karanlık ile cümle

karanlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Şafaktan hemen önce her zaman karanlıktır.It's always darkest just before dawn.
Evliliklerinin daha ilk aylarında, Meryem Tom'un karanlık yüzünü görmeye başladı.Only months into their marriage, Mary began to see a darker side to Tom.
Yatak odam karanlık.My bedroom is dark.
O karanlık bir sırrı saklıyordu.She was hiding a dark secret.
Karanlık madde doğrudan görülemez.Dark matter cannot be seen directly.
Karanlık maddenin neyden yapıldığını bilmiyorum.We don't know what dark matter is made of.
Burası gerçekten karanlık. Hiçbir şey göremiyorum.It's really dark here. I can't see anything.
Gece çok karanlık.The night is so dark.
Tom karanlık sonrasına kadar buraya gelmedi.Tom didn't get here until after dark.
Çok karanlık bir geceydi.It was a very dark night.
Gittiğimiz karanlık yerlerden korkuyorum.I am afraid of the dark places we go.
Tom karanlıkta oturuyordu, sigara içiyordu.Tom was sitting in the dark, smoking a cigarette.
Tom karanlıkta oturuyordu, puro içiyordu.Tom was sitting in the dark, smoking a cigar.
Ben karanlıktan sonra mezarlık tarafında yürümekten kaçınmaya çalışıyorum.I try to avoid walking by the cemetery after dark.
Karanlıktan korkmak için bir neden göremiyorum.I have never seen any reason to be frightened of the dark.
Orası her zaman karanlık.It's always dark there.
Bodrum, çirkin, karanlık ve pis kokulu.The basement is ugly, dark, and smelly.
En karanlık gece bile sona erecek ve güneş doğacak.Even the darkest night will end and the sun will rise.
Karanlıktı ve bir şey göremedim.It was dark and I couldn't see anything.
Neden her şey bu kadar karanlık?Why's everything so dark?
Bir şimşek çakması aniden karanlık gece manzarasını aydınlattı.A flash of lightning suddenly lit up the dark nocturnal landscape.
Bu derin bir karanlıktı.It was a deep darkness.
Sokak karanlıktı.The street was dark.
Cadde karanlıktı.The street was dark.
Hiçbir şey bir kara delikten daha karanlık değildir.Nothing is darker than a black hole.
Neptün, karanlık, soğuk ve çok rüzgarlıdır.Neptune is dark, cold, and very windy.
Odanın içi çok karanlıktı.It was very dark inside the room.
En karanlık saat, şafaktan hemen öncedir.The darkest hour is just before dawn.
Köpekler karanlıkta görürler.Dogs see in the dark.
Tom karanlık bir yol sayesinde kestirmeden gitti.Tom took a shortcut through a dark alley.
Tom karanlık sanatlarla amatörce uğraştı.Tom has dabbled in the dark arts.
Death Valley Ulusal Parkı, karanlık gökyüzü ile tanınır.The Death Valley National Park is known for its dark skies.
Onlar karanlık çökene kadar kazları izlediler.They watched the geese till it was dark.
Karanlıkta öpüştük.We kissed in the dark.
Tom'un odasında çok karanlıktı.It was very dark in Tom's room.
Tom oraya gitmeden önce karanlık olacak.It'll be dark by the time Tom gets there.
Ben eve varmadan önce karanlık olacak.It'll be dark by the time I get home.
Biz Boston'a varmadan önce karanlık olacak.It'll be dark by the time we get to Boston.
Palyaço karanlıktan korkuyor.The clown is afraid of the dark.
Tom'un karanlık bir mizah duygusu var.Tom has a dark sense of humor.
Kışın İsveç'te çok karanlık var.It's so dark in Sweden in the winter.
Uyandığımda dışarısı hâlâ karanlıktı.When I woke up, it was still dark outside.
Tom karanlıktan sonra oraya geldi.Tom arrived there after dark.
Dünyanın geri kalanı ışıktayken karanlıkta olmaktan nefret ediyorum.I hate to be in the dark when all the rest of the world is in light.
Karanlıkta burada olmamamız gerekir.We shouldn't be here in the dark.
Mary çok güzeldi fakat onun kalbi gece kadar karanlıktı.Mary was beautiful, but her heart was as black as night.
Tom ve Mary karanlıkta yürümeyi denedi ancak hipotermiden öldüler.Tom and Mary attempted to hike in the dark, but died of hypothermia.
Ben nadiren karanlıktan sonra dışarı çıkarım.I rarely go out after dark.
Karanlıktan sonra eve yürümenin güvenli olduğunu düşünüyor musun?Do you think it's safe to walk home after dark?
Sarah'ın karanlık bir tarafı vardı.Sarah had a dark side.
Ev karanlıktı ve sessizdi.The house was dark and silent.
Tom karanlıktan çok korkar.Tom is very afraid of the dark.
Hayatım karanlık ve şekilsiz bir cehenneme döndü.My life turned into a dark and shapeless living hell.
Dania, Fadıl'ın karanlık tarafını gördü.Dania saw the dark side of Fadil.
Fadıl kendisinin karanlık yönünü keşfedecek.Fadil will discover a dark side of his own.
Karanlıkta yalnız başına yukarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go upstairs alone in the dark.
Karanlık madde görünmezdir.Dark matter is invisible.
Fadıl karanlık sırrını açıkladı.Fadil exposed his dark secret.
Bir gün karanlık madde için ayrı periyodik bir tablo olacak mı?Will there one day be a separate periodic table for dark matter?
O kadar çok karanlıktı ki hiçbir şey göremedim.It was so dark that I couldn't see anything.
İlgili Sayfalar