Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Die Folge sind Panik und Chaos.
Bunun sonucu olarak, kilisedeki kargaşalar yatıştı.Danach wurde es ruhiger um die Kirche.
Kıyametin hemen yakınında anarşi ve kargaşa günleri vardır.Die Sperbereule jagt fast ausschließlich am Tag und während der Dämmerung.
Ancak toprakları her zaman kargaşa içinde oldu.Ihr Territorium blieb aber stets zerstückelt.
Ancak kaptan da bu kargaşada vurulur.Im Handgemenge wird der Kapitän erschossen.
Bu kargaşalıklar 1923'e kadar sürdü.Diese Maßnahmen zogen sich bis 1923 hin.
Suriye kargaşalık ve anarşi içine girdi.In Syrien fühlte man sich betrogen und hintergangen.
Bu saldırılardan biri Kahire, Mısır'daki Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği'ndeki kargaşaydı.Zu den neuen Szenen gehört eine in der US-Botschaft in Delhi.
Fransa kargaşa içindeydi.Georgien versank nun im Chaos.
Çıkan kargaşada Polinezyalılar ve bir grup Britanyalı öldürülmüştür.Bald darauf waren alle polynesischen Männer und eine Frau getötet.
Dildeki kargaşaya son verilmelidir." anlatımlarıyla ortaya koymuşlar; bunu gerçekleştirmek istemişlerdir.Schlimmer als im Ausland, weil man die eigene Sprache hört“, so ihr Fazit.
Kralın ölümü Prag'da ve Bohemya'nın hemen her bölgesinde yeniden kargaşalıkların yaşanmasına neden oldu.La mort du roi augmenta les troubles à Prague et presque partout en Bohême.
Bu saldırılardan biri Kahire, Mısır'daki Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği'ndeki kargaşaydı.L'une d'elles fut l'assaut contre l'ambassade des États-Unis en Égypte.
Timur'un ölümünden sonra, Küçük Asya'nın büyük bir bölümü kargaşa içindeydi.Après la mort de Tamerlan, la plupart de l'Asie Mineure est dans le chaos.
Bir düzine Güney Koreli gemi onu engellemek için kargaşa oluştu.Une douzaine de navires sud-coréens eurent l'ordre de l'intercepter.
Bunun sonucu olarak, kilisedeki kargaşalar yatıştı.Les tensions au sein de l'Église ont été réglées.
Kenchrina'nı ele geçirilmesi on beş yıllık iç kargaşayı sona erdirdi.La chute de Kenchrina marque ainsi la fin de quinze années de guerre civile.
Bu işbirliği Weimar Cumhuriyeti’ndeki politik kargaşaya protest şarkılar yoluyla dahil oldu.La division prend part aux troubles politiques sous la république de Weimar.
Böylesine kötü ve kargaşa dolu bir ortamda önemli sorunlar meydana gelmiştir.Les difficultés rencontrés étaient alors énormes dans une zone aussi abrupte et sauvage.
İç savaş sırasında Kırım'a gidecek ve ortalıkta hüküm süren kargaşalık içinde türlü sıkıntılar çekecektir.Muté en Tunisie, il sera confronté aux troubles qui s’y déroulent.
Önce bu kargaşalık lidersiz halk hareketi olarak görülmekte idi.Dans un premier temps, l'opération fut considérée comme un échec par l'opinion publique.
Bu durum kargaşaya ve bu süre zarfında hiçbir insanın ölememesine yol açmıştır.Ce, à une condition : arrêter de tuer des gens sur son passage.
Bu saldırılardan biri Kahire, Mısır'daki Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği'ndeki kargaşaydı.Uno de estos ataques fue la toma de la embajada de Estados Unidos en El Cairo, Egipto.
İran kargaşa içerisindeydi.Estuvo involucrado en el escándalo Irán-Contra.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Déjate llevar por el Caos y la furia.
Kargaşalar daha sonra durdu.Posteriormente habría concluido el alboroto.
1875 yılında Hersek İsyanı patlak vermesi ile bölgede birçok kargaşa çıkmıştır.Para 1775 había un gran contrabando de cacao en la zona.
Bundan sonra şehirde içsel kargaşalık çıktı.Intanto, in famiglia c'è il caos.
Ülke tam bir kargaşa içindedir.Lo stato è già confusionale.
Meclisteki kargaşa sokağa taşmakta gecikmedi.A nulla vale la fuga con il paracadute.
Ölümü ülkede 12 yıl süren kargaşaya sebep oldu.Quella morte scatenò due mesi di disordini in Tibet.
Ekonomik ve sosyal kargaşa artarken yüzyıllara dayanan kültürel değerler de tahrip ediliyordu.Ciò ovviamente ha sconquassato equilibri economici e giuridici che si erano stabilizzati ormai da secoli.
Bu işbirliği Weimar Cumhuriyeti’ndeki politik kargaşaya protest şarkılar yoluyla dahil oldu.La pellicola è inerente al tema della disoccupazione e della sinistra politica nella Repubblica di Weimar.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Caos e così sia.
Suriye kargaşalık ve anarşi içine girdi.Марокко быстро погрузился в хаос и анархию.
Bazı kara bloklar çevreye zarar verip, kargaşa çıkartabilir.Наличие большого количества чёрной рух может негативно влиять на окружающих людей, вселяя в них тьму.
Fransa kargaşa içindeydi.Франция погружается в хаос.
Bu durum posta hizmetlerinde çok kargaşa yaratmakta idi.Это создавало неудобства, особенно для почтовых работников.
Mürcie mezhebi ilk olarak üçüncü halife Osman zamanındaki kargaşalı dönemde ortaya çıkmıştır.Течение возникло в период третьего праведного халифа Османа.
Bu saldırılardan biri Kahire, Mısır'daki Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği'ndeki kargaşaydı.Совершён теракт возле посольства США в Афганистане.
Bu kargaşalıklar 1923'e kadar sürdü.Достройка проходила до 1923 года.
Kargaşa esnasında Kate Austen (Evangeline Lilly), Claire'i aramaya çıktığı ormandan geri döner.Посреди хаоса Кейт Остин возвращается в храм в поисках Клер.
Bu durum ülkede büyük bir kargaşaya sebep olmuştur.Это вызывало всё большее недовольство в стране.
Böylece kilisede bir kargaşa çıkar ve içerisi boşaltılır.Вечером в церкви заперлись рабочие и начали разбирать её изнутри.
Evde kadının kocasının da gelmesiyle büyük bir kargaşa başlar.Его останавливает только неожиданное присутствие дома жены.
Ancak siyasi istikrar yine temin edilememiş ve kargaşa bitmemişti.Это — политическая ошибка, и она до сих пор не исправлена.
Bu durum kargaşaya ve bu süre zarfında hiçbir insanın ölememesine yol açmıştır.В этот момент ему становится плохо, и в результате он чуть не убивает не того человека.
Ancak konsil kararı kargaşalığı çözmek bir yana daha da büyütür.А если продается — это согласие страшнее любого заключения под стражу.
Ancak kaptan da bu kargaşada vurulur.Фюрер вдобавок к этому застреливается.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Тут начинается полнейший хаос и неразбериха.
İran kargaşa içerisindeydi.Иран был разорён.
Bunun sonucu olarak, kilisedeki kargaşalar yatıştı.Обострились противоречия в церкви.
Naruto 3. film: Mikazuki Adası'nın Hayvan Kargaşası (大興奮! みかづき島のアニマル騒動(パニック)だってばよ!, Dai Koufun!ذعر الحيوانات في جزيرة هلال القمر (大興奮!みかづき島のアニマル騒動だってばよ!، داي كوفون!
Torino sokaklarında toplumsal kargaşa çıkardığı için etraftaki iki polis onun yanına geldi.حيث لحق به شرطيان بعد اضطراب أحدثه في شوارع تورينو.
İtalyan Ordusu kargaşa içinde geri çekilmeye başladı.ثم تم استدعاء احتياطي الجيش الإيطالي في محاولة للاستفادة من ذلك الموقف.
Annesi'nin bir kargaşa sonucu öldürüldü.عولجت والدته من الصدمة.
Miras olaylarında hizmetçisi kargaşa çıkardı.رازقيه ( خادمة العائلة ) أصيبت في المجزرة.
Bu kargaşa sırasında Daryl ve Michonne kontrolü ele geçirir ve diğer adamları öldürür.Na confusão, Daryl e Michonne dominam os outros homens e os mata.
Kargaşa sırasında kurşunlardan birisi Cleveland'ı vurur ve adamlardan birisi de kendisini vurur.Rapidamente, uma de suas balas atinge Cleveland e um dos motoqueiros atira em si mesmo.
Komşu Ukrayna'da siyasi kargaşa belirsizliği eklemiş ve yatırımları baskılamıştır.A turbulência política na Ucrânia aumentou a incerteza no país e reprimiu os investimentos.