karma ile cümle

karma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kusur çeşidinin diğer daha karmaşık melezleri de mümkündür.これらの位相欠陥の、もっと複雑な組み合わせも可能である。
Ajan tabanlı modellerin merkezinde yer alan üç fikir, nesneler, ortaya çıkış ve karmaşıklık olarak ajanlardır.エージェント・ベースド・モデルにとって中心となる3つのアイデアは、対象としてのエージェント、創発性、そして複雑性である。
Deb ile karmaşık bir durumsal içine girerler.奇妙な縁でMIBと関わる。
Böylece kötülük yapan insanların kendilerine de zarar verdiklerine inanılır (Karma felsefesinde olduğu gibi).それ故に生き物の命を徒らに奪うものに対しては怒りを露わにする。
Eğer x bir karmaşık sayı olursa, y değer aralığı yalnızca gerçel kısımda olur.) x が複素数であることを許す場合、y の終域はその実部にのみ適用する。
General Datis konusunda karmaşık bir durum vardır.総硬度(General Hardness)の略。
Model, karmaşık sistemlerde bilgi temsili, bilgi akışı ve karar verme ile ilgili temel meseleleri temsil eder.そのモデルは、複雑システムの知識表現、情報フロー、及び意思決定における基本の課題を表現する。
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.ゆうこの揺れ動く気持ちと二人の畷昧な関係を描くラブストーリー。
Aynı şekilde, bir yüzü hem yandan, hem de iki gözü görülecek biçimde (karmaşık görüntü) vereceklerdir.諱は景行/景之(かげゆき)とも、景継(かげつぐ)とも伝わる。
Karmaşık Düşünce Derneği 'ni kurdu.素朴集合論の確立者。
Karmaşık uyarlamalı sistemler (CAS) karmaşık sistemlerin özel durumlarıdır.複雑適応系 (CAS) は複雑系の特別の場合である。
Karmaşıklık genellikle 'sistem' kavramı temel alınarak tanımlanmaktadır.複雑性の定義は、「システム」の概念と結び付けられていることが多い。
Bu birlik o karmaşada nasılsa unutulmuştu.これに伴い支部は全廃するとされた。
Burada, cinayeti de içeren bir dizi karmaşık olayla karşılaşır.そんな中で彼らは、とある殺人事件に遭遇する。
Evler, karmaşık bir şehir planlama anlayışına uygun olarak standart bir plana göre inşa edilmiştir.個々の家は、緻密な都市計画に基づいて標準化されている。
Biyomimetik insanların karmaşık problemlerini çözmek için model, sistem ve doğa unsurlarının taklididir.「バイオミメティクス」や「バイオミミクリー」は、複雑な人間の問題を解決するために、自然の模型や構造、要素を模倣するものである。
Karmaşık Bir Katatoni Olgusu.コカブテリモンの究極体。
Bu da ayrı bir karmaşıklık katıyordu duruma.逆に複雑になった点もあったし。
Hareketleri yavaş yavaş ve karmaşıktır.運動は緩慢で、ゆっくりと這う。
Böyle bir şeyin olasılığı nedir? 747 gibi karmaşık bir uçak tesadüfen oluşabilir mi?"勝又清和によれば、「自陣飛車の似合う棋士は?
Teori içeriğinin geniş analizi karmaşıktır.観察の理論が冗長である。
Sagittarius A veya Sgr A, Samanyolu Galaksisi'nin merkezinde bulunan karmaşık bir astronomik radyo kaynağıdır.いて座A(いてざえー、Sagittarius A, Sgr A)は我々の銀河系の中心に存在する電波源の複合体である。
Komut takımlarının (grubu) tasarımı karmaşık bir husustur.命令セットの設計は複雑な問題である。
Sınıflandırılmaları karmaşıktır.ただし、分類は難しい。
Virüsleri edinilmiş bağışıklık sisteminden koruyan mekanizmalar ise daha karmaşıktır.ウイルスが適応免疫系から免れる機構はもっと込み入っている。
YP-ihlalinden önce bu terimler aynı karmaşık ifade olmalı.アニメ化前のため、上記ドラマCDと同じ声優である。
Aşağıda biraz daha karmaşık bir örnek gösteriyoruz.もう少し複雑な例を挙げる。
Bir yazarın karma puanının hesaplanabilmesi için en az 500 entry girişi yapması gerekmektedir.^ 公式サイトキャラクターランキングにおいて各キャラクター上位500名のデータを閲覧可能。
Ancak basit kurallarla daha karmaşık saldırıların engellenmesi zor olacaktır.しかし充足理由律を単純に拒否することには、さらに大きい困難をともなう。
Buna göre oyun karmaşık olmamalıdır.ゲームのルールは複雑ではない。
Avrupa’nın barok ve ampir üslûplarının karma bir şekilde uygulandığı görülür.ヨーロッパでは投げゴマとぶちゴマがほぼ半ばする様相である。
Neredeyse genellikle % 80 karmaşık (riskli) operasyon AIC kullanılarak gerçekleştirilmiştir.精度の著しい上昇(~80%近くまで)は多重配列アラインメントを利用することによって成された。
Bu karmaşık durumlar sürerken kaçırılan bir uçak olayı ile oyunun son perdesine yaklaşılır.渡辺はこの挑発に乗って不慣れな振り飛車を指して負け、勝負の行方は最終局に持ち込まれる。
50'li ve 60'lı yılların karmaşasında unutulup gitmiş gizli bir aşk öyküsünü anlatıyor.忘れ去られていた65年前の寮則を見つけ出してきた。
Algoritmik bilgi veya Kolmogorov karmaşıklığının pek çok çeşitlemesi vardır.アルゴリズム的確率はコルモゴロフ複雑性の概念と深い関係がある。
Olabildiğince bu karmaşık işlemleri çok rahat algılanabilir kılmaya çalıştık.司 会 者: それを私たちは、なるべく速く現像しようと試みているところです。
Beynin yapısı karmaşıktır.脳の構造は複雑だ。
Yüzey suları ve yeraltı suları arasındaki bağlantı karmaşıktır.地下水和地表水之间的互动关系很复杂。
Karmaşık bir sistemde, bu tür gereksinim listeleri yüzlerce sayfaya kadar sürebilir.对于一个复杂的系统, 该文件可以长达数百页。
Loki karmaşık bir karaktere sahiptir.布恩有着复杂的性格。
Karmaşık sistemler iç içe olabilir Karmaşık bir sistemin bileşenleri kendileri karmaşık sistemler olabilir.複雜系統可能是套疊的 複雜系統的組成成分本身可能就是複雜系統。
Bazarov’a aşıktır fakat içine düşebileceği duygusal karmaşadan korktuğu için aşkını itiraf edememektedir.她愛上巴扎羅夫,但她不能承認她的愛,因為她恐懼這些會帶來的混亂。
Hugo'nun çocukluğu ülkede siyasi karmaşıklığın olduğu bir dönemde geçti.雨果的童年在国家动荡中度过。
Kurân’da "edğasü ahlam (karmakarışık düşler)" (Yusuf, 12/44) olarak geçer.而錢寧矯旨再謫他為竹寨驛丞。
Core animasyonun temel amacı program kodu küçük miktarlarda karmaşık animasyonlar oluşturulmasını sağlamaktır.Core Animation的主要目標是能讓少量的程式碼就能產生出複雜的動畫。
Şimdiye kadar birçok karma ve kişisel sergiye katılmıştır.迄今,MAM仍投入許多靈性和慈善活動。
Lohan'ın ailesinin karmaşık bir geçmişi vardır.诺丁汉有着悠久的历史。
Bağlanılabilir - Karmaşık yükleme süreçi olmadan basit bir şekilde URL ile paylaşılabilirliği.可被链接:只需轻松地分享URL便可链接至PWA中,无需复杂的安装步骤。
Eric Roth tarafından yazılan senaryo, modern kurgunun karmaşasını barındırıyor.埃里克·罗斯的剧本具备现代小说的复杂性。
GameSpot, oyunu karmaşık sistemleri, güzel dünyası, heyecanlı sıra tabanlı savaş ile öyküsünden övdü.GameSpot對於本作中複雜的系統、美麗的世界以及刺激的回合制戰鬥給予讚賞。
Öncelikle iki karmaşık sayının eşitliğini verelim.在此之前需要先定义两个类时切向量的等价关系。
Bu karmaşık özellikler birçok genin ürünüdür.这些复杂的性状是来自于许多基因共同作用的结果。
Her ikisi de karmaşık bir şekilde birbirine dokunur ve birbirlerini sürdürülür kılarlar.於是兩人認真交往並且考慮同居。
Neredeyse bütün biyolojik sistemler karmaşıktır.可是生物系统的偶联性很强。
Dolayısıyla, RNA polimerazın etkinliğinin hem karmaşık olması hem de sıkı bir sekilde düzenlenmesi gereklidir.所以,RNA聚合酶是活動不單是複雜,而且是有高度規律的。
İslam ve Yahudilik arasında ise karmaşık bir ilişki var olmuştur.犹太人和犹太教是密切相连的。
Karınca topluluklarında iş bölümü, bireyler arası iletişim ve karmaşık problemlerin çözümüne rastlanır.蚂蚁的群體有分工、個體之間的溝通、以及解决问题的能力。
Messina'da yakıt ikmali, İtalya'nın 2 Ağustos'ta tarafsızlığını ilan etmesi sebebiyle karmaşık bir hal aldı.早在8月2日,意大利便已宣布中立,这使得在墨西拿补充燃料更为复杂。
Fakat bu oldukça karmaşıktır.这是相当困难的。
Açıkorur gönderimlerin önemli bir ailesi karmaşık analizden gelmektedir.共形映射很重要的一组例子来自复分析。

İlgili Sayfalar