Görünür basitliklerine rağmen, bakteriler diğer canlılarla karmaşık etkileşimler içindedir.Незважаючи на їх простоту, бактерії можуть формувати складні асоціації з іншими організмами.
Buna karşın hayatına dair bilgiler bir o kadar da çelişkili ve karmaşıktır.Інформація про нього вкрай мізерна і суперечлива.
Gök ada merkezinin yoğun ışıması da karmaşık yaşamın gelişmesini engelleyebilirdi.Інтенсивне випромінювання галактичного центра також могло вплинути на розвиток високоорганізованого життя.
Hesaplamalı karmaşıklık kuramında NP-tam hem NP hem NP-zor olan problemlerin sınıfıdır.В теорії складності обчислень, co-NP — клас складності.
Reel veya karmaşık sayılar gibi sayılarda temel aritmetiğe uygun olarak çarpma yapılabilir.Дійсні або комплексні числа множаться відповідно до правил елементарної арифметики.
Polimerler büyük moleküller oldukları için deterministik metot kullanrak çözümü oldukça karmaşıktır.Полімери — великі молекули, а тому надто складні для детерміністичних методів.
Tam fonksiyon: Tanım kümesi tüm Karmaşık düzlem olan bir holomorf fonksiyondur.Комплексна експонента — ціла голоморфна функція на всій комплексній площині.
Veri yapıları basit ya da karmaşık olabilmektedir.Візуальна аура може включати прості чи складні прояви.
Ne kadar karmaşık?Наскільки це складно?
Bu çok karmaşık.Це заскладно.
Bu çok karmaşık mı?Це занадто складно?
Dil bilgisi çok karmaşık bir şeydir.Граматика — дуже складна річ.
Daha resmi olarak, karmaşık sistemler genellikle histerez sergilerler.Formálněji, komplexní systémy často vykazují hystereze.
Yüzey suları ve yeraltı suları arasındaki bağlantı karmaşıktır.Interakce mezi podzemními a povrchovými vodami jsou složité.
POP3'e göre uygulanması karmaşık bir protokoldür.Oproti protokolu POP3 je IMAP4 velmi komplikovaný protokol.
Hindistan'da çocuk işçiliği temelde yoksulluğa dayanan karmaşık bir sorundur.Dětská práce představuje v Indii obrovský problém, který souvisí hlavně s chudobou.
Aralık 2009'da bu saldırının işlem karmaşıklığı 299.5e düşürülmüştür.V prosinci 2009 byla tato složitost ještě vylepšena na 299.5.
Albert Gölü üst Nil'in karmaşık sisteminin bir parçasıdır.Jezero je částí systému horního Nilu.
Karmaşık sistemler iç içe olabilir Karmaşık bir sistemin bileşenleri kendileri karmaşık sistemler olabilir.Komplexní systémy mohou být vnořené Komponenty komplexního systému mohou být samy komplexními systémy.
Karmaşık bir sistemde, bu tür gereksinim listeleri yüzlerce sayfaya kadar sürebilir.Ve složitém systému mohou takovéto seznamy mít až stovky stránek.
Bütün holomorf fonksiyonlar karmaşık-analitiktir.Všechny holomorfní funkce jsou komplexně analytické.
Polimerler büyük moleküller oldukları için deterministik metot kullanrak çözümü oldukça karmaşıktır.Polymery jsou velké molekuly, a proto mají velmi komplikované řešení deterministickými metodami.
Çokluk dinamik ağı Birleştirme kurallarının yanı sıra, karmaşık bir sistemin dinamik ağı önemlidir.Dynamická síť rozmanitosti Stejně tak jako pravidla párování, je důležitá dynamická síť komplexního systému.
Bunlar daha küçük bileşenleri daha karmaşık birleşimlere dönüştürme yolları ararlar.Jež by těmto malým robotům umožnily nabývat složitějších vzorců chování.
73 sütun ve 23 satır olarak yazılması halinde ortaya anlamsız ve karmaşık bir desen çıkar.Další možnost uspořádání 23 řádků a 73 sloupců vytváří neuspořádané nesmysly.
P, NP-complete, ve co-NP-complete karmaşıklık sınıflarının üçünde de olmadığı sanılmaktadır.Předpokládá se, že padá mimo třídy P, NP-complete a co-NP-complete.
Lohan'ın ailesinin karmaşık bir geçmişi vardır.Rod Mašínů má dlouhou historii.
Sagittarius A veya Sgr A, Samanyolu Galaksisi'nin merkezinde bulunan karmaşık bir astronomik radyo kaynağıdır.Sagittarius A (zkratka Sgr A) je komplex radioemitujících zdrojů ve středu naší galaxie Mléčné dráhy.
Bazen, eğer durum çok karmaşık ise soruşturmacılar arabuluculuk yaparlar.Někdy, pokud je rozepře složitější, musí veřejný ochránce dělat prostředníka.
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.Časová složitost tohoto algoritmu je O(n).
Öte yandan bir elektrik dipolünün görüntüsü biraz daha karmaşıktır.Úplný odznak je poněkud složitější.
Şifreler basit ve karmaşık olarak ikiye ayrılır.Dále se rozdělují na jednoduché nebo dvojité.
Ne kadar karmaşık hale geldiğini görüyorsunuz.Vím, jak složitá je situace.
Bu zaman diliminde yaşananlar konusu karmaşıktır.Otázka zda jsou tyto události současné je relativní.
Birçok vilayetin arasındaki sınırlar çok karmaşık değildi fakat eşleşmemekteydiler.Hranice mezi mnoha prefekturami byly nejen komplikované, ale ani nerespektovaly hranice mezi provinciemi.
Fakat çok karmaşık yapıya sahiptir.Má spíše těžkou konstrukci.
İslam ve Yahudilik arasında ise karmaşık bir ilişki var olmuştur.Po jedné náboženské obci je zde zastoupen islám a judaismus.
Bu tür bir yazma, karmaşık bir denetim gerektirir.Tato otázka je velmi složitá a vyžadovala by si hlubší zkoumání.
Bunlar basit yapılı ya da karmaşık olabilirler.Mohou být jednoduché nebo rozvětvené.
Görüş ayrılığının kökenleri karmaşıktı.Koncepční propast mezi jejich myšlenkami byla příliš velká.
Ancak, bu fikir iki boyutlu karmaşık düzlemde iyi bir fikir değildir.Nicméně tato definice je nevyhovující ze dvou důvodů.
Nikki ev hayatının onun için karmaşık olduğunu belirtti.DJ dostal strach, že jeho dům je živej.
Genel olarak, model karmaşıklığı, modelin basitliği ve doğruluğu arasındaki dengeyi içerir.Obecně platí, že se metodika snaží zachovat svojí jednoduchost a přehlednost.
Bu fonksiyon, karmaşık sayıların metrik uzayına dönüşüdür.Postupně se tohle všechno přemění do problémů vesmírných měřítek.
Mintaka, en az altı bileşenden oluşan çok karmaşık bir yıldız sistemidir.Castor je tedy šestinásobný hvězdný systém složený ze tří velmi těsných dvojhvězd.
Japonya’nın Sibirya Müdahalesindeki amaçları çok karmaşık ve iyi tanımlanmamıştır.Celá invaze Spojenců do Norska je zmatená a špatně organizovaná.
O güne kadar bu karmaşık hastalıkların herhangi bir ilacı yoktu.Na jeho onemocnění nezabíraly žádné tehdejší léky.
Bu büyük bir karmaşıklık ortaya çıkartır.Tím se ukáže celý vážní mechanismus.
Böylece karmaşıklıktan önemli miktarda kaçınır.Postupovat od jednoduchého ke složitému v pořadí.
Batı'da da daha sonraki dönemlerde bilim adamları tarafından karmaşık olgulara dair gözlemler yapılmıştır.Vědci očekávají příští události v Observatoři.
Daha karmaşık düzenleme işlemleri basit komutların dizi şeklinde bir araya getirilmesi ile yapılır.Odkazy na sdílené objekty jsou často uspořádány ve složitější struktuře pomocí vzoru skladba.
Bazı eleştirmenler de filmin karmaşık yapısından memnun oldu.Někteří kritikové byli hudbou filmu zklamaní.
OHV motorlara göre daha karmaşıktır, ancak daha iyi motor performansı elde edilebilmesini sağlar.Běží co ji síly stačí a nakonec si stopne motocyklistu.
Bu karmaşık özellikler birçok genin ürünüdür.Aceste trăsături complexe sunt produsul mai multor gene.
Jim Shannon rolünde Jason O'Mara, karmaşık bir geçmişi olan fedakâr bir baba.Jason O'Mara este Jim Shannon, ofițer de poliție și tată devotat, cu un trecut complicat.
Karmaşık düzleme bazen de Argand düzlemi denmektedir çünkü Argand diagramlarında kullanılmaktadır.Uneori planul complex este numit și planul Argand deoarece este folosit în diagramele Argand.
Karmaşık düzlem kavramı karmaşık sayıların geometrik bir yorumuna da izin verir.Conceptul de plan complex permite interpretarea geometrică a numerelor complexe.
Bazen şartların durumu basit binary olasılığından daha karmaşık olur.Situații sunt, uneori, mult mai complex decât simpla binar posibilitatea de caz.
Küçük beyninden ötürü koalanın karmaşık ve sıradışı davranışları gerçekleştirme yetenekleri kısıtlıdır.Din cauza creierului său mic, koala are o abilitate limitată de a avea un comportament complex sau nefamiliar.
O güne kadar bu karmaşık hastalıkların herhangi bir ilacı yoktu.Nu știam deloc de droguri la acea vreme.