Bu durum ülkede büyük bir kargaşaya sebep olmuştur.Η τραγωδία προκάλεσε μεγάλο σοκ σε όλη τη χώρα.
Odesa'da bir genel grev çağrısı yapılmıştı.Şehirde biraz da kargaşa vardı.Οργανώθηκε αντιστασιακό κίνημα στην Κορυτσά και εκδηλώθηκε εξέγερση στην πόλη με σφοδρές οδομαχίες.
10 Ocak'ta hükümet kargaşayı bastırmak için tüm okul ve üniversitelerin geçici olarak kapandığını duyurdu.12. januar lukker regeringen skoler og universiter, for at forhindre, at der fra dem udbryder nye uroligheder.
Timur'un ölümünden sonra, Küçük Asya'nın büyük bir bölümü kargaşa içindeydi.Efter tyrkernes indtrængen i Lilleasien blev store dele af infrastrukturen ødelagt.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Fuld af risici og kaos.
Bu bölge devamli kargaşalık içinde kaldı ve çatışmalar ve katliamlar devamlı ortaya çıktı.Sagen er uopklaret og har altid været omgærdet af myter og spekulationer.
Kıyametin hemen yakınında anarşi ve kargaşa günleri vardır.Dag rives mellom en nedarvet natur for blodhevn og gudsfryktighet.
Bu kargaşa sırasında birçok kişi idam edildi.På dette tidspunktet ble et antall av dem slaktet.
(2) Hermia ile Lysander bu kargaşadan kurtulmak için gece oradan kaçmaya karar verirler.Hermia og Lysander bestemmer seg for å flykte, først ut i skogen.
Alex, uçaktan inmeleri için uçakta kargaşa çıkartır.Alex berusaha untuk membatalkan penerbangan pesawat itu dan membuat keributan di pesawat.
Onun çıkardığı kargaşadan yararlanan Kleinman bardağı çalar.Tanpa sengaja Mina memecahkan gelas yang dibawanya.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Ini melambangkan kekacauan dan neraka.
Arcadius tarafından, ayrılması sonrası çıkan kargaşa nedeniyle, hemen geri çağrıldı.Dia dipanggil kembali oleh Arcadius segera, karena orang-orang menjadi "kacau" atas kepergiannya.
Ancak çatışma sırasındaki kargaşada tam olarak kaç kişinin öldüğü bilinmemektedir.Tidak diketahui berapa banyak orang yang tewas selama proses deportasi.
Bu akın ülkenin trajik siyasi kargaşa ile karşı karşıya kaldığı 1970'lerin sonlarında sona erdi.Masa ini berakhir pada akhir 1970-an ketika negara ini mulai menghadapi masalah politik.
Fransa kargaşa içindeydi.Indonesia berada dalam kekacauan.
Bundan sonra şehirde içsel kargaşalık çıktı.Tiba-tiba keluarga itu jadi berantakan.
Ölümü ülkede 12 yıl süren kargaşaya sebep oldu.Cái chết của ông đã tạo ra hai thập kỷ rối loạn chính trị.
Ancak konsil kararı kargaşalığı çözmek bir yana daha da büyütür.Tuy nhiên lời cảnh cáo này có vẻ chỉ làm cho người biểu tình cương quyết hơn mà thôi.
Fransa kargaşa içindeydi.Nước Pháp chìm đắm trong sự hỗn độn.
Kargaşayı duyan MacReady yangın alarmını çalıştırır ve Childs yaratığı yakıp kül eder.MacReady ngồi bên cạnh trạm nghiên cứu đang bốc cháy, và Childs xuất hiện.
Kargaşalar daha sonra durdu.Điều đáng tiếc là mọi việc dường như bị đình lại sau đó.
Geri döndüğünde okulda büyük bir kargaşa yaşanır.かなりの大物らしく、日本に帰国した際は学内が騒然となった。
Annesi'nin bir kargaşa sonucu öldürüldü.息子は謎の死を遂げた。
Beni rahatsız etmek için kasıtlı olarak kargaşaya neden oluyordu.これは相手を油断させるために意図的に遅延行軍したものと思われる。
Birdenbire ülkeler ortadan kalktı ve kargaşa içinde dağıldı.死後、再び国内は混乱し、分裂状態になった。
Bu kargaşalıklar 1923'e kadar sürdü.この噴火は1932年まで続いた。
Naruto 3. film: Mikazuki Adası'nın Hayvan Kargaşası (大興奮! みかづき島のアニマル騒動(パニック)だってばよ!, Dai Koufun!^ 講談社プラチナコミックス(KPC)ミスター味っ子II 完全覚醒!カツ丼の祝宴!
Fransa kargaşa içindeydi.当时,整个法国已经陷入了混乱。
Kıyametin hemen yakınında anarşi ve kargaşa günleri vardır.天下擾擾,民無所依,強鄰日逼,不可終日。
Kargaşadan dolayı çıkan yangınlar kente büyük zarar verdi.飛機燃油造成的火灾令北大樓的結構嚴重受損。
Bundan sonra, sancağa tam bir kargaşa egemen oldu.从此之后,后宫彻底地陷入混乱状态。
Şam'da da bazı kargaşalıklar çıktı.上海一带有滑稽戏。
Fransa kargaşa içindeydi.프랑스의 상황은 매우 혼란스러웠다.
Beni rahatsız etmek için kasıtlı olarak kargaşaya neden oluyordu.미인이 은재를 괴롭히기 위해 의도적으로 쫓아내며 극에서 하차하였다.
Gürültü ve kargaşalık anlatılır gibi değil.또 소음이나 악취등도 만들지 않는다.
Miras olaylarında hizmetçisi kargaşa çıkardı.그때 집주인의 아내가 해산을 하고 있었다.
Babylon 5 İstasyonu da bu kargaşadan nasibini alır.תחנת בבילון 5 מכריזה גם היא על עצמאות מהארץ.
Birdenbire ülkeler ortadan kalktı ve kargaşa içinde dağıldı.פתאום נתרחקו כל הארצות ונתבלבלו בתגרה.
Böylesine kötü ve kargaşa dolu bir ortamda önemli sorunlar meydana gelmiştir.בעקבות כך נוצר מצב בעייתי ושנוי במחלוקת.
Torino sokaklarında toplumsal kargaşa çıkardığı için etraftaki iki polis onun yanına geldi.שני שוטרים הגיעו אליו לאחר שעורר התגודדות ציבורית בטורינו.
Bu kargaşada öne çıkan sekiz ya da dokuz asker tutuklanır.במהלך השנים הללו נרצחו או התאבדו שמונה מתוך תשעת המורדים.
İran kargaşa içerisindeydi.איראן נכנסה למערבולת פנימית.
Ancak konsil kararı kargaşalığı çözmek bir yana daha da büyütür.אף על פי כן, ההתערבות הצבאית רק מחריפה את המצב.
Kargaşayı duyan MacReady yangın alarmını çalıştırır ve Childs yaratığı yakıp kül eder.Когато чува разстроеният им вой, Макрейди пуска пожароизвестителната аларма, а Чайлдс изгаря създанието.
Ülke tam bir kargaşa içindedir.Страната е в суматоха.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Това довежда хаос и безвластие.
Politik kargaşa nedeniyle program yakında iptal edilecekti.Заради радикалните си възгледи скоро е отстранен.
Böylece kilisede bir kargaşa çıkar ve içerisi boşaltılır.Кучетата нахлуват в църквата и трябва да бъдат изведени.
Ancak toprakları her zaman kargaşa içinde oldu.Soba mu je uvijek u neredu.
Kıyametin hemen yakınında anarşi ve kargaşa günleri vardır.Korištenje zahoda bilo im je dopušteno samo danju i to u određeno vrijeme.
Bu zamandan beri, ülkede kargaşalı bir demokrasi deneyimi sürecine girilmiştir.Jesu li takvim medijskim zaokretom ozbiljno narušeni temelji demokracije?
Kargaşanın doruğunda Gaetano Bresci adında bir anarşist tarafından öldürüldü.Poginuo 1900. u atentatu kojeg je izvršio anarhist Gaetano Bresci.
Babylon 5 İstasyonu da bu kargaşadan nasibini alır.Betlehemska bazilika jedina je izbjegla takvu sudbinu.
Bu kargaşalıklar 1923'e kadar sürdü.U Blažuju je ostao do 1923. godine.
Çıkan kargaşada Tillie ve polisler denize düşerler.Nakon večere Tito i Maclean popeli su se na palubu. "...
Bu kargaşalıklar 1923'e kadar sürdü.Takýto stav trval do roku 1923.
(2) Hermia ile Lysander bu kargaşadan kurtulmak için gece oradan kaçmaya karar verirler.Hermia a jej milý, Lysander, sa rozhodnú počas noci utiecť do neďalekého lesa.
Bu durum kargaşaya ve bu süre zarfında hiçbir insanın ölememesine yol açmıştır.Zdrvený žiaľom a zúfalstvom, odhodlal sa k činu, ktorý dovtedy žiadny smrteľník nevykonal.
Birdenbire ülkeler ortadan kalktı ve kargaşa içinde dağıldı.Naenkrat so se dežele razšle, raztresene so bile v vojni.