Karaya birsürü hayali çizgiler çizerlerالقرود استخلاص الكثير من خطوط وهميه في القذاره.
Karaya birsürü hayali çizgiler çizerler猿たちは、彼らの危なっかしい文明の支えとなっている
Karaya çıkan denizcileri gece ve sis karşıladı.In Nacht und Nebel gehen die Heizer an Land.
Karaya çıkan denizcileri gece ve sis karşıladı.La notte e la nebbia accolsero i fuochisti che scendevano a terra.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.A gdy wstąpili na brzeg, ujrzeli węgle nałożone, i rybę na nich leżącą i chleb.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.A jako vyšli na zem, videli rozloženú vatru uhlia a rybu, položenú na ňom, aj chlieb.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.A jakž vystoupili na břeh, uzřeli řeřavé uhlí a rybu svrchu položenou a chléb.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Als sie nun austraten auf das Land, sahen sie Kohlen gelegt und Fische darauf und Brot.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Appena scesi a terra, videro un fuoco di brace con del pesce sopra, e del pane
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Cînd s'au pogorît pe ţărm au văzut acolo jăratic de cărbuni, peşte pus deasupra şi pîne.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Cuando bajaron a tierra, vieron brasas puestas, con pescado encima, y pan
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Da de nu kom i Land, se de der en Kulild og Fisk ligge derpå og Brød.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Da de var steget i land, så de glødende kull ligge der, og på dem fisk og brød.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Ketika mereka turun dari perahu, mereka melihat ada bara api di sana dengan ikan di atasnya dan roti
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.육지에 올라보니 숯불이 있는데 그 위에 생선이 놓였고 떡도 있더라
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Ko pa izstopijo na kopno, ugledajo žerjavico pripravljeno in na njej ribo položeno in kruh.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Kun he astuivat maalle, näkivät he siellä hiilloksen ja kalan pantuna sen päälle, sekä leipää.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Lorsqu`ils furent descendus à terre, ils virent là des charbons allumés, du poisson dessus, et du pain.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Lúc môn đồ đã lên bờ, thấy tại đó có lửa than, ở trên để cá, và có bánh.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Lúc môn_đồ đã lên bờ , thấy tại đó có lửa than , ở trên để cá , và có bánh .
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Mikor azért a partra szállának, látják, hogy parázs van ott, és azon felül hal és kenyér.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.När de sedan hade stigit i land, sågo de glöd ligga där och fisk, som låg därpå, och bröd.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Ora, ao saltarem em terra, viram ali brasas, e um peixe posto em cima delas, e pão.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Toen zij aan wal stapten, zagen ze vis en brood op een houtskoolvuurtje.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Καθως λοιπον απεβησαν εις την γην, βλεπουσιν ανθρακιαν κειμενην και οψαριον επικειμενον και αρτον.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Когда же вышли на землю, видят разложенный огонь и на нем лежащую рыбу и хлеб.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Скоро вийшли на землю, бачять розложений жар, а на йому рибу і хліб.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.ויהי כצאתם אל היבשה ויראו שם גחלי אש ערוכים ודגים עליהם ולחם לאכל׃
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.فلما خرجوا الى الارض نظروا جمرا موضوعا وسمكا موضوعا عليه وخبزا.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.他 們 上 了 岸 、 就 看 見 那 裡 有 炭 火 、 上 面 有 魚 、 又 有 餅
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.他 們 上 了 岸 、 就 看 見那裡 有 炭火 、 上面 有魚 、 又 有 餅
Karaya çok büyük bir veri akışı olacak ve tamamı kullanmak isteyen herkese açık olacak.많은 양의 정보들이 교류 될 것이고, 사용하는데 관심 있는 사람에게 모두 접근 가능 할 것입니다.
Karaya çok büyük bir veri akışı olacak ve tamamı kullanmak isteyen herkese açık olacak.Olbrzymie ilości danych będą docierać na brzeg, wszystkie dostępne dla każdego, kto będzie chciał ich użyć.
Karaya çok büyük bir veri akışı olacak ve tamamı kullanmak isteyen herkese açık olacak.Se podrá enviar una enorme cantidad de información a tierra, para todo aquel a quien le interese usarla.
Karaya çok büyük bir veri akışı olacak ve tamamı kullanmak isteyen herkese açık olacak.Si potranno inviare enormi quantità di dati a terra, disponibili a chiunque abbia interesse ad usarli.
Karaya çok büyük bir veri akışı olacak ve tamamı kullanmak isteyen herkese açık olacak.Vor fi cantități uriașe de date trimise spre țărm, toate disponibile oricui interesat în a le utiliza.
Karaya çok büyük bir veri akışı olacak ve tamamı kullanmak isteyen herkese açık olacak.На сушу будут поступать огромные массивы информации, доступные каждому, кто будет заинтересован в них.
Karaya çok büyük bir veri akışı olacak ve tamamı kullanmak isteyen herkese açık olacak.תהיינה כמויות עצומות של נתונים אשר יזרמו אל החוף, כולם זמינים לכל אחד שיש לו עניין להשתמש בהם.
Karaya çok büyük bir veri akışı olacak ve tamamı kullanmak isteyen herkese açık olacak.سيكون هناك فيض كمي هائل من البيانات كله متاح لأي شخص يملك أي رغبة في إستخدامه
Karaya çok büyük bir veri akışı olacak ve tamamı kullanmak isteyen herkese açık olacak.興味があれば 誰でも入手できるようになります どこか1箇所に船を出し
Karaya değil de okyanusa düşse bile sonuç değişmez.Även om asteroiden slår ner i havet så drabbas vi.
Karaya değil de okyanusa düşse bile sonuç değişmez.Chiar dacă asteroidul cade în apă, tot va lovi pământul.
Karaya değil de okyanusa düşse bile sonuç değişmez.Cho dù thiên thể đó có rơi xuống nước nó cũng vẫn sẽ chạm trái đất.
Karaya değil de okyanusa düşse bile sonuç değişmez.Même si elle tombe dans la mer, il y aura un impact.
Karaya değil de okyanusa düşse bile sonuç değişmez.Nawet jeśli asteroid uderzy w wodę to dosięgnie lądu.
Karaya değil de okyanusa düşse bile sonuç değişmez.Se cadesse in mare, colpirebbe subito il fondo.
Karaya değil de okyanusa düşse bile sonuç değişmez.Selv om den slår ned i havet, bliver vi dræbt.
Karaya değil de okyanusa düşse bile sonuç değişmez.Vaikka asteroidi osuisi mereen, tuho olisi valtava.
Karaya değil de okyanusa düşse bile sonuç değişmez.Walaupun asteroidnya jatuh ke dalam air, ia tetap akan mengenai daratan.
Karaya değil de okyanusa düşse bile sonuç değişmez.حتى لو أصطدم النيزك بالماء مازال يصطدم بالأرض
Karaya ilk ayak bastıklarında onların Şeytan olduğunu düşündüler.Ils pensèrent voir le Diable lorsque les Anglais débarquèrent
Karaya ilk ayak bastıklarında onların Şeytan olduğunu düşündüler.Khi họ đổ bộ đầu tiên lên đây, họ nghĩ những chúng là quỷ dữ
Karaya ilk ayak bastıklarında onların Şeytan olduğunu düşündüler.Pensaban que fueron el Diablo la primera vez que desembarcaron.
Karaya ilk ayak bastıklarında onların Şeytan olduğunu düşündüler.Pensavano fossero demoni, quando furono i primi a sbarcare.
Karaya ilk ayak bastıklarında onların Şeytan olduğunu düşündüler.Z początku sądzili, że to diabeł.
Karaya ilk ayak bastıklarında onların Şeytan olduğunu düşündüler.Они думали, они был дьявол, когда чужаки впервые сошли на берег.
Karaya, misket oynamak için çıkacağımızı sanıyor!Che crede, che scendiamo a terra per andare a giocare con le biglie?
Karaya, misket oynamak için çıkacağımızı sanıyor!"Er denkt wohl wir gehen nur zum Murmelnspielen an Land!"
Karaya ulaşacaklar.Chúng đang tiến tới đất liền.
Karaya ulaşacaklar.De kommer til at nå land.