Ana içeriğe geç
Sözlük

karmaşık ile cümle

karmaşık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu karmaşık ve çok fazla bürokrasi gerektiren bir görevdir.De regelgeving werd daardoor complex en bureaucratisch.
Olabildiğince bu karmaşık işlemleri çok rahat algılanabilir kılmaya çalıştık.Er zal altijd worden getracht de laatste fase zo comfortabel mogelijk te maken.
Karmaşık Düşünce Derneği 'ni kurdu.Hij is in staat de kern van ingewikkelde denkprocessen bloot te leggen.
Muhacirliğin oldukça karmaşık bir tarihi vardır.Dit Nederlandse merk heeft een vrij ingewikkelde geschiedenis.
Doğumu ve ölümü ile ilgili tarihlerde de karmaşıklar vardır.Zo is er ook onenigheid over de precieze jaartallen van zijn geboorte en overlijden.
Bu çok karmaşıktır, fakat bir o kadar da rahattır.Dat klinkt ingewikkeld, maar het valt mee.
Sagittarius A veya Sgr A, Samanyolu Galaksisi'nin merkezinde bulunan karmaşık bir astronomik radyo kaynağıdır.Sagittarius A (Sgr A) is een compacte bron van radiostraling in het centrum van ons melkwegstelsel.
Führerbunker karmaşık halde iken, kadınlar da Goebbels'in çocuklarına baktılar.Tijdens hun verblijf in het complex zorgden ze ook voor de kinderen van Joseph Goebbels.
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.De complexiteit van het algoritme is O( N {\displaystyle {\sqrt {N}}} ).
Buna ek olarak, daha karmaşık olan OSPF protokolü bu sorunu çözmektedir.Een aanvullend protocol vult dat hiaat.
(Diğer şekillerdeki hücreler çok daha karmaşık denklemler gerektirir.)(Deze beitels zijn alleen geschikt voor zeer zachte formaties.)
Genelde karmaşık geometrik şekillerden oluşur.Vaak is de eindvorm een complexe structuur met een welgedefinieerde geometrische vorm.
Olasılık yoğunluk fonksiyonları tıpatıp olasılık olmadıkları için bu şeklin ispatı biraz daha karmaşıktır.Bij onzekere, suggestibele mensen zal het effect nog groter zijn.
Podestanın soruşturması karmaşık bir sonuca varmıştır.De verkiezing van de doge was een complexe procedure.
Lohan'ın ailesinin karmaşık bir geçmişi vardır.De familie Lutters heeft een merkwaardige oorsprong.
Hesaplamalı karmaşıklık kuramında NP-tam hem NP hem NP-zor olan problemlerin sınıfıdır.Merk ook op dat in elke iteratiestap een NP-moeilijk set cover-probleem moet opgelost worden.
Intel x86 ise karmaşık komut kümeli bilgisayar sayılır.De x86-instructieset is een instructieset voor computers.
Şimdi arabada 4 kişi olmuşlardır ve durum daha da karmaşıklaşmıştır.Er staan nog vier oude eiken op deze plaats, en de Schansstraat verwijst er naar.
Film AIDS, eşcinsellik, travestilik, inanç ve varoluşçuluk gibi karmaşık konular ile ilgilenir.De film behandelt complexe onderwerpen zoals aids, travestie, gender, en existentialisme.
Gerçek dünyada kanıtlar sıklıkla karmaşık ve çok yönlüdür.W rzeczywistym świecie dowody są często skomplikowane i wieloaspektowe.
Bina, Aerospace City takma adlı karmaşık bir alanın içindedir.Budynek mieści się w kompleksie nazywanym Aerospace City.
Teori içeriğinin geniş analizi karmaşıktır.Dalsza analiza teorii jest skomplikowana.
Açıkorur gönderimlerin önemli bir ailesi karmaşık analizden gelmektedir.Ważna rodzina przykładów odwzorowań konforemnych wyrasta z analizy zespolonej.
M97 oldukça karmaşık bir gezegenimsi olarak kabul edilir.M97 jest jedną z bardziej złożonych mgławic planetarnych.
Yapının gerçek davranışı genellikle çok karmaşıktır.Rzeczywisty mechanizm danej reakcji jest zwykle bardziej złożony.
Belirmiş özellikler bir karmaşık sistem çeşitlilik, organizasyon ve bağımlılığa ulaşınca ortaya çıkar.Zjawiska emergentne powstają po osiągnięciu przez system pewnego progu złożoności, powiązań lub organizacji.
Eserlerinin ekseriyeti modern dünyanın karmaşık ahlakî ve siyasi problemleri üzerinde durur.Jego utwory podejmują problematykę moralną i polityczną współczesnego człowieka.
Dr. Simpson, invaziv bakım ünitesinde karmaşık ameliyatların başkanıdır.Doktor Simpson, pani ordynator Chirurgii Skomplikowanej w Klinice Inwazyjnej Opieki Zdrowotnej.
30 Kasım 1989'da Deutsche Bank'ın müdürü Alfred Herrhausen karmaşık bir bombayla öldürüldü.30 listopada 1989 roku w Bad Homburg zastrzelony został Alfred Herrhausen, członek zarządu Deutsche Bank.
Daha sonra Ankaraspor yaşanan karmaşık durumdan dolayı sözleşmesi feshedilmiştir.Kontrakt został później rozwiązany w związku ze skandalem obyczajowym.
Ama bu da ülkede durumu daha karmaşık hale getirmekten öteye gitmeyecektir.Uważa, że w takiej sytuacji nie może sobie komplikować życie.
Sahte yanılsamalar bayağı yanılsamalardan çok daha karmaşıktır.Braki jest z reguły wykazać znacznie trudniej niż błędy.
Öte yandan bir elektrik dipolünün görüntüsü biraz daha karmaşıktır.Jedyną wadą jest to, że układ elektryczny jest nieznacznie bardziej skomplikowany.
Karmaşık analizde yaptığı işlerle bilinir.KAD wyraża ocenę analizowanych zjawisk.
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.Więc złożoność algorytmu to Ο(n).
Olaylar daha karmaşık hale gelmektedir.Sprawy coraz bardziej się komplikują.
Kesin olan, basit olandır, karmaşık olan değil.Wybrano to, co łatwe, proste, nieskomplikowane.
Tuğtekin'in bu haldeyken obada işler daha karmaşıktır.W korbach na wielowpust sprawa jest jeszcze bardziej złożona.
Meromorf fonksiyon, özellikle karmaşık analizde, bir fonksiyon çeşidi.Kompleksonometria – rodzaj chemicznej analizy ilościowej, główny dział kompleksometrii.
Bu sırada rehabilitasyonu sona eren Willow, karmaşık duygular içerisinde Sunnydale’e dönmek üzere yola çıkar.W końcu ucieka z Sunnydale by odzyskać duszę, co w końcu mu się udaje.
Bu karmaşık etkileşimlerin saptanması ve analiz edilmesi bu zamanda zordu.Zrozumienie i analiza tych danych znajduje się jednakże dopiero na początku swojej drogi.
Büyük sayılarla karmaşık hesaplamaları akıldan yapabilmektedir.Wykonując obliczenia na liczbach mamy do czynienia z obliczeniami numerycznymi.
Bunlar basit yapılı ya da karmaşık olabilirler.Związki te mogą być proste lub złożone.
Debra'nın aşk hayatı karmaşıktır.Życie uczuciowe Ellie także jest skomplikowane.
Köy arazisi, jeolojik olarak karmaşık bir yapı sergiler.Okolice wsi charakteryzują się bardzo złożoną budową geologiczną.
Genelde karmaşık geometrik şekillerden oluşur.Kafelki są zazwyczaj prostymi kształtami geometrycznymi.
Sık karşılaşılan durumlarda karmaşık bir dil kullanabilir.Potrafię w prostych sytuacjach porozumieć się w języku obcym.
Tiger'ların kayıp vermesinin sebebi düşmanlar değil karmaşık mekanik yapısıydı.Przyczyną katastrofy maszyny była usterka techniczna, a nie ostrzał wroga.
Bu gerçekten karmaşık bir adamın inanılmaz bir kişilik çalışması.Jest on człowiekiem o niezwykle skomplikowanej psychice.
Etkileşim içinde oldukları sistemler gerçek dünyaya benzer karmaşıklık yaratabilir.Symulowane środowisko może być podobne do świata rzeczywistego.
Tam fonksiyon: Tanım kümesi tüm Karmaşık düzlem olan bir holomorf fonksiyondur.Jego najbardziej niezwykłą cechę stanowi wielki hełm w kształcie piramidy całkowicie zasłaniający głowę.
Gösterdiği ışık değişimi Algol'den daha karmaşık ve ilginçti.Zmiany wówczas zachodzące w komórce są bardziej gwałtowne i spektakularne niż w przypadku opisanym wyżej.
Weber'e göre kapitalizm, insanlık tarihinin en gelişmiş ve karmaşık ekonomik sistemidir.Według jego poglądów feudalizm był oczywistym i koniecznym stadium rozwoju ludzkości.
Karmaşık bir aile ilişkisi olan House, ebeveynlerine karşı mesafelidir.Pochodząca z bogatej dzielnicy Maya ma dość kłótni swoich rodziców.
Bu gösterimlerinden bir karmaşık, biri de istenendir.To jest pragnienie nas wszystkich, to jest ich pragnienie.
Arama motorları görevlerine göre birden fazla karmaşık teknoloji içermektedir.Po badaniach uznano jego konstrukcje za zbyt skomplikowaną technologicznie.
Yuvaları çok karmaşık biçimdedir.Metrum jest bardzo skomplikowane.
Zamanlamanın karmaşıklığı proje yönetimi aracının nasıl kullanıldığına bağlı olarak büyük ölçüde değişebilir.Szybkość ataku może się zdecydowanie różnić w zależności od zaawansowania osoby wykonującej technikę.
Bunlar bugüne kadar uzayda bulunan en karmaşık moleküllerdir.Detta är den dittills mest komplexa molekyl som hittats i rymden.
Triton'un karmaşık bir jeolojik tarihi vardır ve yüzeyinin göreli olarak genç olduğuna inanılmaktadır.Triton har en komplex geologisk historia och den tros ha en relativt ung yta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod