Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...Pääkadulla oli jotain hälinää, joten kotimatka kesti.
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...Γινόταν πολλή φασαρία στον δρόμο, οπότε άργησα να γυρίσω...
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...На главной улице были какие-то волнения, так что мы не сразу попали домой...
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Al mismo tiempo se produjo un tumulto en la sala, y de ser un sonido de Windows cerrado.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Ao mesmo tempo veio um tumulto da sala, e um som de janelas sendo fechado.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Bersamaan datang keributan dari ruang tamu, dan suara dari jendela yang tertutup.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Contemporaneamente è venuto un tumulto dal salotto, e un suono di finestre essere chiuso.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Đồng thời đưa ra một ồn ào từ phòng khách, và một âm thanh của các cửa sổ đóng cửa.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Ezzel párhuzamosan jött a felfordulás a nappaliba, és egy hang az ablakok alatt zárt.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Gleichzeitig kam ein Tumult aus der Stube, und ein Klang von Fenstern wird geschlossen.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Hkrati prišel vika iz salon, in zvok oken se zaprta.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.În acelaşi timp a venit un tumult din salon, şi un sunet de ferestre fiind închise.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Jednocześnie nastąpił tumult z salonu, a dźwięk z okna jest zamknięte.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.동시에 소란은 응접실에서 온 창문의 소리가되고 폐쇄.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Samalla tuli metelin salista, ja ääni ikkunat ovat suljettu.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Samtidigt kom ett larm från salongen, och en sund av fönster som stängd.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Simultanément venu un tumulte de la salle, et un bruit de vitres étant fermé.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Současně přišel vřava ze salonu, a zvuk windows, že uzavřen.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Súčasne prišiel vrava zo salónu, a zvuk windows, že uzavretý.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Tegelijkertijd kwam er een tumult van de salon, en een geluid van windows wordt gesloten.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Ταυτόχρονα ήρθε μια δίνη από την αίθουσα, καθώς και έναν ήχο των παραθύρων που κλειστά.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Едновременно дойде вълнение от салон, и звук на прозорци затворен.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Одновременно пришло смятение от салона, а звук окна быть закрыты.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.Одночасно прийшло сум'яття від салону, а звук вікна бути закриті.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.وجاء في وقت واحد من الاضطرابات صالون ، وكونها سليمة من النوافذ مغلقة.
Aynı zamanda bir kargaşa salonu geldi ve pencere bir ses kapalı.閉じた。 ホール、Henfrey、およびタップの人間の内容がに大慌てで一度に飛び出した
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.(82:3) ибо вот, враги Твои шумят, и ненавидящие Тебя подняли голову;
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.(83:3) Car voici, tes ennemis s`agitent, Ceux qui te haïssent lèvent la tête.
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Bože, neodmlčujž se, nečiň se neslyše, aniž se upokojuj, ó Bože silný.
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Căci iată că vrăjmaşii Tăi se frămîntă, şi ceice Te urăsc înalţă capul.
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Denn siehe, deine Feinde toben, und die dich hassen, richten den Kopf auf.
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Dio, non darti riposo, non restare muto e inerte, o Dio
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Gud, ti ikke! Vær ikke stille og hold dig ikke rolig, Gud!
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Gud, var icke så tyst, tig icke och var icke så stilla, o Gud.
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Isten, ne vesztegelj, ne hallgass és ne nyugodjál, Isten!
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Jumala, älä ole niin ääneti, älä ole vaiti, älä ole, Jumala, niin hiljaa.
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.대저 주의 원수가 훤화하며 주를 한하는 자가 머리를 들었나이다
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Laat iets van U horen, o God. Spreek toch en blijf niet werkeloos toezien.
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Lihatlah, musuh-Mu bergolak, orang-orang yang membenci Engkau berontak
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Nemlč, ó, Bože, nerob sa, jako keby si nepočul, a nebuď ticho, silný Bože!
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.O Boże! nie milczże, nie bądź jako ten, co nie słyszy, i nie chciej się uspokoić, o Boże!
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Pois eis que teus inimigos se alvoroçam, e os que te odeiam levantam a cabeça.
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Porque he aquí que rugen tus enemigos, y los que te aborrecen han levantado la cabeza
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Thi se, dine Fjender larmer, dine Avindsmænd løfter Hovedet,
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Vì , kìa , các kẻ thù_nghịch Chúa náo_loạn , Và những kẻ ghét Chúa ngước đầu lên .
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Vì, kìa, các kẻ thù nghịch Chúa náo loạn, Và những kẻ ghét Chúa ngước đầu lên.
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Zakaj, glej, neprijatelji tvoji ropočejo in sovražilci tvoji dvigajo glave.
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Διοτι, ιδου, οι εχθροι σου θορυβουσι, και οι μισουντες σε υψωσαν κεφαλην.
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.Защото, ето, враговете Ти правят размирие, И ненавистниците Ти са издигнали глава.
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.כי הנה אויביך יהמיון ומשנאיך נשאו ראש׃
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.فهوذا اعداؤك يعجون ومبغضوك قد رفعوا الراس.
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.因 為 你 的 仇 敵 喧 嚷 . 恨 你 的 抬 起 頭 來
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.因 為 你 的 仇 敵 喧嚷 . 恨 你 的 抬起 頭來
Bana bak! Bu kargaşada ne diye bu şeyi alıyorsun?!Hvorfor samler du den op nu?
Bana bak! Bu kargaşada ne diye bu şeyi alıyorsun?!Mało ci jeszcze było kłopotów?
Bana bak! Bu kargaşada ne diye bu şeyi alıyorsun?!Miksi sinä tuollaisen otit tässä kriisitilanteessa?
Bana bak! Bu kargaşada ne diye bu şeyi alıyorsun?!Varför plockar du upp sånt där nu?
Bana bak! Bu kargaşada ne diye bu şeyi alıyorsun?!Γίνεται χαμός κι εσύ μαζεύεις αρκουδάκια;
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Ale hovorili: Nie na sviatok, aby snáď nebola vzbura ľudu.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Ale pravili: Ne v svátek, aby snad nebyl rozbroj v lidu.