Ana içeriğe geç
Sözlük

karmaşık ile cümle

karmaşık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Daha karmaşık, kültürlü ve anlamlı bir hardal.A mustard of more sophistication and culture and meaning.
İki aşamalı karmaşık şeyleri çözebilecek duruma gelmişlerdir.They'll know to look in a two stage kind of complex process.
Biz aslında burda , aslında burası biraz karmaşık. Fakat ben direk anlatıcam.And when x is equal to negative 3/4, what is y?
Karmaşık tepkimelere girebilir. Ne iyi ki bunların bazıları mimarlıkla ilgili.It can undergo complex reactions, some of which are happily architectural.
Bu karmaşık bir kader.It's a complicated fate.
Eğer bu doğruysa, Londra Olimpiyatı için çok karmaşık sorular ortaya çıkıyor.If that is true, it leads to some very complicated questions for the London Olympics.
Matematik kitabından çalışırken daha karmaşıkmış gibi gelir.And when you read it in a calculus book it looks all complicated.
Çok karmaşıkmış gibi gelir ama aslında gerçekten çok kolaydır.It looks all complicated, but what it's saying is frankly pretty obvious.
Okyanus çok karmaşıkmış gibi görünebilir.It can be a very complicated thing, the ocean.
Ve bu karmaşıkmış gibi görünen şey, insan sağlığının ne olduğudur.And it can be a very complicated thing, what human health is.
Bu ayakkabılarda işe yaramıyor ve bizim vücudumuz ayaklarımızdan kat ve kat daha karmaşık.It doesn't work with shoes, and our bodies are many times more complicated than just our feet.
Arka tarafta da çok karmaşık bir anestezi makinesi var.In the background there is a very sophisticated anesthesia machine.
en karmaşık ekipman bulunurken savaşlar daha da kötüleşiyor.In the science labs, the architectural labs, all the labs the wars are getting worse.
Şimdi size göstereceğim aslında çok daha karmaşık.And then I'm going to show you it's actually a lot more complicated.
Burada daha karmaşık bir işlem gerçekleşiyor.There's a more complicated process going on here.
Bu basit bir akışkan ve bu, zamanla karmaşık bir yapıya doğru gelişiyor.And it's just a simple fluid and it, over time, develops into this complicated structure.
İçerden o kadar da karmaşık görünmüyor, değil mi?And so from inside, it doesn't look very complicated, right?
Bu konu hakkındaki düşüncelerim biraz karmaşık çünkü bir şeyleri ezberlemenin taraftarı değilim.I have a bit of a mixed opinion about it because I'm not a big fan of memorizing things.
Ama şimdiye kadar gördüğümüz tüm modellerden çok daha karmaşık olacak.Let's get started. Lots of moving parts. Tons of them.
Kulağa karmaşık geldiğinin farkındayım.I know sounds complicated.
Onlar temel bileşenlerin ortaya çıkardığı karmaşık sistemlerdir.They are what we call emergent properties.
Şimdi bu ispeten daha karmaşık olan Bayes Ağı ile ilgili şu soruları sorayım:So let me ask you for this relatively complicated Bayes network the following questions.
Fakat gerçek, bundan çok daha zor ve karmaşık.But the reality is more difficult and more complex.
Ucuzluk Öncelikli Arama için sınır biraz daha karmaşık olacak.For cheapest first, the frontier is going to be more complicated.
Aslında işler karmaşıklaştığında mühendislik sürecinin çok iyi çalışmadığını biliyoruz.In fact, we know that the engineering process doesn't work very well when it gets complicated.
Bu oldukça karmaşık, ama görünen o ki bal arıları çok hızlı kanat çırpıyor.It's very complicated, but it turns out they flap their wings very quickly.
Büyük, karmaşık heykellere ilişkin sorunları çözme konusunu çok ciddiye alıyoruz.We're really geeky about ways to problem-solve large complicated sculptures.
Burası lrak değil, biliyorsun. Oradan çok daha karmaşık. Washington'dakiler buna katılmayabilir.Now, you enjoy that tea, you hear?
Çok karmaşık bir seçimi ele alalım: arama almayı.Let's take a very, very complicated decision: buying a car.
Hiç bir bilgisayar programı böyle karmaşık ağ formlarını yer çekimiyle birlikte dizayn edemezdi.There was no software that could extrude these complex net forms and model them with gravity.
Mühendisler için ahlak ilkelerinin karmaşık olduğu bir zamandı.Za in�enjere je to bila zbilja slo�ena eti�ka dilema.
Bunlar karmaşık şekillerde buluşan karmaşık parçalar ile inşa edilmiş karmaşık şeylerdir.These are complex things built with complex parts that come together in complex ways.
Bilgisayarda eşit işaretinin o kadar karmaşık bir tanımı yok.So let's just try that. See and then I get four Alices.
Şimdi, aynı derecede karmaşık ve külfetli bir hesap daha yapalım -And now, let's do another equally hairy and cumbersome computation.
Bizler karmaşık kimyasal reaksiyonların sonucu hayattayız.We are alive because of complicated chemical reactions.
Her ülke farklı ve çok karmaşık, değil mi?In Lebanon, they do three.
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.But to-day being Saturday rather complicates matters.
Ama elbette, insan vücudundaki durum bundan çok daha karmaşıktır.But the situation, of course, in the human body is far more complicated than that.
Yani, üç yıl önce, M-I-T harflerinin basitlik ve karmaşıklık içinde oluştuğunu keşfettim.So, three years ago I discovered, the letters M-I-T occurring in simplicity and complexity.
Gittikçe karmaşıklaşıyor.I know it's getting a little complicated.
Temeli aldıktan sonra biraz daha karmaşık devreler yapabiliriz.And once you have the basics, we can make a slightly more complicated circuit.
Renk için doğru olan, karmaşık hareket algıları için de doğrudur.What's true for color is also true for complex perceptions of motion.
İnanılmaz derecede karmaşık yöntemlerle karşı taraf riski yönetmektedir.It manages counterparty risk in incredibly sophisticated ways.
Politikacılar büyük, karmaşık ve sofistike bir proje içindedirler.Politicians in a big, complex, sophisticated I.T. project?
Durumu karmaşıklaştırabiliriz fakat dünya şuan ne için mücadele ediyor?We can make it complicated, but what's the world fighting over right now?
Modern araç karmaşık çoklu bilgisayardır.The modern car is a sophisticated multi-computer device.
Çok karmaşık bir formül gibi görünebilir.But you'll see that the distance is equal to-- and it
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.But now there is a bold new solution to get us out of this mess.
Afrika, çelişkilerle dolu karmaşık bir kıta gördüğünüz gibi.So, Africa is a complex continent full of contradictions, as you can see.
Burada ki parçalar inanılmaz derece karmaşıktırThis all looks the same, then there's this bit over here which is incredibly complicated.
Şimdi araştırmacılar aslında düdük karmaşıklığı bilgi teorisi kullanarak ölçülen varBut 1st pulse sound is a bit of a mystery.
Sorunlarımızın nedeni aslında bilimin bize verdiği karmaşıklık.The cause of our troubles is actually the complexity that science has given us.
İnsanlar, bilgisayar kosanlarının yapması için çok karmaşık ya da çok pahalı olacağını düşündü.People figured that it would be too complex or too expensive for some hacker to build one.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.As the frequencies increase, so do the complexities of the patterns that appear on the plate.
Çok dengesiz, çok değişken, çok karmaşık birşey olan bulutun arkasında basit bir kural olmalı.Something so complicated like a cloud, so unstable, so varying, should have a simple rule behind it.
Onları doğanın karmaşıklığının bazı özelliklerini tanımlamak için kullandım.I used them for describing some of the aspects of the complexity of nature.
Bu çok karmaşık, karmaşık, karmaşık; Brownian döngüsü.This is a mess, mess, mess, Brownian loop.
Bu şeklin son derece olağan dışı bir karmaşıklığı var.This shape is of an extraordinary complication.
Çok karmaşık, çok uyumlu ve çok güzel şekiller.Shapes which are of such complication, such harmony and such beauty.
Bu çok karmaşık.It's so complicated.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod