karma ile cümle

karma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Seri boyunca, Nate Archibald'la karmaşık bir ilişkisi vardır.Ela tem sentimentos em relação a Nate Archibald.
Tabii bu isim karmaşası çok kısa süreliğine yaşandı.O nome foi de curta duração.
Film AIDS, eşcinsellik, travestilik, inanç ve varoluşçuluk gibi karmaşık konular ile ilgilenir.O filme lida com temas complexos como AIDS, travestilidade, identidade sexual, religião, fé e existencialismo.
Virüsleri edinilmiş bağışıklık sisteminden koruyan mekanizmalar ise daha karmaşıktır.Os mecanismos usados pelos patógenos para evadir o sistema imune adquirido são ainda mais complexos.
Bağlanılabilir - Karmaşık yükleme süreçi olmadan basit bir şekilde URL ile paylaşılabilirliği.Linkável - Compartilha facilmente por URL, não requer instalação complexa.
P, NP-complete, ve co-NP-complete karmaşıklık sınıflarının üçünde de olmadığı sanılmaktadır.Ou seja, eles não foram provados ser incluídos, nem excluídos, das classes P ou NP-completo.
Occidentali's Karma (Türkçe: Batılıların Karma'sı) İtalyan şarkıcısı Francesco Gabbani'nin seslendidiği şarkı.Occidentali's Karma é uma canção do cantor Francesco Gabbani.
Müziği daha karmaşık bir hal alıyor, şarkılarındaki temalar çeşitleniyordu.A música tornou-se mais complexa e os temas mais diversificados.
Karmaşık analizde yaptığı işlerle bilinir.É conhecido por seu trabalho em Análise complexa.
Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi.Era a época da Páscoa, quando as tensões políticas e religiosas eram altas em Jerusalém.
Nikki ev hayatının onun için karmaşık olduğunu belirtti.Becky afirma sua família teve uma vida difícil.
1 Almanya Doğu ve Batı'dan oyunculardan oluşan karma bir takım gönderdi.A Alemanha enviou um time unificado composto por jogadores da Alemanha Ocidental e da Alemanha Oriental.
Albüm grubun en progresif ürünü oldu, uzun ve karmaşık şarkı yapıları içerdi.Este foi o álbum mais progressivo do Slayer até então, apresentando estruturas musicais longas e complexas.
Bu karmaşık ve çok fazla bürokrasi gerektiren bir görevdir.A administração se dá por meio de uma grande e complexa burocracia.
Allison Pierce 2004 yılında verdiği bir röportajda bu ilk albümün bir "karmaşık düzen" olduğunu vurgulamıştır.Em uma entrevista de 2004, Allison Pierce comentou que o álbum é uma espécie de "se perder na confusão".
Fotoğraflar, varsayılan olarak birkaç basit kontroller içine karmaşık düzenleme araçları veriyor.Fotos disponibiliza complexas ferramentas de edição com vários controles simples por padrão.
Ancak Raymon Dart 1925 yılında Australopithecus africanus türünü bulduğunda bu soru iyice karmaşaya giriyor.Em 1925, Raymond Dart descreveu o Australopithecus africanus.
Görünür basitliklerine rağmen, bakteriler diğer canlılarla karmaşık etkileşimler içindedir.Apesar de sua aparência física, os Dark Ones estão estreitamente relacionados aos seres humanos.
Karmaşık veri yapıları ile bu problem büyük ölçüde çözülebilir.Com estruturas de armazenamento mais sofisticadas, este problemas pode ser largamente resolvido.
Karma oyunun sonunu da etkiler.O final do jogo depende do Karma do jogador.
Ne kadar karmaşık hale geldiğini görüyorsunuz.É considerado como descomplicado.
Holomorf fonksiyonlar karmaşık analizin temel çalışma araçlarından biridir.Funções holomorfas são o objeto central do estudo da análise complexa.
Bu, sistem karmaşasını artırmakta ve gelişimi, önemli ölçüde zor hale getirmektedir.Isto aumenta a complexidade do sistema e torna a manutenção do sistema muito mais difícil.
Bununla birlikte, daha karmaşık işlerde kullanılan iletkiler daha hassas şekilde ölçeklendirilmiş olabilir.Sem dúvida, questões tão complexas como essas mereceriam tratamento mais aprofundado.
Şifreler basit ve karmaşık olarak ikiye ayrılır.Tais seções possuem pé-direito duplo e simples, respectivamente.
Çok kademeli roketler çok daha karmaşıktır.As Rockets são muito ágeis.
İnsan özgürdür ve kendi Karma’sından kendisi sorumludur.Faraó foi livre e responsável pelo endurecimento do seu coração.
Dijital pazarlama karması ise 7P den oluşmaktadır.Um arquivo a.out consiste de até 7 seções.
Erişim tarihi: 19 Şubat 2016. ^ Yuras Karmanau; Vladimir Isachenkov (17 Nisan 2014).13 de dezembro de 2014 Karmanau, Yuras; Vladimir Isachenkov (17 de abril de 2014).
Karmaşık sayıların sembolü C {\displaystyle \mathbb {C} } dir.Espaços complexos projetivos, C P n {\displaystyle \mathbb {CP} ^{n}} .
Budizm’de reenkarnasyonun sadece ‘ruh göçü’ değil, karma bir dürtü olduğu anlaşılır.No Budismo, o renascimento não é a reencarnação de uma alma, mas de uma "energia psíquica".
Pavlov, refleks kavramıyla içgüdüyü açıklamış, içgüdülerin karmaşık reflekslerden oluştuğunu savunmuştur.Pavlov queria elucidar como os reflexos condicionados eram adquiridos.
Sceve´nin şiiri, gramer ve imgelerin karmaşıklığıyla ünlüdür.O jogo abusa bastante dos gráficos e sons do SNES.
Doğumu ve ölümü ile ilgili tarihlerde de karmaşıklar vardır.Isto significa que há sérias dúvidas quanto as datas, quer de nascimento como de falecimento.
Bir başka, daha karmaşık bir yöntem ise güçlü bir sera gazı olan amonyak kulanmak.Outro método mais complicado usa amônia como um poderoso gás de efeito estufa.
15. yüzyılının en karmaşık ve en belirgin heykeltıraşlarındandır.O mais veloz e caro do século.
UFC kuralları güncellendikçe karma dövüş sanatçıları da değişti.Conforme as regras do UFC começaram a se desenvolver, seu competidores evoluíram também.
Karmaşık ürünlerde, büyük etki yaratacak küçük değişiklerin fark edilmesi zordur.Para testar a precisão é refinada até que resultados importantes apresentem pequenas mudanças.
Bir dünya karmasına davet edilen ilk Türk futbolcudur.É o primeiro goleiro a ser expulso de uma copa do mundo.
Erişim tarihi: 3 Haziran 2015. ^ Karmali, Luke (3 Haziran 2015).Consultado em 3 de Junho de 2015 Karmali, Luke (3 de Junho de 2015).
Kardeşinin karısı ile yaşadığı aşk ve soyguncu ağabeyi ile sorunları giderek karmaşık bir hâl alır.Apesar de tratar dura e severamente seu irmão eles se amam.
Bir eylem sonucunda oluşan Karma’nın niteliğini, o eylemi yapmanın temelindeki amaç (Cetana) belirler.Apesar de karma significar ação, significa também o resultado da ação.
“Langue” ve “parole” kavramları karşılıklı bağımlılıklarının karmaşık ilişkisi içerisinde de bulunmaktadır.Por exemplo, as palavras "estado" e "espírito" têm seus respectivos sentidos isoladamente.
Yani rasyonel sayılar, reel sayılar ve karmaşık sayılar birer halkadır.Os racionais, reais e os complexos são corpos.
Buna basit bir örnek olarak karmaşık üstel fonksiyon verilebilir.De forma mais simples podemos entender o efeito fundador a partir de um exemplo.
Katı cismin konumundaki değişim anlatılandan her zaman daha karmaşıktır.A protecção safedisc está sempre a ficar mais difícil de copiar.
Yollar aracı kullanılarak karmaşık seçimler yapılabilir ve var olan yollar düzenlenebilir.Ocorre quando múltiplas rotas podem ser usadas e a escolha é feita por meio de determinada condição.
Benzer sistemlerde bile bir uyumluluk katmanının uygulanmasının detayları epey karmaşık ve zahmetli olabilir.Nesses casos, o tratamento numa Estação de Tratamento de Água pode ficar mais complexo e caro.
Kısaca baştaki j {\displaystyle j} nin matematikteki anlamı çok karmaşıktır.Neste caso, a expressão precisa para a matriz M {\displaystyle M} é um pouco mais complexa.
Karmaşık bir devre tasarlayarak karekök işlemini değişik basamaklarda hesaplayan bir AMB olabilir.Projetar uma ULA complexa que calcula a raiz quadrada através de vários passos.
Roma'ya dönen diğer imparator Pupienus, karmaşa içinde bir şehir buldu.O co-imperador voltou a Roma, mas encontrou a cidade em motim.
Cevap karmakarışık.A resposta não é simples.
Lignan kaynakları: 2007'de yapılan bir çalışma beslenmede memeli lignan öncüllerinin karmaşıklığını gösterir.Bronnen van lignanen: Een onderzoek uit 2007 laat de complexiteit van lignaanprecursors in de voeding zien.
Karmaşık yüksek saatçilik ürünleri, Black Tie adı altında, aynı koleksiyon içerisinde sunulur.De complexe haute-horlogerie modellen worden samengebracht in eenzelfde collectie, Black Tie.
Bunların hepsi tek değişkenli karmaşık analizde geçerlidir.Dit alles heeft betrekking op complexe analyse in één variabele.
Teori içeriğinin geniş analizi karmaşıktır.Verdere analyse van de inhoud van de theorie is ingewikkeld.
Bunlar bugüne kadar uzayda bulunan en karmaşık moleküllerdir.Het zijn de grootste moleculen die ooit in de ruimte werden aangetroffen.
LT-35 çok karmaşık ve kusurları olan bir tanktı.De LT-35 was te complex en had vele tekortkomingen; zijn betrouwbaarheid was gering.
1940’larda Bell beşin ikisi diye bilinen biraz daha karmaşık bir kod kullanmıştır.Tijdens de jaren 40 gebruikte Bell ook een iets meer geavanceerde code, die bekendstond als two-of-five.
Frekansın bir fonksiyonu olarak geçirgenlik gerçek ve karmaşık sayı değerlerini alabilir.Permittiviteit kan, als functie van frequentie, een reële of complexe waarde aannemen.

İlgili Sayfalar