Ana içeriğe geç
Sözlük

karaya ile cümle

karaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.もちろん 地上を制覇しています 私たちが最初にこれが鳥だと言い始め
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.40% - 60% din peștele european se aruncă în mare, nici n-ajunge pe uscat.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.유럽에서 잡히는 생선의 40~60%는 바다에서 버려집니다, 땅에 내리지도 못합니다.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.40 à 60% des poissons européens sont jetés à la mer. Ils n'arrivent même pas sur la terre ferme.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.40 tot 60 procent van de Europese vis wordt in zee teruggeworpen, niet aan land gebracht.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.Az európai halak 40-60%-a már a tengeren ki van dobva, el sem éri a partot.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.El pescado; 40 a 60 % del pescado de Europa se desecha en el mar, aun antes de llevarlo a tierra.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.Fisch, 40 bis 60 % des europäischen Fischs wird noch auf See weggeworfen, er kommt nicht einmal an Land.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.Fisk, mellan 40 och 60 procent av all europeisk fisk kastas tillbaka i havet, den når inte ens land.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.Ryby: 40-60% europejskich ryb, wyrzuca się do morza, nawet nie docierają na ląd.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.Ryby, 40 až 60 percent európskych rýb sa znehodnotí už na mori, ani sa len nedostanú na pevninu.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.Ryby, 40 až 60 procent evropských ryb je vyhozeno do moře, nedostanou se ani na břeh.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.Scartiamo dal 40 al 60% del pesce europeo direttamente in mare. Nemmeno tocca terra.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.Τα ψάρια, 40 με 60 τοις εκατό των Ευρωπαϊκών ψαριών, ρίχνονται στη θάλασσα, δε φτάνουν καν στη στεριά.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.От 40 до 60 % улова рыбы в Европе выбрасывается в море, даже не достигая берега.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.Риба, 40 до 60 % от европейската риба се изхвърля в морето, дори без да бъде разтоварена на сушата.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.דגים, 40-60 אחוז מהדגה באירופה מושלכים בים, ואפילו לא מגיעים ליבשה.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.السمك، 40 إلى 60 % من سمك أوروبا يتم التخلص منه في البحر، حتى أنه لا يؤخذ إلى اليابسة.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.陸にあげられる前に廃棄されています 家庭では食べ物に接する機会が減りました
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››a hovoril: Neškoďte zemi ani moru ani stromom, dokiaľ nepopečatíme služobníkov nášho Boha na ich čelách.
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››가로되 우리가 우리 하나님의 종들의 이마에 인치기까지 땅이나 바다나 나무나 해하지 말라 하더라
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››Mówiąc: Nie szkodźcie ziemi ani morzu, ani drzewom, aż popieczętujemy sługi Boga naszego na czołach ich.
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››rekoč: Ne kazite zemlje, ne morja, ne dreves, dokler ne zapečatimo hlapcev Boga našega na njih čelih.
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››Řka: Neškoďte zemi, ani moři, ani stromům, dokudž neznamenáme služebníků Boha našeho na čelích jejich.
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››Skad ikke jorden eller havet eller trærne før vi har satt innsegl på vår Guds tjenere i deres panner!
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››не делайте вреда ни земле, ни морю, ни деревам, доколе не положим печати на челах рабов Бога нашего.
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››Не робіть шкоди вемлї нї морю, нї деревині, доки не попечатаєм слуг Бога нашого на чолї їх.
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››Тогава един от старците проговори, като ми каза: Тия, облечени в бели дрехи, кои са? и от къде са дошли?
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››אל תחבלו את הארץ ואת הים ואת העץ עד אם חתמנו את עבדי אלהינו על מצחותם׃
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››قائلا لا تضروا الارض ولا البحر ولا الاشجار حتى نختم عبيد الهنا على جباههم.
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››地 與 海 並 樹 木 、 你 們 不 可 傷 害 、 等 我 們 印 了 我 們 神 眾 僕 人 的 額
‹‹Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ya da ağaçlara zarar vermeyin!››地與海並 樹木 、 你 們不可傷害 、 等 我 們 印 了 我 們神眾僕 人 的 額
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.Aceasta este o creatură a oceanului. Nu cunoaşte limite, nu urcă pe uscat.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.Das ist ein Meereslebewesen. Es kennt keine Grenzen und geht nicht an Land.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.Dit is een wezen uit de open oceaan. Het kent geen grenzen -- komt niet aan land.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.Este es una criatura del océano abierto. No conoce fronteras--no va a tierra firme.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.E' una creatura che vive nell'oceano. Non conosce confini, non viene sulla terraferma.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.Ez egy nyílttengeri lény. Nem ismer határokat -- nem megy a szárazföldre.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.이건 열린 대양의 피조물이죠. 경계선이 없습니다--육지로 안가니까요.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.Não tem fronteiras — não vai a terra. Como é que investigamos?
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.To stworzenie żyje w oceanie. Nie zna granic - nie schodzi na ląd.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.Αυτό είναι ένα πλάσμα του ανοιχτού ωκεανού. Δεν γνωρίζει όρια -- δεν πάει στη στεριά.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.Това е същество от открития океан. Не знае граници... не ходи на сушата.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.Это обитатель открытого океана. Он не знает границ, не выходит на сушу.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.זה יצור של האוקיינוס הפתוח. הוא לא יודע גבולות -- הוא לא עולה ליבשה.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.هذا هو مخلوق المحيطات المفتوحة. وهو لا يعرف حدودا -- لا الذهاب إلى الأرض.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.どうやって調べましょうか
Bu çin dört yüz milyon insan birleştirici ama kesinlikle tezgahlarda gerekir yaşı ve karayal'âge et le continent
Bu çin dört yüz milyon insan birleştirici ama kesinlikle tezgahlarda gerekir yaşı ve karaya그 중국의 사억명 통일하지만 확실히 looms합니다 연령과 대륙
Bu çin dört yüz milyon insan birleştirici ama kesinlikle tezgahlarda gerekir yaşı ve karayaכי סין של ארבע מאות מיליון בני אדם המאחד אך עליהם בהחלט מתנשא גיל היבשת
Bu çin dört yüz milyon insan birleştirici ama kesinlikle tezgahlarda gerekir yaşı ve karayaأن الصين 400,000,000 الناس توحيد ولكن يجب أن يلوح بالتأكيد العصر والبر الرئيسى
Bu çin dört yüz milyon insan birleştirici ama kesinlikle tezgahlarda gerekir yaşı ve karaya年齢や本土 9月第十八1931年
Bu delik temizlenene kadar kimse karaya çıkmıyor!Nessuno scende a terra sinché questo buco non č ben pulito!
Bu delik temizlenene kadar kimse karaya çıkmıyor!Niemand geht an Land, bevor dieses Loch sauber ist!"
Bu Kartaca; ilk ölü Amerikan balina karaya oturduğu yer.Ennek Carthage - az a hely, ahol az első halott amerikai bálna volt, rekedt.
Bu Kartaca; ilk ölü Amerikan balina karaya oturduğu yer.이 카르타고의, - 최초의 죽은 미국 고래 좌초했던 장소.
Bu Kartaca; ilk ölü Amerikan balina karaya oturduğu yer.Tämän Carthage - paikka, jossa ensimmäinen kuolleita amerikkalaisia ​​valas oli pulaan.
Bu Kartaca; ilk ölü Amerikan balina karaya oturduğu yer.זה קרתגו; - המקום שבו לוויתן אמריקאי הראשון מת תקוע.
Bu Kartaca; ilk ölü Amerikan balina karaya oturduğu yer.هذا قرطاج ؛ -- المكان الذي تقطعت بهم السبل أول حوت الامريكيين القتلى.
Bu Kartaca; ilk ölü Amerikan balina karaya oturduğu yer.他にどこがナンタケット島が最初にそれらの先住民whalemanの複数形、赤、男性、やったから
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod