karma ile cümle

karma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Eserlerinin ekseriyeti modern dünyanın karmaşık ahlakî ve siyasi problemleri üzerinde durur.Jego utwory podejmują problematykę moralną i polityczną współczesnego człowieka.
Dr. Simpson, invaziv bakım ünitesinde karmaşık ameliyatların başkanıdır.Doktor Simpson, pani ordynator Chirurgii Skomplikowanej w Klinice Inwazyjnej Opieki Zdrowotnej.
1971 yılında Moskova'da son maçını Dinamo Moskva ile Dünya Karması'na karşı oynadı.W 1971 r. mając 41 lat rozegrał ostatni mecz dla Dynama Moskwa przeciwko drużynie gwiazd europejskiej piłki.
30 Kasım 1989'da Deutsche Bank'ın müdürü Alfred Herrhausen karmaşık bir bombayla öldürüldü.30 listopada 1989 roku w Bad Homburg zastrzelony został Alfred Herrhausen, członek zarządu Deutsche Bank.
Dönem dönem her iki takımın oyuncularından oluşan karma takımlarla çeşitli takımlara karşı maçlar oynandı.Każdego roku zespoły uczestniczące w rozgrywkach były różne.
Daha sonra Ankaraspor yaşanan karmaşık durumdan dolayı sözleşmesi feshedilmiştir.Kontrakt został później rozwiązany w związku ze skandalem obyczajowym.
Ama bu da ülkede durumu daha karmaşık hale getirmekten öteye gitmeyecektir.Uważa, że w takiej sytuacji nie może sobie komplikować życie.
Sahte yanılsamalar bayağı yanılsamalardan çok daha karmaşıktır.Braki jest z reguły wykazać znacznie trudniej niż błędy.
Öte yandan bir elektrik dipolünün görüntüsü biraz daha karmaşıktır.Jedyną wadą jest to, że układ elektryczny jest nieznacznie bardziej skomplikowany.
Karmaşık analizde yaptığı işlerle bilinir.KAD wyraża ocenę analizowanych zjawisk.
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.Więc złożoność algorytmu to Ο(n).
Olaylar daha karmaşık hale gelmektedir.Sprawy coraz bardziej się komplikują.
Kesin olan, basit olandır, karmaşık olan değil.Wybrano to, co łatwe, proste, nieskomplikowane.
Tuğtekin'in bu haldeyken obada işler daha karmaşıktır.W korbach na wielowpust sprawa jest jeszcze bardziej złożona.
Meromorf fonksiyon, özellikle karmaşık analizde, bir fonksiyon çeşidi.Kompleksonometria – rodzaj chemicznej analizy ilościowej, główny dział kompleksometrii.
Yaşanan karmaşa, halkın hoşnutsuzluğuna ve itirazlarına yol açtı.Obraza wywołała powszechne niezadowolenie i bunt.
Bu sırada rehabilitasyonu sona eren Willow, karmaşık duygular içerisinde Sunnydale’e dönmek üzere yola çıkar.W końcu ucieka z Sunnydale by odzyskać duszę, co w końcu mu się udaje.
Bu karmaşık etkileşimlerin saptanması ve analiz edilmesi bu zamanda zordu.Zrozumienie i analiza tych danych znajduje się jednakże dopiero na początku swojej drogi.
Büyük sayılarla karmaşık hesaplamaları akıldan yapabilmektedir.Wykonując obliczenia na liczbach mamy do czynienia z obliczeniami numerycznymi.
Karmacode, dünya çapında resmen 500.000 kopya ile sattı.Krążek rozszedł się w ponad 500 000 kopii na całym świecie.
Bunlar basit yapılı ya da karmaşık olabilirler.Związki te mogą być proste lub złożone.
Debra'nın aşk hayatı karmaşıktır.Życie uczuciowe Ellie także jest skomplikowane.
Köy arazisi, jeolojik olarak karmaşık bir yapı sergiler.Okolice wsi charakteryzują się bardzo złożoną budową geologiczną.
Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi.W chwili jego śmierci sytuacja polityczna i religijna w Europie była bardzo napięta.
Yabancılar karmasının kaptanlığını yaptı.Pozyskał sojuszników do działalności harcerskiej.
Genelde karmaşık geometrik şekillerden oluşur.Kafelki są zazwyczaj prostymi kształtami geometrycznymi.
Sık karşılaşılan durumlarda karmaşık bir dil kullanabilir.Potrafię w prostych sytuacjach porozumieć się w języku obcym.
Tiger'ların kayıp vermesinin sebebi düşmanlar değil karmaşık mekanik yapısıydı.Przyczyną katastrofy maszyny była usterka techniczna, a nie ostrzał wroga.
Bu gerçekten karmaşık bir adamın inanılmaz bir kişilik çalışması.Jest on człowiekiem o niezwykle skomplikowanej psychice.
Etkileşim içinde oldukları sistemler gerçek dünyaya benzer karmaşıklık yaratabilir.Symulowane środowisko może być podobne do świata rzeczywistego.
Tam fonksiyon: Tanım kümesi tüm Karmaşık düzlem olan bir holomorf fonksiyondur.Jego najbardziej niezwykłą cechę stanowi wielki hełm w kształcie piramidy całkowicie zasłaniający głowę.
Gösterdiği ışık değişimi Algol'den daha karmaşık ve ilginçti.Zmiany wówczas zachodzące w komórce są bardziej gwałtowne i spektakularne niż w przypadku opisanym wyżej.
Weber'e göre kapitalizm, insanlık tarihinin en gelişmiş ve karmaşık ekonomik sistemidir.Według jego poglądów feudalizm był oczywistym i koniecznym stadium rozwoju ludzkości.
Karmaşık bir aile ilişkisi olan House, ebeveynlerine karşı mesafelidir.Pochodząca z bogatej dzielnicy Maya ma dość kłótni swoich rodziców.
Türkiye'nin birçok kentinde ve Almanya'da 25 kişisel, 55 karma sergiye katıldı.Wprowadzono w niej i 25 innych prowincjach stan klęski żywiołowej.
Bu gösterimlerinden bir karmaşık, biri de istenendir.To jest pragnienie nas wszystkich, to jest ich pragnienie.
Arama motorları görevlerine göre birden fazla karmaşık teknoloji içermektedir.Po badaniach uznano jego konstrukcje za zbyt skomplikowaną technologicznie.
Yuvaları çok karmaşık biçimdedir.Metrum jest bardzo skomplikowane.
Kalan 28 tanesinde karma eğitim verilmektedir.Do działań desantowych szkolono przede wszystkim 28.
1856 Islahat Fermanı ile karma mahkemelerin kurulması kabul edilir.1816 - Założenie sądu pokoju i poczty.
Zamanlamanın karmaşıklığı proje yönetimi aracının nasıl kullanıldığına bağlı olarak büyük ölçüde değişebilir.Szybkość ataku może się zdecydowanie różnić w zależności od zaawansowania osoby wykonującej technikę.
Rousey, kariyerine 2010 yılında bir karma dövüş sanatçısı olarak başladı.Morrissey rozpoczął karierę wrestlera w 2010.
Bunlar bugüne kadar uzayda bulunan en karmaşık moleküllerdir.Detta är den dittills mest komplexa molekyl som hittats i rymden.
Triton'un karmaşık bir jeolojik tarihi vardır ve yüzeyinin göreli olarak genç olduğuna inanılmaktadır.Triton har en komplex geologisk historia och den tros ha en relativt ung yta.
Aşağıda biraz daha karmaşık bir örnek gösteriyoruz.Låt oss nu ta ett lite mer omfattande exempel.
Albert Gölü üst Nil'in karmaşık sisteminin bir parçasıdır.Albertsjön är en del i det komplicerade system som utgör övre Nilen.
Otizmin genetiği karmaşıktır.Autismens genetik är komplicerad.
Tabii bu isim karmaşası çok kısa süreliğine yaşandı.Namnet blev dock kortvarigt.
Frekansın bir fonksiyonu olarak geçirgenlik gerçek ve karmaşık sayı değerlerini alabilir.Permeabiliteten som funktion av frekvens kan ha reella eller komplexa värden.
Vikipedi'nin kendisi bu tip karmaşık bir sisteme örnek verilebilir.Wikipedia själv förbjuder denna typ av fusk.
Karmaşık analizin geliştirilmesine büyük katkıda bulundu.Han gjorde även viktiga bidrag till komplex analys.
Aritmetik fonksiyon: pozitif tam sayılardan karmaşık sayılar içine bir fonksiyondur.Med andra ord är en aritmetisk funktion en följd av komplexa tal.
Cinsin taksonomisi karmaşıktır.Chapadatyrannens taxonomi är komplicerad.
Söz konusu kurallar ile mahkeme kararları arasındaki ilişki karmaşık olabilir.Några av rådhusrättens domar är idag svåra att förstå.
Bunların her biri birkaç kişinin dizilerinin bir karmasıydı.Vi visste att vi var de saknade pusselbitarna i varandras liv.
Benzer şekilde karmaşıklığın artışı ve ilerleme de evrimin temel karakteristikleri olarak tanımlanamaz.Att alla dessa egenskaper och förmågor ska evolvera samtidigt anses som i princip omöjligt.
Görüş ayrılığının kökenleri karmaşıktı.Åsikterna om huruvida detta var trovärdigt var delade.
Olaylar daha karmaşık hale gelmektedir.Saker och ting blir lätt komplicerade.
Karma millî takım maçları listeye dahil değildir.Träningsmatcher är inte med på listan.
Bütün bu karmaşaya karşın Dalton şunu fark etti.För andra betydelser, se Dalton.

İlgili Sayfalar