karma ile cümle
karma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dünya karmaşanın eşiğindedir.De wereld vervalt in chaos.
Onlar, M.Ö. 3000 tarihinden sonra metrolojinin karmaşık sistemini geliştirmişlerdir.Zij ontwikkelden een complex systeem van metrologie vanaf 3000 v.Chr.
İtalya karmaşık tektonik bir bölgeye doğru uzanır.Turkije ligt in een gebied met een complexe tektonische structuur.
Karmaşık analizin geliştirilmesine büyük katkıda bulundu.Ook leverde hij belangrijke contributies aan de complexe analyse.
Karmaşık düzleme bazen de Argand düzlemi denmektedir çünkü Argand diagramlarında kullanılmaktadır.Het complexe vlak wordt soms ook argandvlak genoemd, omdat dit wordt gebruikt in arganddiagrammen.
Weaver'in görüşüne göre karmaşıklık iki şekilde ortaya çıkar: düzenli ve düzensiz karmaşa.Volgens Weaver kon complexiteit op deze manier twee vormen hebben: georganiseerd en niet-georganiseerd.
Tüm bunlara rağmen 1916 daha karmaşık bir yıl olacaktı.Toch was 1962 een tamelijk slecht jaar voor hem.
15. yüzyılının en karmaşık ve en belirgin heykeltıraşlarındandır.Hij was een van de belangrijkste en meest complexe beeldhouwers van de 15e eeuw.
Karşıt kuark alanı karmaşık birleşik gösterime (3*) aittir ve ayrıca üçlü alan içerir.Het antiquarkveld behoort tot de complex geconjugeerde representatie (3*) en bevat ook een drietal velden.
Neredeyse bütün biyolojik sistemler karmaşıktır.Biologische methoden zijn er nauwelijks.
2017 yılında The Good Karma Hospital ve Casualty dizilerinde oynadı.In 2017 speelt zij de hoofdrol in de nieuwe serie'The Good Karma Hospital.
Üstelik sözleri de anlam karmaşası.De zin is ook nodeloos ingewikkeld.
İletişim ve yüksek ölçüde gelişmiş sosyal bir yapının karmaşık metotlarını sergilerler.Ze spreiden complexe communicatiemethodes tentoon en hebben sterk ontwikkelde sociale structuren.
Karma millî takım maçları listeye dahil değildir.Jokers worden niet in alle kaartspelen gebruikt.
Riemann yüzeyini düşünün; açık birim disk bu nedenle karmaşık düzlemlerden farklıdır.Als een Riemann-oppervlak beschouwd verschilt de open-eenheidsschijf daarom van het complexe vlak.
Cinsin taksonomisi karmaşıktır.De taxonomie is ingewikkeld.
Ne kadar karmaşık hale geldiğini görüyorsunuz.Hij begrijpt opeens hoe de zaak in elkaar steekt.
Birkaç ay sonra beşinci albümleri Karma 'yı sundular.Een paar maanden later presenteerde de band hun vijfde studio-album, Karma.
Sinir hücreleri birbirleriyle karmaşık olarak bağlıdırlar.In de opperhuid zijn de cellen normaal stevig aan elkaar verbonden.
Müziği daha karmaşık bir hal alıyor, şarkılarındaki temalar çeşitleniyordu.De muziek is dan ook een stuk rustiger dan zijn grote orkestwerken.
Loki karmaşık bir karaktere sahiptir.Achilles heeft een complex karakter.
Girişimcilik genellikle zor ve karmaşık bir iştir.Het ontginnen is veelal een moeizaam en langdurig proces.
Bir eylem sonucunda oluşan Karma’nın niteliğini, o eylemi yapmanın temelindeki amaç (Cetana) belirler.Karma wordt vooral bepaald door de intentie die de actie motiveert.
Bu karmaşık ve çok fazla bürokrasi gerektiren bir görevdir.De regelgeving werd daardoor complex en bureaucratisch.
Olabildiğince bu karmaşık işlemleri çok rahat algılanabilir kılmaya çalıştık.Er zal altijd worden getracht de laatste fase zo comfortabel mogelijk te maken.
Karmaşık Düşünce Derneği 'ni kurdu.Hij is in staat de kern van ingewikkelde denkprocessen bloot te leggen.
Muhacirliğin oldukça karmaşık bir tarihi vardır.Dit Nederlandse merk heeft een vrij ingewikkelde geschiedenis.
Bu birlik o karmaşada nasılsa unutulmuştu.De stad raakte hierop in de vergetelheid.
Doğumu ve ölümü ile ilgili tarihlerde de karmaşıklar vardır.Zo is er ook onenigheid over de precieze jaartallen van zijn geboorte en overlijden.
Bu çok karmaşıktır, fakat bir o kadar da rahattır.Dat klinkt ingewikkeld, maar het valt mee.
Sagittarius A veya Sgr A, Samanyolu Galaksisi'nin merkezinde bulunan karmaşık bir astronomik radyo kaynağıdır.Sagittarius A (Sgr A) is een compacte bron van radiostraling in het centrum van ons melkwegstelsel.
Führerbunker karmaşık halde iken, kadınlar da Goebbels'in çocuklarına baktılar.Tijdens hun verblijf in het complex zorgden ze ook voor de kinderen van Joseph Goebbels.
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.De complexiteit van het algoritme is O( N {\displaystyle {\sqrt {N}}} ).
Araç, Almanya'da Osnabrück'teki Karmann fabrikasında üretilmiştir.Karmann was een Duitse carrosseriebouwer gevestigd in Osnabrück.
Buna ek olarak, daha karmaşık olan OSPF protokolü bu sorunu çözmektedir.Een aanvullend protocol vult dat hiaat.
(Diğer şekillerdeki hücreler çok daha karmaşık denklemler gerektirir.)(Deze beitels zijn alleen geschikt voor zeer zachte formaties.)
Genelde karmaşık geometrik şekillerden oluşur.Vaak is de eindvorm een complexe structuur met een welgedefinieerde geometrische vorm.
Olasılık yoğunluk fonksiyonları tıpatıp olasılık olmadıkları için bu şeklin ispatı biraz daha karmaşıktır.Bij onzekere, suggestibele mensen zal het effect nog groter zijn.
Podestanın soruşturması karmaşık bir sonuca varmıştır.De verkiezing van de doge was een complexe procedure.
Lohan'ın ailesinin karmaşık bir geçmişi vardır.De familie Lutters heeft een merkwaardige oorsprong.
Hesaplamalı karmaşıklık kuramında NP-tam hem NP hem NP-zor olan problemlerin sınıfıdır.Merk ook op dat in elke iteratiestap een NP-moeilijk set cover-probleem moet opgelost worden.
1949 yılından beri pek çok karma sergilere katıldı.Ze heeft sinds 1969 in een groot aantal series gespeeld.
Intel x86 ise karmaşık komut kümeli bilgisayar sayılır.De x86-instructieset is een instructieset voor computers.
Dijital pazarlama karması ise 7P den oluşmaktadır.Binnen de Dienstenmarketing bestaat de Marketingmix uit 7 P´s.
Şimdi arabada 4 kişi olmuşlardır ve durum daha da karmaşıklaşmıştır.Er staan nog vier oude eiken op deze plaats, en de Schansstraat verwijst er naar.
Film AIDS, eşcinsellik, travestilik, inanç ve varoluşçuluk gibi karmaşık konular ile ilgilenir.De film behandelt complexe onderwerpen zoals aids, travestie, gender, en existentialisme.
Karma eğitim ilkesi kabul edildi.De leerplichtverordening is ingegaan.
Avusturya hükümeti, çeşitli muafiyetler de uygulanayarak karma evlilikleri özendiriyordu.De Oostenrijkse regering liet kostbare onderscheidingen vervaardigen.
Düşünceleri karmakarışıktı.Zijn gedachten waren in de war.
Gerçek dünyada kanıtlar sıklıkla karmaşık ve çok yönlüdür.W rzeczywistym świecie dowody są często skomplikowane i wieloaspektowe.
Bina, Aerospace City takma adlı karmaşık bir alanın içindedir.Budynek mieści się w kompleksie nazywanym Aerospace City.
Teori içeriğinin geniş analizi karmaşıktır.Dalsza analiza teorii jest skomplikowana.
Açıkorur gönderimlerin önemli bir ailesi karmaşık analizden gelmektedir.Ważna rodzina przykładów odwzorowań konforemnych wyrasta z analizy zespolonej.
Lindsey, Aralık 2015'te karma dövüş sanatçısı Marina Shafir ile nişanlanmıştır.Lindsey zaręczył się z zawodniczką mieszanych sztuk walki Mariną Shafir w grudniu 2015.
M97 oldukça karmaşık bir gezegenimsi olarak kabul edilir.M97 jest jedną z bardziej złożonych mgławic planetarnych.
Yapının gerçek davranışı genellikle çok karmaşıktır.Rzeczywisty mechanizm danej reakcji jest zwykle bardziej złożony.
Karma yasasına inanırdı fakat yalın olarak Ölümden sonra yaşama ve örgütlü dinlere inanmazdı.Wierzył w karmę, ale odrzucał życie po życiu i zorganizowaną religię.
Belirmiş özellikler bir karmaşık sistem çeşitlilik, organizasyon ve bağımlılığa ulaşınca ortaya çıkar.Zjawiska emergentne powstają po osiągnięciu przez system pewnego progu złożoności, powiązań lub organizacji.
Birkaç ay sonra beşinci albümleri Karma 'yı sundular.Parę miesięcy później grupa zaprezentowała swój piąty album, Karma.
Necibullah da Karmal'ın ekonomi politikalarını sürdürdü.Kontynuował politykę gospodarczą Karmala.