Ana içeriğe geç
Sözlük

karaya ile cümle

karaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yeniden karaya ulaşırlarsa yağış bırakırlar.Когда все мокрецы покидают город, дождь прекращается.
Karaya vurmuş bireylerin miğdeleri araştırıldığında içinde bol ahtopot ve az miktarda balık bulunmuştur.В Средиземном море пойманных акул выбрасывают за борт, но уровень выживаемости, вероятно, невысок.
Nuh tufanı sonucunda karaya oturan geminin burada kaldığı öne sürülmektedir.Тот говорит, что на корабле осталась мама Шея — Надежда.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Не может ходить по суше.
9 Eylül günü, Gabrielle Kuzey Karolina kıyısından karaya giriş yaptı.وفي 9 أيلول/سبتمبر، أدلى غابرييل اليابسة على ساحل كارولينا الشمالية.
Onlardan biri Hazar Denizi'ne, diğeri ise karaya açılır.تم فتح واحد منهم لبحر قزوين والآخر على الأرض.
30 Ekim'de Fransız denizaltısı Turguoise boğazı geçti ancak karaya oturdu.وفي الثلاثين من أكتوبر عبرت الغواصة الفرنسية ترجيوس المضيق لكن بقت على الشاطئ .
Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı.ويبقوا لأسابيع في البحر، إلا أنهم يرجعون للبر لتزويد أمتعتهم بأحتياجاتهم الأساسية.
Yavuz vardığında Türk kargo gemileri, Ruslar tarafından ele geçirilmemeleri amacıyla karaya oturtulmuştu.وعندما وصل ياووز، كانت سفن البضائع التركية قد رست على الشاطئ؛ لتجنب أسر السفن الروسية لها.
Taweret heykeline çarpan gemi, heykeli yerle bir eder ve karaya oturur.تمثال لبأ-عنخ-رع سيد السفينة ويحمل أيضا تمثال لبتاح.
Karaya seyrek çıkar.خذني إلى شاطئ البحر..
Amasra mayın dökmek için hizmet etmeye başladı, Ereğli ise Haziran ayında karaya oturdu.بدأت أماسرا في العمل علي زرع الألغام ، أما أريغل؛ توقفت عن العمل في يونيو.
Karaya çıkma ertesi güne ertelendi.رُفِع الحظر عن الموقع في اليوم التالي.
Bunlar; ''''Çotuklar'''' Dereköy ve Karayatak'tır.ويُقال لقَطْعهما: «الإِعْذارُ والخَفْضُ».
34 kişilik mürettebat karaya çıkarak kurtuldu.وقتل 19 من 34 شخصا كانوا على متنها.
Saldırının başarısız olacağının anlaşılmasından sonra gemisini karaya oturtup kaçmaya çalışır.وبعد وصولهم بفترة تتعرض سفينتهم للهجوم وينجحون في الهرب.
Gemi 2 gün sonra dalgaların etkisiyle karaya oturduğu yerden kurtuldu.فاضطرت ان تنتظر عامين حتى يتخلص الخليج الذي توقفت فيه السفينة من الجليد.
Genç hayvanlar sıklıkla Subantarktika adalarında karaya gider ve buralarda onlara tüm yıl boyunca rastlanır.ومعظم الأنواع تهاجر إلى الأماكن التي وجدوها ليعيشوا بها على مدار العام.
Karayannis: Yazarın mektup arkadaşı.الرياض: مكتبة الصديق.
Emirde “… Karaya çıkan düşmanı püskürtünüz.” denilmektedir.وصدرت أوامر بأن يطرد العدو من موقعه..
Karaya geri döndüklerinde Peter, Cleveland ile birlikte Rhode Island'a geri döner.De volta à terra firme, Peter consegue carona com Cleveland para voltar a Rhode Island.
Birlikler 20 Kasım saat 08:30 itibarıyla iki kumsaldan karaya çıkartma yapmaya başlamışlardır.As tropas então começaram a desembarcar nas duas praias pré-determinadas em 08:30h de 20 de novembro.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Não é possível desembarcar.
Buradan ayrılarak gemi ile İtalyaya geçti ve Puteolide karaya çıktı.Ficou encantado, a ponto de desembarcar do navio e ficar em Itajaí.
Onlardan biri Hazar Denizi'ne, diğeri ise karaya açılır.Um deles aponta para o mar e o outro para a cidade.
Yeniden karaya ulaşırlarsa yağış bırakırlar.Quando iam embora, a chuva começa a cair.
Karaya döndükten sonra ikili, Kitty'nin Lord Sutcliffe'in vârisleri olduğunu öğrenir.Voltando à superfície, eles descobrem com Kitty que seu benfeitor é o Senhor Sutcliffe, um homem rico.
Karaya seyrek çıkar.Folha do Litoral.
1931 yılında Marmara Denizi'nde karaya oturduysa da kurtarıldı.Em 1931, ele se acidentou no Mar de Mármara.
Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı.Para cada dez anos no mar, ele poderia passar um dia em terra para ficar com ela.
Ancak Karayazıcı kuvvetlerinin iç kaleyi de ele geçirmesi üzerine geri çekildi.Embora eles tenham sido expulsos, retornaram com navios e sitiaram a capital.
28 Eylül 1066 günü Sussex'deki Pevensey'de karaya çıkarlar.Op 28 september landden zij bij Pevensey in Sussex.
Karaya çıkma ertesi güne ertelendi.De volgende dag is hij het land uitgezet.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Hij kon echter nergens aan land gaan.
Buna rağmen 12 Ekim 1492’de sağ salim karaya ayak basarlar.Op 12 oktober 1492 kwam er inderdaad land in zicht.
RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u karaya kustu.God vergaf hem en de vis spuugde Yunus uit op een strand.
Bu gemilerin mürettebatı ya karaya yüzdüler ya da öldürüldüler.De bemanning van deze schepen werd op de kust achtergelaten of aangemonsterd.
Yunan işgal kuvvetleri saat 08.40'ta karaya çıktı.De Zuidelijke infanterie kwam in actie om 8.00 uur.
Zeplin gerçekte karaya inmedi.Franklin kwam nooit aan land.
Sicilya daki Agrigentum'da (Agrigento) karaya çıkmaya çalışan Vandalları geri püskürttü.Zij die erin slaagden om Syracuse te ontvluchten, zochten onderdak in Agrigento.
1867 yılında gemi Nova Scotia açıklarında bir fırtına sebebi ile karaya oturdu.W roku 1867 statek został wyrzucony na brzeg wskutek sztormu u wybrzeży Nowej Szkocji.
Denize doğru değil de karaya doğru eğimlidir.Nie podróżuje po niebie, lecz po ziemi.
Tüm mürettebatı karaya çıkmayı başaran gemiden iki kişi Macellan'a haber ulaştırdı, kıyıdakilere yardım geldi.Tylko dwóch marynarzy wróciło drogą lądową, aby powiadomić Magellana, co się stało.
Doria varmadan önce Grimani, birlikleri Preveze Kalesi yakınlarında karaya çıkarmayı denedi.Na polecenie admirała Dorii, Grimani podjął próbę wyjścia na ląd w pobliżu twierdzy Preweza.
Doğum, dişiler karaya çıktıktan hemen sonra, bir erkekle yeniden çiftleşmeden kısa süre önce gerçekleşir.Przed porodem samica opuszcza stado i wraca do niego dopiero z kilkudniowym cielakiem.
Tristan da Cunha, dünyanın üzerinde yerleşim olan karaya en uzak adasıdır.Główna wyspa, Tristan da Cunha, jest jedną z najbardziej odosobnionych zamieszkanych wysp na świecie.
Karaya çıkan kuvvetler kendilerinden çok daha zayıf bir Atina ordusu ile karşılaşmıştır.Pochodzili oni z niższych warstw i wywodzili się z szeregów wojska.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Zejście na ląd nie powiodło się jednak.
Bugüne dek bölgede pek çok gemi karaya oturmuştur.Dawniej w porcie cumowało bardzo wiele statków.
34 kişilik mürettebat karaya çıkarak kurtuldu.34 osobom znajdującym się na pokładzie udało się wyskoczyć do morza i uratować.
Geçmişte Azericede Karayazı (Qarayazı) olan şehrin adı günümüzde Karatepe (Qaratəpə)'dir.Själva byn låg och ligger vid de vägar som i dag är Per-Hans väg och Mackmyra byväg.
1497 yılında İngiltere Krallığı adına Bristol'den yola çıkan John Cabot, Kuzey Amerika'da karaya çıktı.John Cabot, som återupptäckte Nordamerika 1497, seglade härifrån.
19'uncu yüzyılda 28 bireyden oluşan bir grup karaya vurmuştur.Under 1800-talet registrerades strandningar av upp till 28 individer samtidig.
AGM-86 ALCM, Amerika Birleşik Devletleri yapımı bir sesaltı havadan karaya seyir füzesidir.AGM-86 ALCM är en amerikansk flygplansburen kryssningsrobot som används av USA:s flygvapen.
Sicilya daki Agrigentum'da (Agrigento) karaya çıkmaya çalışan Vandalları geri püskürttü.Karthagerna invaderar återigen Sicilien, genom att anfall Agrigentum (Acragas).
Gemi 2 gün sonra dalgaların etkisiyle karaya oturduğu yerden kurtuldu.Den dockade med rymdstationen två dagar senare.
Karaya çıkan Alman askerleri halk tarafından fark edilerek, güvenlik kuvvetlerine teslim edildi.De fyra ryska besättningsmännen fördes i land för att förhöras av underrättelsetjänsten.
34 kişilik mürettebat karaya çıkarak kurtuldu.Alla 38 personer ombord klarade sig.
Bugüne dek bölgede pek çok gemi karaya oturmuştur.Många fartyg har förlist i området.
Casius dağında karaya ulaştım ve sahile çıktım.Han anlände till Sørfold vid kusten och besökte Rørstad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod