Ana içeriğe geç
Sözlük

kargaşa ile cümle

kargaşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kargaşadan dolayı çıkan yangınlar kente büyük zarar verdi.Požari, ki so nastali med vojno, so naredili veliko škode.
Politik kargaşa nedeniyle program yakında iptal edilecekti.Dėl politinės suirutės netrukus atleistas.
Kargaşadan dolayı çıkan yangınlar kente büyük zarar verdi.Gaisras Gardinė atnešė daug nuostolių miestui.
10 Ocak'ta hükümet kargaşayı bastırmak için tüm okul ve üniversitelerin geçici olarak kapandığını duyurdu.Vasario 19 d. šalies valdžia įsakė sustabdyti visą Kijevo viešąjį transportą bei uždaryti visas mokyklas.
Babylon 5 İstasyonu da bu kargaşadan nasibini alır.Sõjaseisukord hakkas kehtima ka Babylon 5 jaamas.
İtfaiyenin de olay yerine gelmesiyle kargaşa başlar.Kurval meelel hakkas vägimees kodu poole samme seadma.
Bu dokümanları birçoğunun pratikte kullanılıp kullanılmaması hususu kargaşaya yol açmaktadır.Selle probleemi sisulist käsitlemist väldivad oma graafiõpikutes paljud.
Ülkede kargaşalık hakimdi.Mõra Nõmme valitsuses.
Bu kargaşalık şehre yayıldı.Need korduvad murdvargused ajasid linna segadusse.
“1989’da demokratik değişimler meydana geldiğinde, ekonomik bir kargaşayı miras aldık.„Als 1989 der demokratische Wandel eintrat, erbten wir ein wirtschaftliches Durcheinander.
“1989’da demokratik değişimler meydana geldiğinde, ekonomik bir kargaşayı miras aldık.„Când sau produs schimbările democratice din 1989, am moştenit un dezastru economic.
“1989’da demokratik değişimler meydana geldiğinde, ekonomik bir kargaşayı miras aldık.Con i cambiamenti democratici del 1989, abbiamo ereditato un caos economico.
“1989’da demokratik değişimler meydana geldiğinde, ekonomik bir kargaşayı miras aldık.«Cuando se produjeron los cambios democráticos en 1989, heredamos un caos económico.
“1989’da demokratik değişimler meydana geldiğinde, ekonomik bir kargaşayı miras aldık.Em 1989, no momento em que começaram as mudanças democráticas, herdámos de um desastre económico.
“1989’da demokratik değişimler meydana geldiğinde, ekonomik bir kargaşayı miras aldık.En 1989, au moment où sont apparus les changements démocratiques, nous avons hérité d'un gâchis économique.
“1989’da demokratik değişimler meydana geldiğinde, ekonomik bir kargaşayı miras aldık.„Když přišly v roce 1989 demokratické změny, zdědili jsme hospodářský zmatek.
“1989’da demokratik değişimler meydana geldiğinde, ekonomik bir kargaşayı miras aldık.„Keď v roku 1989 došlo k demokratickým zmenám, zdedili sme ekonomický chaos.
“1989’da demokratik değişimler meydana geldiğinde, ekonomik bir kargaşayı miras aldık.„Ko so leta 1989 prišle demokratične spremembe, smo nasledili gospodarstvo v slabem stanju.
“1989’da demokratik değişimler meydana geldiğinde, ekonomik bir kargaşayı miras aldık.„Po przewrocie demokratycznym w 1989 odziedziczyliśmy gospodarczy bałagan.
“1989’da demokratik değişimler meydana geldiğinde, ekonomik bir kargaşayı miras aldık.„Toen in 1989 democratische veranderingen werden doorgevoerd, erfden wij een economische chaos.
“1989’da demokratik değişimler meydana geldiğinde, ekonomik bir kargaşayı miras aldık."Vuoden 1989 demokraattiset muutokset jättivät jälkeensä taloudelliset ongelmat.
“1989’da demokratik değişimler meydana geldiğinde, ekonomik bir kargaşayı miras aldık.«Όταν έγιναν οι δηοκρατικέ αλλαγέ, το 1989, κληρονοήσαε ένα οικονοικό χάο.
“1989’da demokratik değişimler meydana geldiğinde, ekonomik bir kargaşayı miras aldık.„След демократичните промени през 1989, ние наследихме икономически безпорядък.
Albay Mustang'le birlikte kargaşadan istifade edip Central Komuta Merkezi'nin kontrolünü ele geçirecek.Razem z pułkownikiem Mustangiem wykorzystają zamieszki i przejmą kontrolę nad Central.
Albay Mustang'le birlikte kargaşadan istifade edip Central Komuta Merkezi'nin kontrolünü ele geçirecek.Yhdessä eversti Mustangin kanssa hän valtaa komentokeskuksen.
Albay Mustang'le birlikte kargaşadan istifade edipI ledtog med Mustang vil han udnytte forvirringen -
Albay Mustang'le birlikte kargaşadan istifade edipI maskopi med Mustang ska han utnyttja förvirringen-
Albay Mustang'le birlikte kargaşadan istifade edipΜε τον συνταγματάρχη Μάστανγκ θα εκμεταλλευτεί την ταραχή.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.ale hovorili: Nie na sviatok, aby nepovstala vzbura medzi ľudom.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Ale pravili: Ne v den sváteční, aby snad nebyl rozbroj v lidu.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Dar ziceau: ,,Nu în timpul praznicului, ca să nu se facă turburare în norod.``
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.De azt mondják vala: Ne az ünnepen: hogy zendülés ne legyen a nép között.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.말하기를 민요가 날까 하노니 명절에는 말자 하더라
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Lecz mówili: Nie w święto, aby nie był rozruch między ludem.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Ma dicevano: «Non durante la festa, perché non avvengano tumulti fra il popolo»
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Mais ils dirent: Que ce ne soit pas pendant la fête, afin qu`il n`y ait pas de tumulte parmi le peuple.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Mas diziam: Não durante a festa, para que não haja tumulto entre o povo.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Men de sade: »Icke under högtiden, för att ej oroligheter skola uppstå bland folket.»
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Men de sagde: "Ikke på Højtiden, for at der ikke skal blive Oprør iblandt Folket."
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Men de sa: Ikke på høitiden, forat det ikke skal bli opstyr blandt folket.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Mutta he sanoivat: "Ei juhlan aikana, ettei syntyisi meteliä kansassa".
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Pero decían: "No lo hagamos en la fiesta, para que no se haga alboroto en el pueblo.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Rekli so pa: Ne na praznik, da se ljudstvo ne upre.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Sie sprachen aber: Ja nicht auf das Fest, auf daß nicht ein Aufruhr werde im Volk!
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Song họ nói rằng : Không nên làm trong ngày lễ , e trong dân_chúng sanh ra_điều xào_xạc chăng .
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Song họ nói rằng: Không nên làm trong ngày lễ, e trong dân chúng sanh ra điều xào xạc chăng.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Ελεγον δε μη εν τη εορτη, δια να μη γεινη θορυβος εν τω λαω.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.но говорили: только не в праздник, чтобы не сделалось возмущения в народе.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.но думаха: Да не е на празника, за да не стане вълнение между народа.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.Та казали: Тільки не в сьвято, щоб не було бучі між народом.
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.ויאמרו אך לא בחג פן תהיה מהומה בעם׃
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.ولكنهم قالوا ليس في العيد لئلا يكون شغب في الشعب
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.只 是 說 、 當 節 的 日 子 不 可 、 恐 怕 民 間 生 亂
Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.只是 說 、 當節 的 日子 不 可 、 恐怕 民間 生亂
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...C'era un enorme scompiglio sulla via principale, per questo ci ho messo molto a tornare.
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...Der var røre på gaden, - - så det tog lidt tid.
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...Det var uppståndelse på gatan- -så det tog lite längre tid.
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...Había mucho alboroto en la calle principal, así que he tardado bastante en llegar a casa...
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...Havia uma confusão qualquer, na rua principal, por isso, demorei a voltar...
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...Na głównej ulicy było duże zamieszanie, więc się trochę spóźniłam...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod