karma ile cümle

karma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Yaşayan Tanrıça" Kumari, Fotoğraf, Green Peace Karmaokulu.Kumari, the 'Living Goddess,' Image via Green Peace Co-ed School.
Green Peace Karma Okulu.Image via Green Peace Co-ed School.
Matina, şimdilerde Ganabahal'daki Green Peace Karma Okulunda 7.sınıf eğitimine başladı.These days Matina has started studying in grade 7 at Green Peace Co-ed School in Ganabahal.
Zahra haksızlıktan ve karmaşıklıktan kurtulmak için intihar etti.Zahra committed suicide to rid of the mess & injustice.
Yolsuzluk bir gelir kaynağı ve kamu hizmeti karmaşa içinde.Corruption is rampant and public services are in turmoil.
Avrupa Komisyonunun 9 Kasım tarihli Sırbistan raporu karma bir sepet gibi.The European Commission's November 9th report on Serbia is a mixed bag.
Devlet düzeyindeki meslektaşlarının açıklaması ise daha karmaşık.Their state-level counterparts have a more complex explanation.
Sorunlar çok açık, fakat çözüm için karmaşık takaslar ve zahmetli düzenlemeler gerekiyor.The problems are quite clear, but policy answers involve complex trade-offs and painful adjustments.
AB'nin En Zorlu Mücadelesi: Karmaşayı YönetmekThe EU's Biggest Challenge: Managing Complexity
Artan karmaşıklığı çeşitli yollardan tanımlamak mümkün.There are several ways of defining rising complexity.
İngiltere'nin katkı iadesi karmaşık bir mesele.The British rebate is a more complex issue.
Güneydoğu Avrupa'da ise bu terim daha karmaşık bir olguyu temsil ediyor.In Southeast Europe, though, it represents a more complex phenomenon.
Balkan Yarımadası, Avrupa’nın diğer bölgelerine kıyasla çok daha karmaşık bir tektonik yapıya sahip.The Balkan Peninsula has a far more complicated tectonic structure than the rest of Europe.
Uluslararası, çok uluslu müzakereler tanımları gereği karmaşık ve zaman alıcıdırlar." dedi.International, multilateral negotiations are, by definition, complex and time consuming," he said.
Kostiç, "Borç büyümesi sorununun karmaşık ve baş ağrıtıcı olduğu açık."It is clear that the problem of debt growth is complex and troubling.
Rushiti, kuzey Kosova'daki durumun karmaşık olduğunu söyledi.She said the situation in northern Kosovo is complicated.
Pek çok ülkede uygulanan korumacı önlemler ise durumu daha da karmaşık hale getiriyor.Protectionist measures in various countries complicate the situation further.
Sırbistan'ın BH ile ilişkileri başka herhangi bir bölge ülkesiyle olduğundan daha karmaşık.Serbia's relations with BiH are more complex than with any other regional country.
Bu, siyasi durumu daha da karmaşık hale getirebilirdi.That could further complicate the political situation.
Kosova ve Sırbistan’da demokrasi karmaşasıKosovo and Serbian democracy both in a tangle
Kıbrıs sorunu Türkiye'nin AB üyelik hedefini de karmaşık hale getirdi.The Cyprus issue has complicated Turkey's bid to join the EU.
Kıbrıs Sorunu Türkiye'nin AB Hedefini Karmaşık Hale GetiriyorCyprus Issue Complicates Turkey's EU Bid
SC hükümeti çalışmaların karmaşık yasal işlemler yüzünden yavaşladığını söylüyor.The RS government says work is being slowed by complicated legal procedures.
Siyasete katılmamaları gençlerin ekonomik sorunlarını daha da karmaşık hale getiriyor.Compounding young people's economic woes is their non-participation in politics.
Kurbanların aileleri memnuniyetsizken, mahkemeler savaş suçu davalarını çok karmaşık olarak görüyor.Families of victims are dissatisfied, while courts view war crimes cases as very complicated.
Hukuk cephesinde, Türkiye'nin almayı planladığı tedbirler daha da karmaşık.On legal front, the measures Turkey is planning to take are more complicated.
Berlin Duvarı Kosova için çok karmaşık bir zamanda yıkıldı.The Berlin Wall fell at a very complex time for Kosovo.
Bu, Makedonya tarihinde uygulanmış en karmaşık reform girişimlerinden biridir.It is one of the most complex attempts at reform ever implemented in Macedonia.
Fakat bütçe teklifi, Birliğin tarihinde karmaşık ve önemli bir döneme rastlıyor.The budget proposal, however, comes at a complicated and momentous time in the history of the Union.
Ortodoks Kilisesi ile Sırp siyasetçilerin karmaşık ilişkisiComplicated dance between Orthodox Church, Serbian politicians
Parlamentonun sağlık sigortası yasasını geçirememesi de sorunu daha karmaşık hale getiriyor.Compounding the problems, parliament has been unable to pass a law on health insurance.
Bu sorun, Makedonya’daki partiler arasında bir uzlaşma sağlanması gereken, karmaşık bir süreç.That is a complicated process, which needs a consensus inside the political parties in Macedonia.
Zaman ilerledikçe durum daha da karmaşık bir hal alıyor.As the time horizon is extended, the situation becomes more complex.
Murtiç tüm dünyada 150'den fazla solo sergi, 300 kadar karma sergiye imza atmıştı.Murtic's career included over 150 solo exhibitions and 300 collective exhibitions around the world.
Basit bir sistem olması gereken bir şey için karmaşık bir sorun.It's a complicated problem for what is supposed to be a simple system.
Oysa gerçekte durum bundan daha karmaşık.In fact, the reality is more complicated.
Geçerli bir nüfus sayımı yapmak, karmaşık ve pahalı bir iş olabilir.Conducting a valid census of any population can be a tricky and expensive proposition.
Geçen haftaki imza, karmaşık bir bölgesel enerji bağlamında gerçekleşti.Last week's signing took place in a complicated regional energy context.
"Bugünkü tehdit çok daha karmaşık ve sıra dışıdır."The threat today is more complicated and unconventional.
Sınır geçişleri de BH'nin ihracatını karmaşık hale getirecek başka bir sorun.Border crossings are another problem that will complicate BiH exports.
UAED Genel Müdürü Yukiya amano Çarşamba günü yaptığı açıklamada, "Son derece karmaşık bir projeydi."This was a very complicated project.
Karma nüfusa sahip pek çok köyden etnik Sırplar çıkarıldı.Ethnic Serbs are driven out of many mixed villages.
Ayrıca Miloseviç’in işi karmaşık hale getirmek için kullandığı taktikleri kullanması da bekleniyor.He is also widely expected to use some of the tactics employed by Milosevic to complicate matters.
Tüm demokrat partiler içinde durumu en karmaşık olan DS.Of all the democratic parties, the DS is in the most complicated position.
Heykel veya resme benzer, ama daha karmaşıktır." diyor.It is like sculpture or painting, but more complicated," said Paluca.
Artan karmaşıklığı yönetmek, bir dizi zorlu mesele ile uğraşmak anlamına geliyor.Managing increasing complexity means dealing with a number of thorny issues.
Bunlardan biri, artan karmaşıklığın yönetimi ile ilgilidir.One is linked with the management of increased complexity.
SETimes: Pek çok yabancı siyasetçi, BH'nin karmaşık yapısını Kosova ile kıyaslıyor?SETimes: Many foreign politicians compare the complicated make-up of BiH to Kosovo.
Danışman, "Bunlar zor ve karmaşık prosedürler."Those are tough and complex procedures.
Bu da durumu karmaşık hale getirirdi."This would have complicated the situation," he added.
Lider, operasyonun son derece karmaşık olduğunu ve en iyisini umduğunu söyledi.Racan said that the surgery is very complicated, and that he hopes for the best.
En karmaşık deneyler bile en genç ziyaretçilere kolay göründü.Even the most complicated experiments seemed easy to the youngest visitors.
Bu güçlükler, normalden daha karmaşık prosedürlerle ilgili.These difficulties relate to procedures that are more complicated than usual.
SETimes: Romenler AB fonları alanını çok karmaşık ve bürokratik görüyor.SETimes: Romanians see the EU funds field as very entangled and bureaucratic.
Avrupa yönetmeliklerinin gerektirdiği prosedürler de karmaşık.The procedures required by European regulations are also complicated.
Fakat bazen bu prosedürleri gereğinden daha karmaşık hale getirdiğimiz de oldu.But sometimes we have made these procedures more complicated than necessary.
Ancak ülkeyi bekleyen süreç, kimi Sırplar'ın umduğundan daha karmaşık olabilir.But the path ahead may be more complex than some Serbs had hoped.
Hırvatistan ile Slovenya arasındaki toprak anlaşmazlığı sorunu daha da karmaşık hale getiriyor.Compounding the issue is the ongoing land dispute between Croatia and Slovenia.
Yunan basının taktığı isimle "Othonas" taraftarlarla karmaşık bir ilişkiye sahip."Othonas", as the Greek press likes to call him, enjoys a complex relationship with fans.
Hırvatistan'da ilk defa gerçekleştirilen karmaşık ameliyat yaklaşık bir saat sürdü.The complex operation, the first of its kind in Croatia, lasted about an hour.

İlgili Sayfalar