karma ile cümle

karma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dikkat çekici karmaşık desenlere sahip olabilir.Noen kan ha komplekse trekk.
Karmaşık analizin önemli teoremlerinden birisi de holomorf fonksiyonların analitik olmasıdır.Komplekse analytiske funksjoner sies også å være holomorfe.
Nikki ev hayatının onun için karmaşık olduğunu belirtti.Ikeda sa at dette møtet mellom oss utgjorde noe helt spesielt for ham.
AMB’ler herhangi bir işlemi yürütecek şekilde tasarlanabilir fakat işlem ne kadar karmaşıksa maliyet artar.Poteten kan brukes til alt Hvordan har egentlig dyra det?
İyi gelişmiş bir karma ekonomisi ve yüksek standartlı bir yaşam vardır.Curridabat karakteriseres av høy levestandard og god økonomi.
Bazı eleştirmenler de filmin karmaşık yapısından memnun oldu.De norske kritikerne var også fornøyd med filmen.
11, 12 ve 13. maddeler sözleşmenin uygulamasını üstlenecek karma komisyonun kurulması ile ilgiliydi.Paragraf 12, 13 og 15 bestemte at en stattholder kunne bli utnevnt.
906 yılında Karmatiler isyanı sırasında pek çok insan ölmüştür.I 906 ble befolkningen massakrert under et raid av de opprørske karmatittene.
Ama bu da ülkede durumu daha karmaşık hale getirmekten öteye gitmeyecektir.Med andre ord, gjør det ikke vanskeligere enn det er.
Bu yüzden kübistlerin eserleri oldukça karmaşıktır.Følgelig blir modellutregningene kompliserte.
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.Resultatet er at algoritmen bare bruker en tid på O(n log n).
Bu da şifreleme algoritmasını çok karmaşık bir hale getiriyordu.Han utviklet også en algoritme for automatisk komposisjon.
Fotoğraflar, varsayılan olarak birkaç basit kontroller içine karmaşık düzenleme araçları veriyor.I sine bilder forsøker hun å antyde en slik kompleksitet med enkle virkemidler.
Malurus leucopterus karmaşık sosyal gruplar hâlinde yaşar.Nakenrottene er kjent for at de lever i kompliserte sosiale grupper.
Tabii bu isim karmaşası çok kısa süreliğine yaşandı.Dette navnets levetid ble imidlertid kort.
Bu zaman diliminde yaşananlar konusu karmaşıktır.Takket være de nevnte forholdene er dette en ganske vanskelig sak.
Edebî stili ekzantrik ve düşünce tarzı karmaşıktı.Entusiasmen var stor og kreativiteten likeså.
Nicem mekaniğinde, parçacıklar karmaşık fazlı dalgalar gibi davranırlar.I kvantemekanikk kan partikler også oppføre seg som bølger med komplekse amplituder.
Bu karmaşık İspanya veraseti sorununun bir Avrupa savaşı ortaya çıkarması bekleniyordu.Mühleggs gode forhold til det spanske landslaget fikk Mühlegg til å søke om spansk statsborgerskap.
Karma Kitaplar.Brøttumsbøkene.
Albert Gölü üst Nil'in karmaşık sisteminin bir parçasıdır.Danau Albert adalah bagian dari sistem rumit atas Nil.
Mısır ve Yunan tanrıları, örneğin Serapis gibi karma tanrılar olarak birleştirildi (Senkretizm).Dewa-dewa Yunani dan Mesir disinkretkan sebagai dewa gabungan (contoh: Serapis).
Çok kademeli roketler çok daha karmaşıktır.Multi-tahap roket jauh lebih rumit.
27 Aralık'ta, Kabil Radyosu'ndan, Karmal'ın önceden kaydedilmiş bir konuşması yayınlandı.Pada 27 Desember Radio Kabul menyiarkan pidato Karmal yang telah direkam sebelumnya.
Bina, Aerospace City takma adlı karmaşık bir alanın içindedir.Bangunan ini di dalam kompleks dijuluki Aerospace City.
Onlar, M.Ö. 3000 tarihinden sonra metrolojinin karmaşık sistemini geliştirmişlerdir.Mereka mengembangkan sistem rumit metrologi sejak tahun 3000 SM.
Karakterlerin verdiği kararlar ve kullandıkları stratejiler genellikle ahlaki açıdan karmaşıktır.Pilihan para karakter untuk bertindak dan strategi yang mereka gunakan secara moral bersifat kompleks.
1892'de eyaletin ilk dört yıllık karma eğitim veren okulu oldu.Tahun 1892, perguruan tinggi itu menjadi empat tahun pertama berstatus sekolah pendidikan bersama.
Karma (Sanskritçe) ya da Pali dilinde kamma kelimeleri, eylem anlamına gelmektedir.Secara umum, kamma (bahasa Pali) atau karma (bahasa Sanskerta) berarti perbuatan atau aksi.
Öncelikle iki karmaşık sayının eşitliğini verelim.Contohnya adalah definisi gabungan dua himpunan.
Bir başka, daha karmaşık bir yöntem ise güçlü bir sera gazı olan amonyak kulanmak.Metode lain yang lebih rumit menggunakan amonia sebagai gas rumah kaca yang kuat.
Olabildiğince bu karmaşık işlemleri çok rahat algılanabilir kılmaya çalıştık.Dia mencoba untuk melaksanakan semua rencana sesempurna mungkin.
Her ikisi de karmaşık bir şekilde birbirine dokunur ve birbirlerini sürdürülür kılarlar.Keduanya saling berkaitan dan saling berputar.
Virüsleri edinilmiş bağışıklık sisteminden koruyan mekanizmalar ise daha karmaşıktır.Mekanisme yang digunakan oleh virus untuk menghindari sistem imun adaptif adalah lebih rumit.
Bu topoloji, karmaşık topoloji olarak da adlandırılır.Topologi jaringan ini disebut juga sebagai topologi jaringan bertingkat.
Eğer bu olursa, insanlar kendilerini umutsuz bir karmaşanın içinde bulurlar.Jika hal ini terjadi, sangat mungkin penderita akan menghadapi kesulitan meninggal dengan cara yang baik.
Roma'ya dönen diğer imparator Pupienus, karmaşa içinde bir şehir buldu.Pupienus kemudian kembali ke Roma dan mendapati kota dalam keadaan huru-hara.
Metot çoğunlukla metotların çok karmaşıklaşıp kullanılması zorlaştığında tercih edilmektedir.Logam harus dipukul lebih sering dan lebih sulit untuk mencapai hasil yang sama.
Tamamiyle karmaşıktır.Tema lebih rumit.
YSU'nun sağlık üzerine etkisi karmaşıktır.Hubungannya dengan ordo Yesuit terbilang rumit.
İslam ve Yahudilik arasında ise karmaşık bir ilişki var olmuştur.Perang antara Yahudi dan Islam.
1893'te Arthur Kennelly de öz direnci karmaşık sayılarla ilk kullanandı.Arthur Kennelly adalah yang pertama kali menunjukkan impedansi dengan bilangan kompleks pada 1893.
Aynı zamanda iki veya daha fazla alt birimden yapılmış protein karmaşıklarını (ing:complex) da ifade eder.Ia juga dapat merujuk pada kompleks protein yang dibuat dari dua atau lebih subunit.
Sahte yanılsamalar bayağı yanılsamalardan çok daha karmaşıktır.Sayangnya jawaban-jawaban yang diusulkan lebih banyak salahnya daripada benarnya.
Chögyam Trungpa, 16. Karmapa Rangjung Rigpe Dorje tarafından 11. Trungpa Tülku olarak tanıtılmıştır.Shamarpa ke-14 dilantik oleh Karmapa ke-16, Rangjung Rigpe Dorje.
Veri yapıları basit ya da karmaşık olabilmektedir.Sindaktili bisa saja menjadi kasus yang sederhana atau kompleks.
Film, Stewart'ın performansı kadar iyi karmaşık yorumlar aldı.Film serta kinerja Stewart menerima tinjauan yang beragam.
Baba, kardeşler ve genç kadın arasında karmakarışık bir çekim vardır.Ada di antara mereka dari kalangan anak muda, orang tua dan wanita.
Karmaşık Bir Katatoni Olgusu.Objek geowisata yang menarik.
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.Keesokan harinya, dua orang itu terlibat perkelahian yang berujung pada hubungan seksual yang kasar.
Cho doğu saatine göre 6:45'te karma 894 öğrenciyi barındıran Ambler Johnston Yurdu'nun antresinde görüldü.7.15 pagi EDT di West Ambler Johnston Hall, sebuah asrama campuran yang menampung 895 mahasiwa.
Bunlar basit yapılı ya da karmaşık olabilirler.Bisa kompleks, bisa sederhana.
Dünyada karma yem üretiminin yoğun olarak yapıldığı bölgeler Güney Amerika, Asya ve AB’dir.Santan kelapa adalah bahan makanan yang merakyat di Asia Tenggara, Asia Selatan, Karibia, dan Amerika Selatan.
Neredeyse bütün biyolojik sistemler karmaşıktır.Hampir semuanya memiliki peran biologis.
(Karmaşık frekans gerçek fiziksel frekansa benzer, fakat çok daha geneldir.(Tần số phức là giống với tần số vật lý thực, nhưng tổng quát hơn.
Karakterlerin verdiği kararlar ve kullandıkları stratejiler genellikle ahlaki açıdan karmaşıktır.Những lựa chọn của các nhân vật và những chiến lược họ sử dụng thường phức tạp về mặt đạo đức.
Takım karmaşa maçı ^ a b c "Backlash 2005 results".Trận đấu Tag team turmoil ^ a ă â “Backlash 2005 results”.
İslam ve Yahudilik arasında ise karmaşık bir ilişki var olmuştur.Hồi giáo và Do Thái giáo có một mối quan hệ phức tạp.
Albert Gölü üst Nil'in karmaşık sisteminin bir parçasıdır.Hồ Albert là một phần của hệ thống phức tạp thượng lưu sông Nin.
Bazarov’a aşıktır fakat içine düşebileceği duygusal karmaşadan korktuğu için aşkını itiraf edememektedir.Bà yêu Bazarov, nhưng không thể thừa nhận vì sợ những cảm xúc bấn loạn có thể đến.

İlgili Sayfalar