Ana içeriğe geç
Sözlük

karaya ile cümle

karaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...Eén logische bron is dode haaien, die aangespoeld zijn.
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...Eh bien, l'une des sources évidentes sont les requins morts, échoués sur le rivage.
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...Hiển nhiên là từ xác những con cá mập bị chết, Những xác con cá mập bị chết bị phân hủy.
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...아마 제일 쉬운 방법은 죽은 상어를 쓰는 것이겠죠. 죽은 상어는 해변으로 쓸려오니까요.
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...Najczęściej z martwych rekinów wyrzuconych na brzeg.
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...O sursă evidentă e rechinii morţi, aduşi la mal.
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...Samozřejmě jedním ze zdrojů jsou mrtví žraloci vyplaveni na břeh.
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...Samozrejme, jedným zo zdrojov sú mŕtve žraloky, vyplavené na pláž.
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...Tja, eine offensichtliche Quelle wären tote Haie, die an Land gespült werden.
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...Uma fonte óbvia são os tubarões mortos, tubarões mortos que dão à praia.
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...Una fonte ovvia sono gli squali morti portati a riva dalle correnti.
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...Una fuente obvia son los tiburones muertos tirados por el mar a la playa.
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...Μια προφανής πηγή είναι οι νεκροί καρχαρίες που ξεβράζονται στις ακτές.
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...Мёртвые акулы — один из таких источников. Их выносит на берег.
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...Умрелите акули изхвърлени от морето.
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...מקור ודאי הוא כרישים מתים, כרישים מתים נסחפים לחוף.
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...احد المصادر الواضحة هي أسماك القرش الميتة اسماك القرش تقذفها الأمواج
Bu kaynaklardan biri, ölü köpekbalıkları; yani karaya vuran ölü köpekbalıkları...死んだサメは浜に打ち上げられます 運が良ければアイルランドの浜に打ち上げられた
Bu, Napoleon'un 20,000 kişilik ordusunu karaya oturtanDas ist eine Darstellung der Schlacht am NIl, welche
Bu, Napoleon'un 20,000 kişilik ordusunu karaya oturtanHoratio Nelson a vyobrazení Bitvy na Nilu.
Bu, Napoleon'un 20,000 kişilik ordusunu karaya oturtan이것은 나일 해전을 묘사한 것입니다
Bu, Napoleon'un 20,000 kişilik ordusunu karaya oturtan Nil Savaşı'nın betimlemesi.Esto es una representación de la Batalla del Nilo, que deja aisladas a las 20,000 tropas de Napoleón.
Bu, Napoleon'un 20,000 kişilik ordusunu karaya oturtan Nil Savaşı'nın betimlemesi.Isso é uma decepção na batalha do nilo essencialmente prende os vinte mil homens de Napoleão.
Bu, Napoleon'un 20,000 kişilik ordusunu karaya oturtan Nil Savaşı'nın betimlemesi.Картината изобразява битката при Нил, която фактически разпръсва 20 хилядната армия на Наполеон.
Bu, Napoleon'un 20,000 kişilik ordusunu karaya oturtan Nil Savaşı'nın betimlemesi.Это изображение битвы у Нила, где 20-титысячная армия Наполеона по существу выброшена на берег.
Bu, Napoleon'un 20,000 kişilik ordusunu karaya oturtanTu jest przedstawiona Bitwa u ujścia Nilu, w wyniku której
Bu, Napoleon'un 20,000 kişilik ordusunu karaya oturtanهذا رسم لمعركة النيل،
Bu, Napoleon'un 20,000 kişilik ordusunu karaya oturtanこれが、ナポレオンの2万の兵士だ。
Bu sabah da geri döndü. Yani sizi ana karaya dönmekten alı mı koyuyor??Vous voulez dire qu'il vous empêche de partir ?
Bu yüzden de 30 çarpı kosinüs80 değeri karaya çıktığı anda eğik atışın yatay bileşenin hızı olacaktır.Takže toto bude horizontální složka rychlosti střely v momentě dopadu.
Bu yüzden de 30 çarpı kosinüs80 değeri karaya çıktığı anda eğik atışın yatay bileşenin hızı olacaktır.כלומר זה הולך להיות הרכיב האופקי של מהירות הקליע בזמן הנחיתה
Bu yüzden de 30 çarpı kosinüs80 değeri karaya çıktığı anda eğik atışın yatay bileşenin hızı olacaktır.اذا هذه ستكون المركبة الافقية للمقذوف عند وصولة الارض
Daha büyük bir tekne demek, daha çok balık yakalanacak ve karaya çıkarılacak demek.A nagyobb hajó jobb fogást és több eladható halat jelent.
Daha büyük bir tekne demek, daha çok balık yakalanacak ve karaya çıkarılacak demek.Ein größeres Boot bedeutet, dass mehr Fisch gefangen und eingebracht wird.
Daha büyük bir tekne demek, daha çok balık yakalanacak ve karaya çıkarılacak demek.대형 어선으로는 더 많은 고기를 잡을 수 있습니다.
Daha büyük bir tekne demek, daha çok balık yakalanacak ve karaya çıkarılacak demek.Met een grotere boot zal meer vis worden gevangen en aan land gebracht.
Daha büyük bir tekne demek, daha çok balık yakalanacak ve karaya çıkarılacak demek.O barcă mai mare înseamnă că va prinde mai mult pește.
Daha büyük bir tekne demek, daha çok balık yakalanacak ve karaya çıkarılacak demek.Un bote más grande significa que más peces serán atrapados y traídos.
Daha büyük bir tekne demek, daha çok balık yakalanacak ve karaya çıkarılacak demek.Un plus grand bateau signifie que plus de poisson sera pris et débarqué.
Daha büyük bir tekne demek, daha çok balık yakalanacak ve karaya çıkarılacak demek.Większa łódź oznacza większe połowy.
Daha büyük bir tekne demek, daha çok balık yakalanacak ve karaya çıkarılacak demek.По-голяма лодка означава, че повече риба ще бъде уловена и изкарана на суша.
Daha büyük bir tekne demek, daha çok balık yakalanacak ve karaya çıkarılacak demek.סירה גדולה יותר משמעותה יותר דגים שיתפסו ויועלו בחכה.
Daha büyük bir tekne demek, daha çok balık yakalanacak ve karaya çıkarılacak demek.قارب أكبر يعني المزيد من الأسماك التي سيتم اصطيادها وجلبها.
Daha büyük bir tekne demek, daha çok balık yakalanacak ve karaya çıkarılacak demek.つまり より多くのガーナ人を 雇えるのです
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.그러나 그 사람들이 힘써 노를 저어 배를 육지에 돌리고자 하다가 바다가 그들을 향하여 점점 더 흉용하므로 능히 못한지라
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.Mændene søgte nu at ro tilbage til Land, men kunde ikke, da Havet rejste sig mere og mere imod dem.
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.Mennene prøvde nu å ro tilbake til land, men de maktet det ikke; for sjøen slo sterkere og sterkere mot dem.
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.Những người ấy bắt tay chèo vào bờ; song không được, vì biển càng nổi lên nghịch cùng họ mãi.
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.Những người ấy bắt_tay chèo vào bờ ; song không được , vì biển càng nổi lên nghịch cùng họ mãi .
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.ויחתרו האנשים להשיב אל היבשה ולא יכלו כי הים הולך וסער עליהם׃
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.ولكن الرجال جذفوا ليرجّعوا السفينة الى البر فلم يستطيعوا لان البحر كان يزداد اضطرابا عليهم.
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.然 而 那 些 人 竭 力 盪 槳 、 要 把 船 攏 岸 、 卻 是 不 能 . 因 為 海 浪 越 發 向 他 們 翻 騰
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.然而 那些 人 竭力 盪槳 、 要 把 船 攏岸 、 卻 是 不 能 . 因 為 海浪 越 發向 他 們翻騰
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.(65:6) Он превратил море в сушу; через реку перешли стопами, там веселились мы о Нем.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.A tengert szárazzá változtatta, a folyamon gyalog mentek át: ott örvendeztünk õ benne.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Converteu o mar em terra seca; passaram o rio a pé; ali nos alegramos nele.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Egli cambiò il mare in terra ferma, passarono a piedi il fiume; per questo in lui esultiamo di gioia
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.El a prefăcut marea în pămînt uscat, şi rîul a fost trecut cu piciorul: atunci ne-am bucurat în El.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Él convirtió el mar en tierra seca, y por el río pasaron a pie. ¡Regocijémonos en él
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Er verwandelt das Meer ins Trockene, daß man zu Fuß über das Wasser ging; dort freuten wir uns sein.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod