Ana içeriğe geç
Sözlük

karma ile cümle

karma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Olaylardaki karmaşıklığa karşın, bizim isteklerimiz çok yalın.Παρ' όλες τις επιτυχημένες συναυλίες τα πράγματα είναι πολύ δύσκολα.
Daha karmaşık durumlardaki yalın işlevler bakımından bir sonuca sahip değildir.Σε μια γλώσσα με ασθενείς τύπους, το αποτέλεσμα της τελευταίας λειτουργίας δεν είναι ξεκάθαρο.
2019 belediye-bölge seçimleri sonrasında belediye başkanı Stamatis Karmantzis oldu.Δήμαρχος του Δήμου Χίου μετά τις Δημοτικές-Περιφερειακές Εκλογές 2019 είναι ο Σταμάτης Κάρμαντζης.
Karmaşık uyarlamalı sistemler (CAS) karmaşık sistemlerin özel durumlarıdır.Disse klynger er Complekse Adaptive Systemer (CAS).
Frekansın bir fonksiyonu olarak geçirgenlik gerçek ve karmaşık sayı değerlerini alabilir.Permeabilitet som funktion af frekvens kan have reelle eller komplekse værdier.
30 Kasım 1989'da Deutsche Bank'ın müdürü Alfred Herrhausen karmaşık bir bombayla öldürüldü.30. november 1989 blev Alfred Herrhausen, direktør for Deutsche Bank, dræbt af en bilbombe i Bad Homburg.
Cinsin taksonomisi karmaşıktır.WikiLeaks' juridiske status er kompleks.
İspanyol oyunculardan 9 tanesi bu karmaya girmeye hak kazandı.De ni gruppevindere sikrede sig adgang til slutrunden.
Ancak, zaman geçtikçe olaylar daha karmaşık bir hâl almaya başlar.Men hverdags situationer er derimod pludselig blevet meget besværlige.
Bu karmakarışık ilimden hiç kimse bir şey anlamadığı gibi İmâm Câʿfer-i Sadık ta hâdiseden bihâberdi.Ingen vidste derfor ret, hvad der boede i den stille og indesluttede mand.
Söz konusu kurallar ile mahkeme kararları arasındaki ilişki karmaşık olabilir.Forholdet imellem lovgivning og retspraksis kan være endog meget komplekst.
Bu zaman diliminde yaşananlar konusu karmaşıktır.Forskellen mellem den gang og nu er et gennemgående tema.
Bu yüzden kübistlerin eserleri oldukça karmaşıktır.Således er de religiøse rødder noget komplicerede.
Tüm bunlara rağmen 1916 daha karmaşık bir yıl olacaktı.Men alligevel, året 1416 var noget nyt begynt.
Albüm grubun en progresif ürünü oldu, uzun ve karmaşık şarkı yapıları içerdi.Albummet var bandets meste progressive album med længere og mere komplekse sangstrukturer.
Moğollar bir süre karmaşa içinde dağıldılar.Korstoget befandt sig i midlertidigt kaos.
Karma yasasına inanırdı fakat yalın olarak Ölümden sonra yaşama ve örgütlü dinlere inanmazdı.Han troede angiveligt på Karma, men afviste et bogstaveligt efterliv og organiseret religion.
Retroviral ters trankriptazların çalışma mekanizması telomerazlardn çok daha karmaşıktır.Et andet navn for retrofokusobjektiv er omvendt teleobjektiv.
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.Det beskriver et endt kærlighedsforhold set fra de to involverede parter.
Öte yandan bir elektrik dipolünün görüntüsü biraz daha karmaşıktır.Matrixmultiplikation er derimod en smule mere kompliceret.
Yani rasyonel sayılar, reel sayılar ve karmaşık sayılar birer halkadır.Eksempler på legemer er de rationale tal, de reelle tal og de komplekse tal.
Buna karşın, benzer bir sistemin karmaşalığını da açıklamamışlardır.Til gengæld viser de ikke noget om systemets adfærd.
İlk olarak helot olarak tanımlanan halklar incelendiğinde durum daha da karmaşık hale gelir.At den som blev talt til skulle tiltales i tredje person, gjorde sagen endnu mere kompliceret.
Büyük sayılarla karmaşık hesaplamaları akıldan yapabilmektedir.Man kan naturligvis sammenligne endelige mængder ved at tælle dem.
Bu karmaşık özellikler birçok genin ürünüdür.Kvantitative egenskaber påvirkes typisk af talrige gener.
Ülkenin oldukça karmaşık topoğrafyası nedeniyle Çin'deki iklim bölgeden bölgeye farklılık göstermektedir.Klimaet i Kina må naturligvis være meget uens på grund af landets store udstrækning.
Karmaşık kullanımda sık sık sorun yaşar.Det er grunden til at hastighedsforhandlingen tit går galt.
Başlıca karmaşası karaciğer apsesidir, ama başka organlarda da apse yapabilir.Tuberkulose forekommer typisk i lungerne, men kan også angribe andre organer.
Bu karmakarışık ilimden hiç kimse bir şey anlamadığı gibi İmâm Câʿfer-i Sadık ta hâdiseden bihâberdi.Finnes det i det hele tatt noe som selv ikke en slik ond ånd ikke kan bedra meg med?
Bu birlik o karmaşada nasılsa unutulmuştu.Foreningen ble som ledd i dette nedlagt.
Sınıflandırılmaları karmaşıktır.Klassifisering er imidlertid vanskelig.
30 Kasım 1989'da Deutsche Bank'ın müdürü Alfred Herrhausen karmaşık bir bombayla öldürüldü.30. november 1989 ble Alfred Herrhausen, direktør for Deutsche Bank, drept av en bilbombe i Bad Homburg.
Dikkat çekici karmaşık desenlere sahip olabilir.Noen kan ha komplekse trekk.
Karmaşık analizin önemli teoremlerinden birisi de holomorf fonksiyonların analitik olmasıdır.Komplekse analytiske funksjoner sies også å være holomorfe.
Nikki ev hayatının onun için karmaşık olduğunu belirtti.Ikeda sa at dette møtet mellom oss utgjorde noe helt spesielt for ham.
AMB’ler herhangi bir işlemi yürütecek şekilde tasarlanabilir fakat işlem ne kadar karmaşıksa maliyet artar.Poteten kan brukes til alt Hvordan har egentlig dyra det?
İyi gelişmiş bir karma ekonomisi ve yüksek standartlı bir yaşam vardır.Curridabat karakteriseres av høy levestandard og god økonomi.
Bazı eleştirmenler de filmin karmaşık yapısından memnun oldu.De norske kritikerne var også fornøyd med filmen.
11, 12 ve 13. maddeler sözleşmenin uygulamasını üstlenecek karma komisyonun kurulması ile ilgiliydi.Paragraf 12, 13 og 15 bestemte at en stattholder kunne bli utnevnt.
906 yılında Karmatiler isyanı sırasında pek çok insan ölmüştür.I 906 ble befolkningen massakrert under et raid av de opprørske karmatittene.
Ama bu da ülkede durumu daha karmaşık hale getirmekten öteye gitmeyecektir.Med andre ord, gjør det ikke vanskeligere enn det er.
Bu yüzden kübistlerin eserleri oldukça karmaşıktır.Følgelig blir modellutregningene kompliserte.
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.Resultatet er at algoritmen bare bruker en tid på O(n log n).
Bu da şifreleme algoritmasını çok karmaşık bir hale getiriyordu.Han utviklet også en algoritme for automatisk komposisjon.
Fotoğraflar, varsayılan olarak birkaç basit kontroller içine karmaşık düzenleme araçları veriyor.I sine bilder forsøker hun å antyde en slik kompleksitet med enkle virkemidler.
Malurus leucopterus karmaşık sosyal gruplar hâlinde yaşar.Nakenrottene er kjent for at de lever i kompliserte sosiale grupper.
Tabii bu isim karmaşası çok kısa süreliğine yaşandı.Dette navnets levetid ble imidlertid kort.
Bu zaman diliminde yaşananlar konusu karmaşıktır.Takket være de nevnte forholdene er dette en ganske vanskelig sak.
Edebî stili ekzantrik ve düşünce tarzı karmaşıktı.Entusiasmen var stor og kreativiteten likeså.
Nicem mekaniğinde, parçacıklar karmaşık fazlı dalgalar gibi davranırlar.I kvantemekanikk kan partikler også oppføre seg som bølger med komplekse amplituder.
Bu karmaşık İspanya veraseti sorununun bir Avrupa savaşı ortaya çıkarması bekleniyordu.Mühleggs gode forhold til det spanske landslaget fikk Mühlegg til å søke om spansk statsborgerskap.
Karma Kitaplar.Brøttumsbøkene.
Albert Gölü üst Nil'in karmaşık sisteminin bir parçasıdır.Danau Albert adalah bagian dari sistem rumit atas Nil.
Mısır ve Yunan tanrıları, örneğin Serapis gibi karma tanrılar olarak birleştirildi (Senkretizm).Dewa-dewa Yunani dan Mesir disinkretkan sebagai dewa gabungan (contoh: Serapis).
Çok kademeli roketler çok daha karmaşıktır.Multi-tahap roket jauh lebih rumit.
27 Aralık'ta, Kabil Radyosu'ndan, Karmal'ın önceden kaydedilmiş bir konuşması yayınlandı.Pada 27 Desember Radio Kabul menyiarkan pidato Karmal yang telah direkam sebelumnya.
Bina, Aerospace City takma adlı karmaşık bir alanın içindedir.Bangunan ini di dalam kompleks dijuluki Aerospace City.
Onlar, M.Ö. 3000 tarihinden sonra metrolojinin karmaşık sistemini geliştirmişlerdir.Mereka mengembangkan sistem rumit metrologi sejak tahun 3000 SM.
Karakterlerin verdiği kararlar ve kullandıkları stratejiler genellikle ahlaki açıdan karmaşıktır.Pilihan para karakter untuk bertindak dan strategi yang mereka gunakan secara moral bersifat kompleks.
1892'de eyaletin ilk dört yıllık karma eğitim veren okulu oldu.Tahun 1892, perguruan tinggi itu menjadi empat tahun pertama berstatus sekolah pendidikan bersama.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod