Ana içeriğe geç
Sözlük

kararsız ile cümle

kararsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kasırga batıda kararsız ve yavaş hareket etti ve rüzgar makası keskin bir yoğunlaşmayı engelledi.Депрессия хаотично и медленно двигалась на запад и сдвиг ветра помешал депрессии стать существенно сильнее.
Rusları cesaretlendiren de Osmanlı yönetiminin kararsız tavrı, askerî ve ekonomik zafiyetleriydi.Сказались слабость и нерешительность как политического, так и военного руководства России.
Hidrojen-4 hidrojenin kararsız izotopudur.Водород-4 является нестабильным изотопом водорода.
Parlamento bu konuda da kararsız kalmıştır.Комиссия также информирует Парламент о своей позиции по данному вопросу.
Modülasyon kararsızlığı işlemi gürültülüdür.Характерным приёмом звукоизвлечения является тремоло.
Klaipėda'nın tüm yıl boyunca kararsız bir havası vardır.تتميز محافظة بورسعيد بالمناخ المعتدل طوال العام.
Rusları cesaretlendiren de Osmanlı yönetiminin kararsız tavrı, askerî ve ekonomik zafiyetleriydi.يعتبر الحديد بدون منازع العمود الفقري لقوة الدولة العسكرية والإقتصادية.
O, yapmak istediği şey hakkında kararsız görünüyordu.يبدو غامضا حول ما أراد فعله.
Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler.Aqueles que discordaram foram presos temporariamente.
Erişim tarihi: 11 Ağustos 2010. ^ "Yüzde 45 kararsız!".11 de novembro de 2003 «You've got the wrong sky!
Kararsız oy kullananlar eşit olarak dağıtıldı.As vogais são desigualmente distribuídas.
Jeans kararsızlığı yıldızlararası gaz bulutlarının çöküşü ve ardından gerçekleşen yıldız oluşumunun nedenidir.A instabilidade de Jeans causa o colapso de nuvens de gás interestelar e a subsequente formação de estrelas.
Atom bu durumda kararsızdır.Para tal, o átomo deveria ser obrigatoriamente instável.
Bu söylence kararsızlığın başlı başına bitimsiz bir ceza olduğunu anlatır.Insubordinação é o ato deliberado de desobediência a um superior.
Müon, ortalama ömrü 2.2 µs olan kararsız bir atom altı parçacıktır.O múon é uma partícula subatômica instável, com uma vida média de 2,2µs.
Hitler, Norveç’in istilası konusunda artık kararsız değildir."Já não acredito em Hitler.
Doktor, kararsız kalsa da bunu kabul eder ve ekip olarak Ağustos 1947'deki Pencap'ta kendisini bulur.Embora Hesitante, ela concorda, trazendo ela e os outros ao Punjab em agosto de 1947.
Sonuçlar kararsızlar ve oy vermeyecekler dağıtılmış şekilde verilmiştir.A obra termina assim abruptamente e sem resolução, como se interrompido.
Ana madde: Hidrojen-5 5H, hidrojenin yüksek kararsızlıktaki izotopudur.5H é um isótopo de hidrogénio altamente instável.
Benzer şekilde kabuk kapanmasından olan uzaklık izotopların sıra dışı kararsızlıklarını açıklayabilmektedir.A dificuldade em medir a distância de Canopus se deveu a sua incomum natureza.
Ve şov dünyası hakkında kararsız duyguları gelişti.II Mostra de Dramaturgia Contemporânea do SESI.
Diğerleri ise kararsız kalmıştır.O resto tentou permanecer neutro.
Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler.Ook worden er Hadith die tegenstrijdig zijn met de Koran verworpen.
İki erkeği seven bir kadın çobanın kararsızlığı yüzünden ikisini de kaybetmesini konu alır.Een man en een vrouw ontmoeten elkaar, doordat ze allebei de trein missen.
Ana madde: Hidrojen-5 5H, hidrojenin yüksek kararsızlıktaki izotopudur.Waterstof-5 of 5H is een instabiele radioactieve isotoop van waterstof.
Klaipėda'nın tüm yıl boyunca kararsız bir havası vardır.Long Beach heeft dus gedurende het hele jaar een vrij constant klimaat.
Buna ek olarak, yaklaşık otuz kararsız izotop ve izomer bilinmektedir.Daarnaast zijn er ongeveer 20 instabiele isotopen bekend.
Kararsızlığı ile bilinir.Znany był ze niezdecydowania.
Fakat bununla birlikte binlerce izotopun kararsız olduğu karakterize edilmiştir.Niemniej istnieją tysiące dokładnie opisanych izotopów, które nie są stabilne.
Hitler, Norveç’in istilası konusunda artık kararsız değildir.Już nie w pełni wierzę w Hitlera.
Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler.Spór o Zawadę rozstrzygnięto na korzyść Zawadzkich.
Erişim tarihi: 11 Ağustos 2010. ^ "Yüzde 45 kararsız!".2010: niesklasyfikowany 2011: 45.
Oldukça kararsız diğer izotoplar (4H - 7H) laboratuvar koşullarında sentezlenmiştir.Pozostałe izotopy wodoru, (4H–7H) zostały wytworzone sztucznie.
Kurosava artık ev hayatına sığınmıştı ve bir daha hiç film çekip çekemeyeceği konuşunda kararsızdı.Rajinikanth podjął w związku z tym decyzję, że już nigdy nie będzie palił lub pił na ekranie.
Bu kararlı formların yanında, kırkın üzerinde kararsız izotop da incelenmiştir.Förutom dessa stabila former finns det över 40 instabila isotoper som har studerats.
Buna ek olarak, yaklaşık otuz kararsız izotop ve izomer bilinmektedir.Utöver de tre stabila isotoperna, är åtminstone sexton instabila isotoper kända.
Parlamento bu konuda da kararsız kalmıştır.Till slut röstade även parlamentet ner förslaget.
ÇÇAH.nin işleyişini konu alan çalışmalar kararsızdır.Det som jag har sagt om solens operation är fullständigt.
Modülasyon kararsızlığı işlemi gürültülüdür.Är vårt hörselbens nuvarande funktion en exaptation?
Kararsızlığı ve kimlik bunalımları sonraki yıllarda ortaya çıkacaktır.Umbäranden och tragedier följer dem åt de närmaste åren.
Diğer kusurlar gibi lokalize değildirler ve kararsızdırlar.Вони не локалізовані, як інші топологічні дефекти, і нестійкі.
Hemen meydana çıkmış kararsız aralık bırakma imkânı sağlayan iyileştirmeler.Так відразу ним змогли скористатися безліч хворих, які згодом швидко вилікувалися.
Kararsızlığı ve kimlik bunalımları sonraki yıllarda ortaya çıkacaktır.Нетління і безпристрасність розкривається в останні дні.
Diğer taraftan Kutusov kararsız ve hareketsizdi.Пікассо був невтішним і обуреним.
Buna Jeans Kararsızlığı işleyişi adı verilmektedir.Jev se nazývá Jeansova nestabilita.
Fransiyum, kararsızlığı ve nadir bulunuşu nedeniyle ticari amaçlı kullanılmaz.V současnosti se pro malou četnost a vzácnost komerčně nevyžívá.
Parlamento bu konuda da kararsız kalmıştır.Myslím si, že bychom se měli k tomuto odhodlat ještě za tohoto parlamentu.
Boş durmuyordu, kararsız biri değildi.Nebyl jsem hloupý, nebyl to nedostatek zájmu.
Üretildikten sonra, uzun süre boyunca bileşiğin kararsız olduğuna inanıldı.Po dosažení cíle pak museli ukázat, že je pečivo v neporušeném stavu.
Gösteriler arasındaki kafa karışıklığı ve kararsızlık, hükümet cephesine de yansıyordu.Mezi davy diváků a v řídícím středisku nastal zmatek.
Diğerleri ise kararsız kalmıştır.Celelalte rămân neschimbate..
Valeska bir süre kararsız kaldıktan sonra 12 yaşındayken voleybolu tercih etti.E greu de crezut că Boleslav lua decizii independente în acel moment când avea doar 12 ani.
Fransiyum, kararsızlığı ve nadir bulunuşu nedeniyle ticari amaçlı kullanılmaz.Din cauza instabilității și rarității sale, nu există aplicații comerciale pentru franciu.
Boş durmuyordu, kararsız biri değildi.Nu era mare, nu era luxoasă.
Beran'ın demokrasiye karşı kararsız bir tutumu olmuştur.Beran a demokráciára ellentmondásosan tekintett.
Ana madde: Hidrojen-5 5H, hidrojenin yüksek kararsızlıktaki izotopudur.A 5H a hidrogén rendkívül instabil izotópja.
Parlamento bu konuda da kararsız kalmıştır.Azonban kell lennie parlamentnek is.
Fransiyum, kararsızlığı ve nadir bulunuşu nedeniyle ticari amaçlı kullanılmaz.Instabilitása és ritkasága következtében kereskedelmi jelentőséggel nem rendelkezik.
Brom monoflorür oldukça kararsız BrF formüllü interhalojen bileşik.A bróm-monofluorid egy elég instabil interhalogén vegyület, képlete BrF.
Buna ek olarak, yaklaşık otuz kararsız izotop ve izomer bilinmektedir.További 14 izotóp ismert, melyek nem stabilak.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod