelde berekeningen die hun een voorwaardelijke kansberekening opleveren.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Vendar nezavedno izvajajo te kar zapletene izračune, ki jim bodo povedali mero pogojne verjetnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Але несвідомо, вони роблять ці доволі складні підрахунки, що дають їм вимірювання умовної ймовірності.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Но подсознательно они проводят эти сложные вычисления, которые дают им данные по условной вероятности.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.אבל באופן לא מודע הם עושים חישובים די מסובכים שנותנים להם כלי למדידת ההסתברות המותנית.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.ولكن دون وعي منهم، يقومون بتلك الحسابات المعقدة للغاية والتي ستعطيهم مقياسا من الاحتمال الشرطي.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.極めて複雑な計算をして 条件付き確率論を使いこなしているのです もう一つは
Ama bir şey nasıl bu kadar karmaşık görünebilir?Aber wie entsteht etwas so kompliziertes?
Ama bir şey nasıl bu kadar karmaşık görünebilir?Ale jak mogło w jego wyniku powstać coś tak złożonego?
Ama bir şey nasıl bu kadar karmaşık görünebilir?Ale jak vysvětlit něco takto složitého?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod