Ana içeriğe geç
Sözlük

karaya ile cümle

karaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Murat Karayalçın (1943, Samsun), Türk siyasetçi.Murat Karayalçın (* 1943 in Samsun) ist ein türkischer Politiker.
Bir bölümü ise Erzurum´un Karayazı ve Hınıs ilçelerine göç etmiştir.Dabei durchwühlt sie das Sediment und tastet Korallen und fleischige Algen ab.
Yavruları ışığı takip ederek karaya gelir.Die Falter werden vom Licht angelockt.
Onlardan biri Hazar Denizi'ne, diğeri ise karaya açılır.Eine befindet sich um den Toblacher See herum, die andere bei Höhlenstein.
Üç isabet alan gemi karaya oturdu.Drei Leichen an Land gespült.
H-31 (Rusça: Х-31; NATO rapor adı: AS-17 "Krypton"), Sovyetler Birliği yapımı bir havadan karaya füzedir.Die Ch-31 (russisch Х-31, NATO-Codename AS-17 Krypton) ist eine Luft-Boden-Rakete aus sowjetischer Produktion.
Kuluçka yerine doğru, donmuş deniz üzerinde karaya, 200 kilometreye kadar yürürler.Sie wandern bis zu 200 Kilometer landeinwärts über das gefrorene Meer zu ihren Brutplätzen.
Ancak Karayazıcı kuvvetlerinin iç kaleyi de ele geçirmesi üzerine geri çekildi.Les hauts-fourneaux furent arrêtés et ne subsista que le moulage de la fonte.
Üç isabet alan gemi karaya oturdu.Dans le choc, trois hommes tombent à la mer.
865 yılı sonlarına doğru Vikingler Doğu Anglia Krallığında karaya çıkarak istilaya başlarlar.En 865, les Vikings de la Grande Armée débarquent en Angleterre.
Bir inanışa göre, Büyük ağrı dağı Nuh'un gemisinin karaya oturduğu dağdır.Dieu-souverain, résidant dans son temple-montagne (l'É-kur) de la ville de Nippur.
Haçlı seferi, 1225 yılının Mart ayında denize açıldı ve Tesalya'da Halmyros'ta karaya çıktı.La croisade qui devait délivrer la ville appareilla en mars 1225 et débarqua à Halmyros en Thessalie.
28 Eylül 1066 günü Sussex'deki Pevensey'de karaya çıkarlar.Puis, le 28 septembre, Guillaume débarque dans le Sussex.
Bu beş kişilik grup, tamamı karaya yönelmiş durumda çizilmiş beş gemi ile eşleştirilebilir.Vingt-cinq hommes d'équipage pouvaient prendre place à bord de ce sous-marin de pleine mer.
Bugünkü Gine-Bissau'da karaya çıkan ilk Avrupalı oldu.À l'ouest, ils sont les premiers Européens à débarquer au Groenland.
Öte yandan gemiye dolan su iyice karaya oturmasına yol açtı.D'autant que l'eau se conserve mal, à bord.
AGM-86 ALCM, Amerika Birleşik Devletleri yapımı bir sesaltı havadan karaya seyir füzesidir.L'AGM-86 ALCM est un missile de croisière conventionnel ou nucléaire américain.
6 Temmuz'da da karaya asker çıkartıldı.Il est chassé le 6 juillet par les Soviets.
Füze deniz hedefleri dışında denizden karaya hedefler için de kullanılabilecek.Le missile peut également être employé contre des cibles terrestres sur les côtes.
Göktepe, Erzurum ilinin Karayazı ilçesine bağlı bir mahalledir.Nuestro Señor lo tenga en el cielo».
On beş fare Dünya'nın yörüngesindeydi (Düşük Dünya yörüngesi) beş hafta için ve sonra karaya geri döndüler.Quince ratones orbitarían la Tierra (en órbita baja) durante cinco semanas y después aterrizarían con vida.
Birlikler 20 Kasım saat 08:30 itibarıyla iki kumsaldan karaya çıkartma yapmaya başlamışlardır.Las tropas comenzaron a desembarcar en dos playas a las 8:30 del 20 de noviembre.
Gemiler , balıkçı tekneleri ve petrol platformları karaya vurmuştur.Barcos, plataformas petrolíferas, botes y navíos pesqueros fueron arrastrados tierra adentro.
Karaya döndükten sonra ikili, Kitty'nin Lord Sutcliffe'in vârisleri olduğunu öğrenir.Tras salir de ahí, descubren que el benefactorde de Kitty es el rico señor Sutcliffe.
Emre Torun, Erzurum ilinin Karayazı ilçesindendir.Luce con orgullo su origen sureño.
Karayakup, Mersin ilinin Erdemli ilçesinin bir mahalledir.Conforme puede inferirse, Zorrilla está en el mejor camino».
Zeplin gerçekte karaya inmedi.En el aterrizaje real no funcionó.
Bazen bir adanın birden fazla okla karaya bağlandığı görülür.Aunque está en una isla, el hielo frecuentemente la conecta con tierra firme.
Yeniden karaya ulaşırlarsa yağış bırakırlar.Justo cuando termina, la lluvia para.
Karaya seyrek çıkar.Despertar de la Costa.
Deniz, insanları hiç sevmez, çünkü insanoğlu denizden çok karaya bağlı...”Eso sería inundar la tierra porque un mar está más bajo que el otro».
Bu beş kişilik grup, tamamı karaya yönelmiş durumda çizilmiş beş gemi ile eşleştirilebilir.Cada barco puede llevar 25 tropas completamente equipadas.
Yerelnet Karayazı İlçesiCentenario Las Provincias Caridad
Emirde “… Karaya çıkan düşmanı püskürtünüz.” denilmektedir.Buque no identificado me ordena detenerme...».
26 Ağustos 1914'te Alman hafif kruvazörü Magdeburg, Finlandiya Körfezi'nde karaya oturdu.Il 26 agosto 1914, l'incrociatore leggero tedesco SMS Magdeburg si era arenato nel golfo di Finlandia.
Grönland'a ulaştı, buranın Asya kıtasının doğu sahilleri olduğunu sandıysa da karaya çıkmadı.Raggiunse la Groenlandia, convinto di trovarsi in Asia orientale, ma scelse di non sbarcare.
8 Mart - Çin Tayvan sahili açıklarında karadan karaya füze denemeleri ve askeri tatbikatlara başladı.8 marzo: la Cina inizia dei test con dei missili terra-terra vicino alle coste di Taiwan.
Yeniden karaya ulaşırlarsa yağış bırakırlar.Al momento della partenza, su Rio scende la pioggia.
Onları karaya alıştırmak mümkün değildi.Non si erano infatti resi conto di essere approdati sulla terraferma.
Kurak mevsimlerde karaya çıkarak göğüs yüzgeçleri üzerinde hareket edebilir.Può atterrare lentamente durante i suoi balzi.
Yatın teknesiyle karaya çıkıldı.Che cade dallo yacht.
Casius dağında karaya ulaştım ve sahile çıktım.Sbarcò a Capua e vi soggiornò.
Karayazı İlçesiPirateria nei Caraibi
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Non è possibile schiantarsi a terra.
Karayakup, Mersin ilinin Erdemli ilçesinin bir mahalledir.La sua tomba si trova in Aleja Zasłużonych (Viale dei Benemeriti).
1867 yılında gemi Nova Scotia açıklarında bir fırtına sebebi ile karaya oturdu.Nel 1867, la nave si arenò durante una tempesta al largo della Baia di Glace.
Onlardan biri Hazar Denizi'ne, diğeri ise karaya açılır.Uno a San Giuliano Mare, l'altro a Igea Marina.
Mesela Kapıdağ Yarımadası'nı karaya bağlayan tombolo bu şekilde genişlemiştir.Per questo lo spazio ricavato all'interno della porta venne ingrandito.
Denize doğru değil de karaya doğru eğimlidir.Дело в том, что он обращён не на восток, а в сторону моря.
Araplar karaya çıkmasına engel olamadılar.Морякам не позволяли сойти на берег.
Nil Nehri ağzında karaya çıkartma yaptılar.Стойка убиралась в нишу против потока.
Burada iki subay komutasında bir manga asker yakıt ve yiyecek bulmaları için karaya çıkartılırlar.В городе взвод захватил 2 склада с горючим и продовольствием.
34 kişilik mürettebat karaya çıkarak kurtuldu.Все 34 членов экипажа сумели выбраться на остров.
Karaya çıkma ertesi güne ertelendi.Высадка была перенесена на следующий день.
USS Nevada - Hasar gördü , karaya oturdu.CSS «Генерал Самтер» — выведен из строя, выбросился на берег.
Ertesi gün Haçlılar karaya çıkmaya başlayınca büyük bir okçu hücumu ile karşılaştılar.В тот момент, когда мы поворачивали к пляжу, что-то крупное попало в нас.
İki ufak yelkenli ise karaya neredeyse varmıştır.Затем два катера скрылись в ближайшей бухте.
Gemileri kullanırken karaya oturtmamaya dikkat etmelisiniz.При погружениях с судна будь внимателен, когда отдаёшь якорь.
Ama karaya çıktığında Eru, denizleri kabarttı.Высадившись на берег, они разбивают лагерь.
Piyade alayları 15 Eylül 1944 saat 08.32de karaya çıkmaya başladılar.Главные силы союзников высадились 15 августа 1944 года в 8:00 утра.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod