Karmaşık yüksek saatçilik ürünleri, Black Tie adı altında, aynı koleksiyon içerisinde sunulur.Piesele complicate de orologerie de lux sunt regrupate în cadrul aceleiași colecții, Black Tie.
Hesaplamalı modelleme, çok çeşitli karmaşık sistemleri incelemek için kullanılabilir.Calculatoare care permit efectuarea unor calcule extrem de complicate.
Karmaşık Düşünce Derneği 'ni kurdu.A delimitat gândirea de senzație.
Hesaplamalı karmaşıklık kuramında NP-tam hem NP hem NP-zor olan problemlerin sınıfıdır.NP-hard Clasa problemelor de decizie care sunt cel puțin la fel de grele ca cele mai grele probleme din NP.
Çizgi integrali karmaşık analizde temel bir araçtır.Integrala curbilinie este o unealtă fundamentală în analiza complexă.
Dizinin merkezinde, çeşitli çözülmemiş soruların doğmasına neden olan karmaşık ve gizemli bir öykü mevcuttur.Nucleul serialului este o poveste complexă și criptică ce dă naștere la numeroase întrebări fără răspuns.
Bu formül bir karmaşık sayı için ninci kökleri bulmak için kullanılabilir.Studiul acestora este necesar pentru calcularea rădăcinii de ordinul n a unui număr complex oarecare.
Daha hızlı ve karmaşık olan Atkin kalburunun atası sayılır.Este predecesorul algoritmului modern ciurul lui Atkin, un algoritm mai rapid dar mai complex.
Karmaşık bir sayının Hermityen eşleniği kompleks eşleniğidir.Un număr complex are deci n rădăcini complexe.
Dolayısıyla NP-intermediate karmaşıklık sınıfında olmaya adaydır.Acestea aparțin clasei de complexitate NP.
Buna ek olarak, daha karmaşık olan OSPF protokolü bu sorunu çözmektedir.Noțiunea de nivel de zbor rezolvă și acest aspect.
Bu tür bir yazma, karmaşık bir denetim gerektirir.Crearea unui astfel de film necesită o muncă complexă și greoaie.
Þormóðr ise daha karmaşık bir karakterdir.De exemplu, înălțimea umană este un caracater cu cauze complexe.
Karmaşık analizin geliştirilmesine büyük katkıda bulundu.S-a ocupat și de extinderea analizei combinatorice.
Hareketleri yavaş yavaş ve karmaşıktır.Zborul lor este încet și destul de scurt.
Ancak durum yine de karmaşık yapısını korumaktadır.Prezența lui velarizează articularea lui .
Bu, hiçbir canlı hayvan vücudunun yapamadığı son derece karmaşık bir hadisedir.Este un element fără de care organismul uman nu poate supraviețui.
Lohan'ın ailesinin karmaşık bir geçmişi vardır.Orașul Terezin are o istorie recentă zguduitoare.
Birçok vilayetin arasındaki sınırlar çok karmaşık değildi fakat eşleşmemekteydiler.Existau diferențe între programele celor două partide, dar nu ireconciliabile.
Beyin cerrahisi çok karmaşıktır.Operația pe creier este foarte complexă.
Daha karmaşık morfolojik değişiklikler de bazen mümkündür.Néha még összetettebb morfológiai változások is lehetségesek.
Aralık 2009'da bu saldırının işlem karmaşıklığı 299.5e düşürülmüştür.Decemberre ezt a módszert 299.5-es komplexitásúra javították.
Görünür basitliklerine rağmen, bakteriler diğer canlılarla karmaşık etkileşimler içindedir.Nyilvánvaló egyszerűségük dacára a baktériumok bonyolult módon képesek együttműködni más élőlényekkel.
Tamamiyle karmaşıktır.Kissé túlkomplikált.
Yapının gerçek davranışı genellikle çok karmaşıktır.Általában a folyamat viselkedése igen bonyolult lehet.
Gerçek dünyada kanıtlar sıklıkla karmaşık ve çok yönlüdür.A valós életben tapasztalt szituációkban a bizonyíték gyakran komplex és kevert.
Rastgele 3B gövdeler çoğunlukla direk analiz için fazla karmaşıktır.3D testek analízise gyakran elég komplikált feladat.
Şifreler basit ve karmaşık olarak ikiye ayrılır.Így megkülönböztetünk egyszerű és komplex kettős ingákat.
Çünkü ökaryotlar tüm karmaşık hücreleri ve nerdeyse tüm çok hücreli canlıları içermektedir.Az eukarióták tartalmazza az összes komplex sejtet és majdnem minden többsejtű organizmust.
Genelde karmaşık geometrik şekillerden oluşur.Tárgyai gyakran geometrikus formájúak.
Play-off'ta karmaşık bir sistem uygulandı.Már ekkor elkezdődött a Play-off rendszerű rájátszás.
Aşağıda biraz daha karmaşık bir örnek gösteriyoruz.Alább egy tipikus példa.
Örneğin tam sayılar, rasyonel sayılar ve karmaşık sayılar, sayılar halkasıdır.Szóba jöhetnek a komplex számok, a racionális számok és a véges testek.
Vikipedi'nin kendisi bu tip karmaşık bir sisteme örnek verilebilir.Kézenfekvő példa egy ilyen rendszerre maga a Wikipédia.
Yapımının karmaşık olmasından ötürü sadece 5,000 adet üretilmiştir.Mindössze 5000 darab készült belőle, mivel gyártása több ok miatt bonyolult volt.
Buradaki "S" karmaşık sayısı 1 'den farklı bir sayı olmalıdır.A továbbiakban legyen d egy 1-től különböző négyzetmentes szám.
Bu topoloji, karmaşık topoloji olarak da adlandırılır.Az ilyen sorrendet topologikus sorrendnek nevezik.
Sahte yanılsamalar bayağı yanılsamalardan çok daha karmaşıktır.Az egyszerű tények többet számítanak, mint a sérülés maga.
Çok kademeli roketler çok daha karmaşıktır.A kőhidak sokkal bonyolultabbak voltak.
Bu, daha karmaşık olmasına rağmen ek bir güvenlik katmanı sağlar.Ez komplikáltabb, de egy újabb biztonsági szintet nyújt.
Zaman geçtikçe Tohru’nun Sohmalarla olan ilişkisi daha da karmaşıklaşmaya başlar.Az idő elteltével, egyre bonyolultabbá válik Tohru kapcsolata a Sohma családdal.
Bunun yanı sıra elektronik ve mekanik parçalardan oluşan, çok karmaşık oyuncaklar da mevcuttur.Ezekhez különböző mértékig hasonlóak a mechanikus elemeket is tartalmazó játékgépek, játékautomaták.
Olaylar daha karmaşık hale gelmektedir.A történet azonban tovább bonyolódik...
Bu durum kaosu (karmaşayı) ve karmaşık tekdüzeliği simgeler.A kép zsineg és dörzsölés technika keveréke.
Eserlerinin ekseriyeti modern dünyanın karmaşık ahlakî ve siyasi problemleri üzerinde durur.Fantasztikus művei mindig a modern világ nagy politikai, filozófiai és erkölcsi problémáival foglalkoznak.
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.Három elválaszthatatlan barátnő különös vízalatti kalandjait ismerhetjük meg.
Daha karmaşık düzenleme işlemleri basit komutların dizi şeklinde bir araya getirilmesi ile yapılır.A bonyolultabb műveletek ezeknek az egyszerűbb elemek kombinációjaként építhetők fel.
Konsül krizi çözmek yerine daha da karmaşıklaştırmıştı.A lány a bonyolult műveletsor elvégzése helyett egyszerűen összetöri a dobozt.
Karmaşık sistemler, birbiriyle etkileşime girebilecek birçok bileşenden oluşur.Az egyes komponensek egymással interakcióra képes elemi egységek.
Hareketleri yavaş yavaş ve karmaşıktır.Mozgása lassú, nehézkes.
Bu zaman diliminde yaşananlar konusu karmaşıktır.A Hétben szereplő témák mindig különös jelentőséggel bírtak.
Maksimum ilkesinin karmaşık analizin değişik yerlerinde birçok kullanımı vardır.A maximumelvnek számos alkalmazása van a komplex analízisben.
Hindistan'da çocuk işçiliği temelde yoksulluğa dayanan karmaşık bir sorundur.Intiassa ollaan kiinnostuneita perustulosta keinona vähentää köyhyyttä.
İslam ve Yahudilik arasında ise karmaşık bir ilişki var olmuştur.Juutalaiseen ja islamilaiseen uskontoon liittyy ympärileikkausperinne.
Olaylar daha karmaşık hale gelmektedir.Tilanne alkaa muuttua vielä mutkikkaammaksi.
Tarih boyunca toplumlar karmaşıklaştıkça ekonomi de gelişmiştir.Talous on monimutkaistunut sitä mukaa kun yhteisöt ovat kasvaneet.
Kentlerde kazı çalışmaları, açık alanlardaki kazılardan daha zor ve karmaşıktır.Kuitenkin bisnesmaailmassa meno on vaikeampaa ja totisempaa kuin omassa kellarissa.
Çok karmaşık bir sıçandır.Rotu on äärimmäisen kookas.
General Datis konusunda karmaşık bir durum vardır.Kenraali Pertti Nykäsestä on eri artikkeli.
Katı cismin konumundaki değişim anlatılandan her zaman daha karmaşıktır.Paulin mielisairaus sen sijaan saa alati vakavampia muotoja.