Ana içeriğe geç
Sözlük

karaya ile cümle

karaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Zeplin gerçekte karaya inmedi.Besättningen kom inte iland.
865 yılı sonlarına doğru Vikingler Doğu Anglia Krallığında karaya çıkarak istilaya başlarlar.Från detta år och fram till 850 härjar små grupper av vikingar Englands östkust.
Onlardan biri Hazar Denizi'ne, diğeri ise karaya açılır.Den är den ena av Dellensjöarna, den andra är Sördellen.
Fırtına, karaya doğru devam etti ve bu günün ertesinde tropikal fırtınaya dönüşerek zayıfladı.Depressionen ökade i styrka och uppgraderades till en tropisk storm senare samma dag.
Karaya çıkma ertesi güne ertelendi.Наступного дня викинувся на берег.
Görünüş olarak karayağız (esmer tenli) kimseler için de tercih edilir.Подвиг народу (база даних). Перелік нагород.
Tüm mürettebatı karaya çıkmayı başaran gemiden iki kişi Macellan'a haber ulaştırdı, kıyıdakilere yardım geldi.Тільки два матроси повернулися суходолом, щоб повідомити Магеллана, що сталося.
Yeniden karaya ulaşırlarsa yağış bırakırlar.Коли всі мокреці залишають місто, дощ припиняється.
Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı.В околиці не було нікого, хто міг би допомогти, тож до берега їх прибило лише через добу.
Araplar karaya çıkmasına engel olamadılar.Морякам не дозволяли зійти на берег.
Buna rağmen 12 Ekim 1492’de sağ salim karaya ayak basarlar.Лише 12 серпня 1942 М-96 вийшов у черговий бойовий похід.
D-Day'da Fransa'da karaya ilk çıkan müttefik komutanı oldu.Він став першим генералом союзних військ, хто висадився на землю Франції у Д-день.
Karayazıcı'nın ölümünden sonra ayaklanmacıların başına kardeşi Deli Hasan geçti.Після смерті Кара Язиджі повстання очолив його брат Делі Хасан.
Kösehasan, Erzurum ilinin Karayazı ilçesine bağlı bir mahalledir.Мені здається: я — лелека, Що в теплі відлетів краї.
Daha sonra Erdek Körfezi Karaburun yakınlarında İntizam'ın karaya oturması zorlandı.Однак незабаром було прийнято рішення щодо залишення азійського берегу.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Однак сам приземлитися не зміг.
28 Eylül 1066 günü Sussex'deki Pevensey'de karaya çıkarlar.28. září 1066 se vylodil v Pevensey ve Východním Sussexu.
Yeniden karaya ulaşırlarsa yağış bırakırlar.Jakmile poslední obyvatel město opustí, déšť se zastaví.
Perikles'in gemisi bir fırtanaya yakalanır ve Pentapolis civarında karaya vurur.Periklovu loď zničí bouře a on sám je vyplaven na březích Pentapolis.
Bölgeyi bilmeyen gemiler bu yüzden karaya oturabilir.Námořníci z takto označených lodí nesměli v přístavu chodit na břeh.
1216 yılının Mayıs ayında Louis ve birlikleri Kent açıklarında karaya çıkar.V květnu 1216 se Ludvíkova flotila vylodila na anglickém pobřeží v Kentu.
Karaya çıktığında kurda dönüşmüştü.Po přistání na vodu se převrátila.
Murat Karayalçın döneminde kısa bir süre için dışişleri bakanı olarak görev yaptı.V době Výmarské republiky krátce vykonával funkci ministra zahraničí.
Filo, Ligurian sahili boyunca beş gün denizde kaldı ve Massilia'da karaya çıkarıldı.González de Ahedo setrval na ostrově pět dní a provedl prohlídku celého pobřeží.
Takviyelerin karaya çıkartılmasından önce Anzak Kolordusu'nun mevcudu yirmibin idi.V Třebíči se před podepsáním Mnichovské dohody ustavila 20. divize armádní skupiny.
Bu gemilerin mürettebatı ya karaya yüzdüler ya da öldürüldüler.Ostatní lodě byly buď potopeny nebo najely na břeh.
Dağ köylerinde karayağhanelerde mengene ile sıkılır.V horských bukových porostech je hojná.
Erzak ve eşyalarının çoğu karaya indikleri yerde terkedilmişti.Většina palubního vybavení a část výzbroje jsou ukryty.
Karaya çıktıkları bir bölgede, saldırgan siyah derili yerlilerle karşılaşırlar ve gemiye geri kaçarlar.Ajunși pe o insulă, ei întâlnesc băștinași ostili cu pielea neagră înainte de a fugi înapoi pe ocean.
Gemilerini batıdaki evlerine dönmek için Adriyatik Denizi'ne taşımış, karaya çıkmışlardır.Au debarcat, pentru a-și căra barca la Marea Adriatică, înspre vest, pentru a ajunge înapoi acasă.
Bu ordu Panormus (modern Palermo) kolonisinde karaya çıktı.Panormusnál (a mai Palermo) szállt partra.
Dönüşünde İthaki limanı yerine şehir dışında bir yerden karaya çıkar.A város másik kijáratánál hagyja el a várost, a kikötőnél.
Havadan karaya güdümlü bir füze olan Tomahawk ile AGM-86 ALCM aynı özellikleri taşımaktadır.A légierő az AGM–86 ALCM-mel párhuzamosan tartja hadrendjében.
Yeniden karaya ulaşırlarsa yağış bırakırlar.Mivel elered az eső visszamenekülnek az üzletbe.
Burada kendisinden az önce dilenci kılığında karaya çıkan babasıyla görüşüp tanışır.Itt viszont találkozott díszes ruhába öltözött édesapjával.
Bunun sonucunda denizden karaya doğru bir rüzgâr başlar.Ettől délre kezdődik a tenger felé lejtő alluviális síkság.
Karaya çıkma ertesi güne ertelendi.Másnap megkezdődött a partraszállás.
Fırtına denizde bulunan bir Hristiyan gemisinin karaya vurmasına neden olur.E szerint egy keresztény afrikai nőt a tenger közepén egy lángoló hajóban magára hagytak.
Baş kısmı karaya bağlanarak her iki yanında suni liman oluşturulmuş.Jellemzőjük, hogy amennyire csak lehet, a Duna két partján egymással szembe épültek.
Tristan da Cunha, dünyanın üzerinde yerleşim olan karaya en uzak adasıdır.Saari sijaitsee lähellä Tristan da Cunhan saarta, joka on mahdollisesti maailman syrjäisin asuttu paikka.
Baş kısmı karaya bağlanarak her iki yanında suni liman oluşturulmuş.Se linnoitettiin ja kannaksen kummallekin puolen rakennettiin satamat.
Yeniden karaya ulaşırlarsa yağış bırakırlar.Jos ne eivät sula ennen maahan saapumistaan, sataa lunta.
Figen Akat isimli Türk gemisi 25 Aralık 1995 tarihinde Ege Denizi'ndeki Kardak Kayalıkları'nda karaya oturdu.Se sai alkunsa turkkilaisen Figen Akat -nimisen laivan haaksirikosta saarille 25. joulukuuta 1995.
Toplanılan bilgilerin çoğu karaya vurmuş leşlerden kaynaklanır.Tiedot perustuvat lähinnä rantaan ajautuneisiin yksilöihin.
Karayar köyünde 200 m uzunluğunda dayk bulunur.140 metriä korkea suihku näkyy koko kaupungissa.
Karayazıcı' nın resmi görevleri hakkında kaynaklarda çeşitli açıklamalar bulunmaktadır.Για την προέλευση του καρναβαλιού υπάρχουν διάφορες εκδοχές.
Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı.Ζει μονίμως μέσα στην θάλασσα και τα θηλυκά βγαίνουν στην στεριά μόνο για να γεννήσουν.
İki ufak yelkenli ise karaya neredeyse varmıştır.Δύο άλλα μικρά πλοιάρια φτάνουν στην αποβάθρα.
Bugüne dek bölgede pek çok gemi karaya oturmuştur.Στα πέριξ της περιοχής βρίσκονται πολλές αλυκές.
Grönland'a ulaştı, buranın Asya kıtasının doğu sahilleri olduğunu sandıysa da karaya çıkmadı.Han nåede Grønland, og troede at det var øst Asien, men valgte ikke at gå i lande.
Murat Karayalçın döneminde kısa bir süre için dışişleri bakanı olarak görev yaptı.Ackermanns tid som udenrigsminister blev dog kort.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Det lykkedes ikke at gå i land.
Karaya çıktığı koyu ise, "Saint Gloria" olarak adlandırdı.Han gik i land på øen, som han døbte Santa Cruz ("det hellige kors").
Karayazıcı, Osmanlı tarihinde Celali olarak adlandırılan isyancılar arasında meşhur olanlarından birisidir.Han var en af de centrale personer indenfor det, der sommetider kaldes Osloskolen.
Onlardan biri Hazar Denizi'ne, diğeri ise karaya açılır.I forvejen har man en i Jerne og en på havnen.
1867 yılında gemi Nova Scotia açıklarında bir fırtına sebebi ile karaya oturdu.I 1867 gikk hun på grunn under en storm i Glace Bay i Nova Scotia.
Karayannis: Yazarın mektup arkadaşı.Kristiania: Forfatterens Forl.
Bu mesaj gönderildikten sonra Grek askerleri karaya çıkarıldı ve kampa saldırma için hazırlıklara başlandı.Meldingen kom frem, og grekerne kunne forberede seg til angrepet.
Yazın karaya, kışın denize doğru eser.Vinteren året etter vandrer de ut i havet.
Birlikler 20 Kasım saat 08:30 itibarıyla iki kumsaldan karaya çıkartma yapmaya başlamışlardır.Pasukan mulai mendarat di dua pantai pada pukul 08:30 tanggal 20 November.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod