karanlık ile cümle
karanlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarı çıkmam.I almost never go out after dark.
Sami hava karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarı çıkmaz.Sami almost never goes out after dark.
Sami'nin karanlık geçmişi yeniden ortaya çıktı.Sami's dark past resurfaced.
Sami'nin karanlık bir sırrı vardı.Sami had a dark secret.
Tom karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarı çıkmaz.Tom almost never goes out after dark.
Tom artık karanlıktan korkmuyor.Tom is no longer afraid of the dark.
Bizi karanlıktan çıkaracak birine ihtiyacımız var.We need someone to lead us out of the darkness.
Denize ulaşmadan önce hava karanlıktı.It was dark by the time we got to the sea.
Hava hâlâ karanlıktı.It was still dark.
Hâlâ karanlıktı.It was still dark.
Dışarısı karanlık olmaya başlıyor.It's starting to get dark outside.
Burası çok karanlık.It's really dark in here.
Burası gerçekten karanlık.It's really dark in here.
Karanlıktan sonra Boston'da yürürken güvende hissediyor musun?Do you feel safe walking in Boston after dark?
Leyla karanlıkta bekliyordu.Layla was waiting in the darkness.
Sami karanlıkta bekliyordu ve Leyla bir avdı.Sami was waiting in the darkness and Layla was the prey.
Leyla'nın karanlık fantezileri kıvılcımlarını buldu.Layla's dark fantasies found their spark.
Leyla çok karanlık dünyasında yaşıyordu.Layla was living in her very dark world.
Zaten karanlık oluyor.It's already getting dark.
Tom, karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarıya çıkmaz.Tom hardly ever goes out after dark.
Sami çok karanlık bir yüzü vardı.Sami had a very dark side.
Büyümüştüm, ama karanlıktan korkmaktan vazgeçmedimI grew up, but I have not stopped fearing the dark.
Karanlıkta yürüyen kör bir adama el feneri tutma.Do not show a torch to a blind man walking in the dark.
Aniden bir soyguncu karanlıktan çıktı.Suddenly a robber stepped out of the darkness.
Karanlıktan çıkarak ışığa çıktı.He stepped out of the darkness into the light.
Kısa devre yüzünden aniden karanlıktaydık.Because of a short circuit, we were suddenly in the dark.
Karanlık oluyor. Lütfen ışığı benim için açın.It's getting dark. Please turn on the light for me.
Ben eve gidene kadar karanlık olacak.It's going to be dark by the time I get home.
Tom karanlıktan sonra eve gitmek istemiyor.Tom doesn't want to get home after dark.
Tom karanlıktan sonra eve gitmek istemedi.Tom didn't want to get home after dark.
Çok karanlık olduğu için korktum.I was afraid because it was very dark.
Tom, karanlık olmadan eve gitmek istedi.Tom wanted to get home before dark.
Tom karanlıktan korkmuyor.Tom isn't afraid of the dark.
Karanlıktan sonra tek başıma dışarı çıkmam.I don't go out by myself after dark.
Karanlıktı, Tom'un ne yaptığını göremedim.It was dark and I couldn't see what Tom was doing.
Tom karanlıkta akşam yemeği yedi.Tom ate dinner in the dark.
Hava henüz çok karanlık değil.It's not quite dark yet.
Sami herkesi karanlıkta tutuyor.Sami is keeping everyone in the dark.
Onu karanlıkta yapmaya alışık değilim.I'm not used to doing that in the dark.
Sami 2006'da karanlık bir gecede öldü.Sami died on a dark night in 2006.
Sami, Leyla'nın karanlık tarafını ortaya çıkardı.Sami revealed the dark side of Layla.
Sami, Leyla'nın cesedini karanlık bir ritüel için kullandı.Sami used Layla's body for some dark ritual.
Sami karanlıkta hareket eden bir şey gördü.Sami saw something moving in the dark.
Sami arabasını karanlık bir park yerine park etti.Sami parked his car in a dark parking lot.
Sami karanlıkta bir yerdeydi.Sami was somewhere in the dark.
Bu gece için hava tahmini: karanlık.Weather forecast for tonight: dark.
Karanlık bir ara sokakta ona rastlamak istemem.I wouldn't want to run into him in a dark alley.
Eve geldiğimde hava karanlıktı.It was dark by the time I got home.
Dün karanlık sonrasına kadar eve gelmedim.I didn't get home until after dark yesterday.
Karanlık enerji nedir?What is dark energy?
Karanlık madde nedir?What is dark matter?
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.And God saw the light that it was good; and he divided the light from the darkness.
En karanlık zaman gün doğmadan hemen öncesidir.It's always darkest just before dawn.
Arkadaşlar parlayan yıldızlar gibidir, karanlıkta ortaya çıkarlar.Friends are the stars shining; they appear in the dark.
Bu oda karanlık.This room's dark.
Benim karanlık bir tarafım yok.I don't have a dark side.
Hizmetçilerine karanlıkta yemek yedirdi.He made his servants eat in the dark.
Karanlık ve aydınlık bir elmanın iki yarısı gibidir.Light and darkness are two sides of the same coin.
Yıldızlar karanlıkta daha ışıltılı parlar.Stars shine brighter in the darkness.
Tom'un odası karanlıktı.Tom's room was dark.